Ana içeriğe geç
Sözlük

teşkil ile cümle

teşkil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi , 77 Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir .兩者均是英聯邦國家、七十七国集团和不結盟運動的成員。
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.根據安全與合作組織(欧安组织)。
86-91: sonra, memleketimi teşkilâtlandırdım ve şehirlerimi önceki şehirler gibi yaptım.1889年~1911年:大分市的前身,於1911年改制為大分市。
Buna rağmen, asilerin teşkil ettikleri geçici hükûmet, bu programı reddetti.但是,其他接受一般戰爭訓練的將軍,拒絕了這一計劃。
Dünyadaki ilk istihbarat teşkilatının kurucusudur.这是世界上第一家国家地质调查局。
Örgüt’ün ilk mahalli teşkilatı Topkapı Grubudur.挹爽鄉公所屬第一區公所領導。
Tutukluluk süresinin sonunda Aydın'da Adalet Partisi (AP) İl Teşkilatı'nı kurdu.汪荣宝清末曾在兵部任职。
Kamu Güvenliği Teşkilatı (KGT) : Gizli bir istihbarat kurumudur.潁州人司馬徽清高雅正,有知人之鑒。
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.在许多国家,烟花是节日期间一种常见的灼伤原因。
Bu teşkilatın amacı çocukları askerliğe hazırlamaktı.军官利用这个机会来训练士兵。
Bu "delege etme" olarak anılan yönetim biçimlerinin çoğuyla zıtlık teşkil eder.这是对比与治理大多数形式被称为“ delegative 。
2005 yılında Polis Teşkilatının 160.2008年,任陆军第六十五集团军军长。
Ordudan küçük, kolordudan büyük teşkiller için ise "armygruppe".國軍的「群」是大於營而小於旅的軍事編制,是為「團」。
ABD'nin ulusal polis teşkilatı yoktur ancak bunun yerine birçok küçük yerel polis teşkilatı bulunmaktadır.國內只有一支小規模的警察單位负责内部安全,同时有一些市镇拥有自己的市政警察。
Fakat sonradan oluşan çöpün toplanması ayrı bir sorun teşkil etmektedir.大量垃圾為另一問題。
İki ülke, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesidir.两国皆为欧洲委员会和欧洲安全与合作组织成员。
Yeniden yapılandırılan teşkilat yakından İngiliz istihbarat sistemi üzerinde biçimlendirilmiştir.電台被認爲是由英國秘密情報局所設。
Her iki ülke de Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesidir .兩國皆是歐洲安全與合作組織的正式成員。
Bu divan, devlet yönetiminin en üst organı olup devlet işlerinin görüşülüp karara varıldığı teşkildir.内阁为国家最高行政机构,负责制定和执行国家政策。
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.安娜-露西亞曾是洛杉磯警署的警官。
Bu defa daha teşkilatlı, daha kalabalıktılar.这次来势更加汹汹,准备更加充足。
Aracın sürücüsü de emniyet veya askeri teşkilattan olabilir.운전사 역시 경찰이나 군 출신의 인원으로 이루어지기도 한다.
Arkadaşları Teşkilât-ı Mahsusa'dan dolayı itham ediyorlar.부하 군사들로 하여금 더욱 더 숙련된 군사가 될 동기를 유발시킨 것이다.
İnsanlar için tehlike teşkil ederler.사람을 덮치는 위험성이 있다.
1948'deki mezuniyetinin ardından, Komünist Parti'nin profesyonel teşkilatçısı oldu.1948년 졸업 후 그는 공산당의 전문 조직원이 되었다.
Örneğin Millî İstihbarat Teşkilatı müsteşarı.정보 처리부의 부원 중 한 명.
Federal Polis (Almanca: Bundespolizei (BPOL)), Almanya'nın federal polis teşkilatıdır.연방경찰(독일어: Bundespolizei; BPOL 분데스폴리차이)은 독일의 연방 제복경찰이다.
İlde 20 belediye teşkilatı mevcuttur.시내는 20 행정 구역으로 구분되어 있다.
Sanat bölükleri, idârî kumanda teşkilâtları yoktu.추밀원은 상서성에 속한 참모기관으로 군대 지휘권은 없었다.
2004 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur.2004년에 도시 지위를 부여받았다.
Onun hâkimiyeti, Moğol Hanlığı'nın teşkilâtlandırılması bakımından mühimdir.그의 스승 지엄(智儼)이 그에게 문지(文持)라는 호를 하사할 정도이다.
Diyelim ki bir teşkilatın/kurumun bir sorunu var.데이터베이스 I/O 문제가 있었다.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .산음현은 다른 지역과 마찬가지로 한말의 일제침략 과정에서 큰 변동을 겪게 되었다.
Halen Yunanistan'ın adayı uluslararası anlaşmalara uymayarak silahlandırması sorun teşkil etmektedir.결국 일본은 국제 연맹 탈퇴라는 강수를 두게 된다.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.좀더 구체적으로는 홀로그램 등의 기술을 의미.
Gemi bu durumda düşman için yalnız hedef teşkil etti.이 항구는 적의 허를 찌르는 공격에 적합했다.
Örgüt’ün ilk mahalli teşkilatı Topkapı Grubudur.단역 팀이자 첫 지역대회에서 만난 팀.
İlçede Polis Teşkilatı ve Jandarma teşkilatı bulunmaktadır.연방경찰의 분견병력 및 지방경찰 병력으로 이루어져 있다.
Osmanlı 6ncı Cilt, Teşkilât.동전의 8 장인 기질, 준비.
Bu şekilde yürürken pençeleri engel teşkil etmez.이와 같은 진동에서 상음은 정수배음이 되지 않는다.
New York Şehri Polis Teşkilatı web sitesi.(영어) 뉴욕 경찰국 공식 사이트
1898 yılında Viyana polis teşkilatında çalışmaya başladı.ב-1898 החל בעבודתו כשוטר במשטרת וינה.
Doğrudan doğruya kıyıyı teşkil ederler.אמור להתקבל קו ישר.
1953'te Batı Almanya posta teşkilatı, onun adına bir pul yayımlandı.ב-1953 הדואר המערב גרמני הוציא בול עם דיוקנו.
Bu teşkilatın amacı çocukları askerliğe hazırlamaktı.המסעות לסוגיהם נערכים במטרה להכין את הנערים לשרות צבאי.
An Garda Síochána ("barış muhafızları"), İrlanda'nın ulusal polis teşkilâtıdır.לדוגמה, "Garda Síochána na hÉireann" ("משמרות השלום של אירלנד" - משטרת אירלנד).
Millî İstihbarat Teşkilatı.תושב מודיעין.
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.ב-1860–1870 רווחים בשירתו של טיוטצ'ב המוטיבים הפוליטיים.
Üç-Oklar ise, sol kolu teşkil etmekteydiler.הכובעים האלה היו בעלי קיפול מצד שמאל.
Günümüzdeki istihbarat teşkilatları için örnek teşkil eder.כיום הוא משמש כיועץ לאבטחת מידע.
Dünyadaki ilk istihbarat teşkilatının kurucusudur.אחת מחברות אבטחת מידע הגדולות בעולם.
Tarım ikinci sırayı teşkil etmektedir.מ.ש.ל. נוכיח את הכיוון השני.
Her istihbarat teşkilatı size rapor verir.תגיש לשר כל דו"ח שידרוש.
2007 yılında ise Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na başkanlık etti.ב-2007, גם כיהן כיו"ר הארגון לביטחון ולשיתוף פעולה באירופה.
Parti 42 ilde teşkilatlandı.גדוד 82 התעכב.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.המזכירות הפדגוגית של משרד החינוך דחתה המלצה זו.
Kulüp bir tür dernek olup ortak ilgileri ve amaçları olan insanlarla bir araya gelen bir teşkilatlanmadır.מועדון הוא התאגדות של קבוצת אנשים שחולקים עניין משותף או מטרה משותפת.
Anayasa, Arnavutluk Cumhuriyeti'nin en yüksek kanununu teşkil eder.החוקה ההודית היא החוק העליון של הודו.
Partiye göre bu suikast planı istihbarat teşkilatı tarafından planlanmıştı.על פי התוכנית, ההתקפה אמורה הייתה להתבצע מצפון.
Kazakistan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO - Economic Cooperation Organization) üyesidir.טורקמניסטן ופקיסטן הן חברות בארגון לשיתוף פעולה כלכלי (ECO).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod