Ana içeriğe geç
Sözlük

teşkil ile cümle

teşkil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gestapo (Gizli Devlet Polisi), Nazi Almanyası ve Alman işgali altındaki Avrupa'nın gizli polis teşkilatı.Gestapo - poliția politică secretă în Germania nazistă.
Mahkemeler genellikle bir devlet kurumu şeklinde teşkilatlanır.Este comparat în general cu un organism guvernamental.
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.În anii 1860-1870 în poeziile poetului prevalează dizpoziții politice.
1826 - Zabıta Teşkilâtı'nın kuruluşu.1872 - Inaugurarea gării din Mediaș.
Teşkilatın merkez bürosu Fransa'nın Lyon kentindedir.Sediul organizației este în Lyon, Franța.
1871 yılında da 'ilçe teşkilatı' kurulmuştur.În 1871, a fost înființat departamentul Las Heras.
Bunun yanı sıra Euro büyük bir yüzde teşkil etmektedir.Atragerea fondurilor europene într-o proporție care să tindă spre 100%.
Bildiğimiz meşruti ve cumhuri hükümetler teşkilatı kuvvetler ayrılığı esasına dayalı kabul edilmektedir.Regele și sfătuitorii săi erau gata să dizolve Adunarea Națională cu forță.
1880 : Akçaabat Belediyesi kuruldu 1884 : Akçaabat, Teşkilat Nizamnamesi gereği ilçe kimliğini kazandı.În Japonia: 1884 – o persoană așezată, marcă înregistrată pentru medicamente.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.ADEPT: Asociația pentru Democrație Participativă.
Bu örgüt Komsomol'un üyelerini yetiştirecek öncü teşkilatlanma oldu.Există două mișcări care promovează ideea formării unei Uniuni a Commonwealthului..
Roma Cumhuriyeti, yeni bir filo teşkil etti ve yeni bir ordu için asker topladı.A făcut un apel la poporul francez, obținând numeroși noi voluntari pentru armată.
Bu kat, beşinciye yol teşkil eder.Rățoiul se da din drum 5.
Kanunu bilmemek mazeret teşkil etmez.Necunoașterea legii nu constituie o scuză.
Kanunu bilmemek mazeret teşkil etmez.Necunoașterea legii nu reprezintă un pretext de apărare.
Ulusal polis teşkilatına göre 20.400 aktif ve 18.600 bağlantılı üyesi vardır.Az Országos Rendőr-ügynökség szerint 2007-ben 20.400 aktív és 18.600 betársult taggal rendelkeztek.
Ancak bu kendisi için bir ekstra bir yük teşkil eder.Ez nagyobb teherbírást kölcsönöz neki.
İnsanların düzgün yaşaması, özellikle çocuk hakları için bir ölçün teşkil eder.Általánosságban véve e mutató az emberi jólét mérőszáma, különös tekintettel a gyermekek jólétére.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.A Főpolgármesteri Hivatal azonban cáfolta ezt az értesülést.
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.Ünnepek idején a tűzijátékok sok országban az égési sérülések gyakori okozói.
1843’te de Althing yeniden teşkil edildi.1843-ban újra ülésezni kezdett az 1800-ban feloszlatott althing is.
Okulun bahçesi ve ormanı örnek teşkil edecek düzeydedir.A projekt központjában az Erdei iskola helyszíne, környezete áll.
Tüm kurumların teşkilatlanmasında Komsomol birincil örgüt durumundaydı.Igazi tömegszervezetként a Komszomol társadalom minden pontján jelent volt.
1989 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda çalışmaya başladı.Utána 1989-ig az Országos Tervhivatalnál dolgozott.
Ancak arkada bulunan Gazhane tesisleri en büyük problemi teşkil ediyordu.Mégis, a baglyok animálásában az aprólékos dolgok jelentették a legnagyobb kihívást.
2007 yılında ise Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na başkanlık etti.2001-ben az Európai Biztonsági és Együttműködési Szervezet (OSCE) elnöke volt.
Alman Kalkınma Hizmetleri Teşkilatı DEDB német nehézharckocsi
2005 yılında Polis Teşkilatının 160.2015-ben 160 darabot kapott ebből a rendőrség.
Teşkilatın merkezi Milano şehriydi.A provincia székhelye Milánó volt.
Bu sayı Galler nüfusunun %25'ini teşkil etmektedir.Ez az új hadnagyok 25%-át teszi ki.
Ağustos 1920 tarihinde Konya Ayaklanması nedeniyle teşkil edilen Takip Müfrezesi Komutanlığı'na atandı.A végeredményét tekintve Szomoróc visszatéréséhez vezető 1920-as megmozdulás katonai vezetője.
1973 yılında kurulan belde teşkilatı 6360 Sayılı Kanun uyarınca 2014 yılında kapatılmıştır.Végül a 3379-es határozatot 1999-ben vonta vissza az ENSZ Általános Közgyűlése 4686-os határozatában.
Mücevher yapımında kullanılan beyaz altının esasını teşkil eder.Arany - Ékszerkészítésre használt nyersanyag.
Müslüman Kardeşler adlı teşkilatının kurucusudur.A Muszlim Testvériséget gyanúsítják.
1970’lerde, dang hemorajik humması çocuk ölümleri içerisinde büyük bir yer teşkil etmeye başladı.Az 1970-es évekre a vérzéses dengue-láz a gyermekhalálozás egyik vezető okává vált.
Turnalar buna dair iyi bir örnek teşkil ederler.Pozitív férfi példaképeket kell felmutatni.
Ülkeye ve ülke vatandaşlarına adını veren bu grup nüfusun %16,9'unu teşkil etmektedir.Felekezeten kívülinek a város lakosságának 16,9%-a vallotta magát.
Piyoner teşkilatı ile birlikte çocukların sağlıklı ve nitelikli gelişimi için mücadele verdi.A Waldorf-pedagógia célja, hogy módszerével és neveléselméletével a gyermekek egészséges fejlődését támogassa.
Teşkilatın gözden çıkarttığı bu ikilinin görev için harcanması kimsenin umurunda olmayacaktır.Mindegy, hogy az adott feladatot melyik szál végzi el a készletből.
1867 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilayet kanunuyla Yanya Vilayeti kurulmuştur.Végül egy 1863-ban létrejött szerződés alapján született meg a falu önrendelkezési joga.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Semmiféle olyan anyagot nem tartalmazhat, amely a játékosok testi épségét veszélyezteti.
Merkez ilçe belediyesi dışında belde belediye teşkilatı bulunmamaktadır.A fővároson kívül nincsenek jelentős nagyvárosai.
9 Ekim 1988'de Kis-kukta restoranında 21 kişiyle MDF'nin Veszprém teşkilatı kuruldu.1988. október 9-én a Kis-kukta étteremben megalakul a veszprémi MDF szervezete 21 fővel.
Québec ve Ontario eyaletleri kendi polis teşkilatlarına sahiptir.Provinsseista Ontario ja Québec ylläpitävät omia poliisivoimiaan.
En ünlü istihbarat teşkilatları CIA, KGB, Mossad ve MI6'dır.Tunnetuimpia tiedustelupalveluja ovat CIA, NSA, KGB (nykyisin FSB), Mossad ja MI6.
1933 yılında SS'e bağlı SD İstihbarat Teşkilatı üyesi oldu.Hänestä tuli SS:n tiedustelupalvelu SD:n jäsen vuonna 1933.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.Pystyy luomaan hologrammeja.
Bu nedenle, gen akışı, bir popülasyon veya tür için yeni bir varyasyon kaynağı teşkil edebilir.Se voi siksi olla uusi lähde populaation tai lajin sisäiselle variaatiolle.
Kurtarma Teşkilatı’na para kazandırabilmek için Sophus Falck’ın aklında başından itibaren iki yol vardı.Alusta alkaen Sophus Falck näki kaksi mahdollista tapaa, joilla Pelastusjoukot voisivat ansaita rahaa.
Bu kat, beşinciye yol teşkil eder.Reitti jatkuu näin viidenteen merkiin asti.
Bu durum şebekede hiçbir sorun teşkil etmedi.Tämä johtui siitä, ettei kaduilla sattunut mitään huonoa.
Kurum önceden Federal Karşı İstihbarat Teşkilatı olarak bilinirdi.Bulger oli aiemmin toiminut FBI:n tietolähteenä.
Kurtarma Teşkilatı, 1907 ve 1908 yıllarında Kopenhag metrosunun 250’den fazla kez yardımına koştu.Vuosina 1907 ja 1908 Pelastusjoukot avustivat raitiovaunu- ja junaliikennettä yli 250 kertaa.
Bu nedenle de adli teşkilat üzerinde kontrol yetkisi yoktur.Viranomaisella ei siis ollut oikeutta yllätystarkastuksiin.
Aracın sürücüsü de emniyet veya askeri teşkilattan olabilir.Lääkäriyksikkö voi olla auto tai helikopteri.
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Ennen onnettomuutta Ana Lucia työskentelee LAPD:ssa poliisikonstaapelina.
İstihkam taburları genelde aşağıdaki gibi teşkillenmiştir.Aperture Priority) lyhennetään yleensä Av.
Merkezi Haberalma Teşkilatı.Pääesikunnan tiedotusosasto.
Yaklaşık olarak Afganistan nüfusunun %2'sini teşkil etmektedirler.Sitä sairastaa noin 2 % Suomen väestöstä.
Ocak 1960'ta adını Dünya Siyonist Teşkilâtı olarak değiştirdi.Vuonna 1960 järjestön nimi muutettiin Maailman Sionistijärjestöksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod