Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Uusi linja aiheutti muutoksia samoilla seuduilla kulkevissa muissa bussilinjoissa.
Milletlerarası toplumda devletteki gibi merkezîleşme yoktur, teşkilâttan yoksun bir yapı sergiler.Kylätoiminnalla kylien kansalaistoiminnan muotona ei ole laajaa kansainvälistä keskusjärjestöä.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.Maa oli Sitoutumattomien maiden liikkeen ja Islamilaisen konferenssin perustajajäsen.
Yer küresinin tahminen 0,001 ppm (milyonda bir)ini teşkil eder.Sen pitoisuudeksi on arvioitu 0,0001 ppm.
Yeni parti teşkilatı, reformistler, sertlik yanlıları ve ulusalcılar olmak üzere bölünmüştü.Mutta Deng joutui tasapainoilemaan uudistusmielisten ja vanhoillisten välillä.
Savaş sonrasında Alman polis teşkilatına girdi.Sen jälkeen hän joutui sotaa käyvään Saksan armeijaan.
Yerel polis teşkilatlarının şefleri seçimle göreve gelirler.Maajoukkueiden managerit valitaan vaalein.
I. Darius bu yenilgi ardından daha büyük bir ordu ve donanma teşkil etmeye başlamıştır.Augustus loi valtakaudellaan ensimmäisen vakinaisen armeijan ja laivaston.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Mahdollisiin näyttelijöihin ei saa koskea.
Bu yurt gezilerinde halkın sorunlarını dinledi ve teşkilatını yerinde denetledi.Matkoillaan hän kuunteli rahvaan valituksia ja ratkoi kiistakysymyksiä.
Osmanlı devlet teşkilatında hasekiler üç gruba ayrılmaktaydı.Sprengtportenin suunnitelman mukaisesti venäläiset joukot olivat jakautuneet kolmeen osastoon.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.Helsinki: Taloustieteellinen Yhdistys.
Ancak bu durum, (yakıtı tükenmiş) roketin ne amaçla kulanılacağına bağlı olarak sorun teşkil etmeyebilir.Tutkimus ei silti ottanut kantaa siihen, kuka ohjuksen laukaisi.
İl belediye teşkilatı 1923 yılında kurulmuştur.Asemakaava kaupunginosalle laadittiin vuonna 1923.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Venäjän puolustusministeriö kiisti tiedon.
Mahallede 1991 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur.Alueella järjestettiin vuoden 1991 asuntomessut.
Dolayısıyla Kızıl Ordu'nun 1941-1942 Kış Karşı Taarruzları'nun sonunu teşkil etmektedir.Divisioona osallistui puna-armeijan talvihyökkäyksen torjuntaan 1941-1942.
Bu uygulama diğer şubelere örnek teşkil etmiştir.Samoin se olisi ollut ennakkotapaus muille vastaaville häädöille.
İnsanların düzgün yaşaması, özellikle çocuk hakları için bir ölçün teşkil eder.Poliittisesti sitoutumaton järjestö edistää muun muassa lasten oikeuksien toteutumista.
1976 Aralık ayında Franco zamanının gizli polis teşkilatını dağıttı.Τον Δεκέμβρη του 1976 διέλυσε τη μυστική αστυνομία του Φράνκο.
Ayrıca dünyadaki ilk posta teşkilatını kurmuşlardır.Οργάνωσε το πρώτο ταχυδρομείο στη χώρα.
Londra Şehri'nin ise Londra Şehri Polisi (City of London Police) adında kendi polis teşkilatı bulunmaktadır.Έτσι π.χ. έχει η δική της αστυνομική δύναμη, την Αστυνομία του Σίτι του Λονδίνου.
Parti 42 ilde teşkilatlandı.Ζητούνται διαρρήκτες 42.
İlçe merkezinde bir belediye teşkilatı bulunmaktadır.Στον πρώτο σταθμό αναφέρεται η εν λόγω πόλη.
Savaş sonrasında Alman polis teşkilatına girdi.Μετά τον πόλεμο κατατάχθηκε στην αστυνομία.
Yerçekimi ve atalet etkileri arasındaki eşdeğerlik tam bir teori teşkil etmez.Η ισοδυναμία μεταξύ βαρυτικών και αδρανειακών φαινομένων δεν αποτελεί μια πλήρη θεωρία της βαρύτητας.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Η επαφή με ζεστά αντικείμενα προκαλεί περίπου 20-30% των εγκαυμάτων σε παιδιά.
Ülke genelinde revizyonist parti teşkilatına karşı işçiler greve gitmiş durumdaydı.Κατά προσέγγιση δηλαδή τα δύο τρίτα του γαλλικού εργατικού δυναμικού βρισκόταν σε απεργία.
1965 yılında da Gölbaşı Belediye teşkilatı kuruldu.Το 1965 ορίστηκε έδρα της κοινότητας Βαμβακόπουλου.
Bu toplam içindeki bir tür ise tüm oranın ellide birini teşkil eder: Portunus trituberculatus.Το 1/5 αυτής της ποσότητας αφορά μόνο ένα είδος, το Portunus trituberculatus.
Osmanlı 6ncı Cilt, Teşkilât.Το ρωσικό SA-10 TEL έτοιμο για εκτόξευση.
Teşkilatın merkez bürosu Fransa'nın Lyon kentindedir.Η έδρα του οργανισμού είναι στη Λυών, Γαλλία.
Sınıflandırma, örüntü tanımaya örnek teşkil eder.Η ταξινόμηση είναι ένα παράδειγμα αναγνώρισης μοτίβων.
En önemli kısmı kendi yaşadığı devri teşkil eder.Το πιο σημαντικό βέβαια είναι να απομακρύνουμε τον παράγοντα που τη δημιουργεί.
Bütün bunlar bazı sosyal karışıklıklara zemin teşkil ediyordu.Τούτο είχε ως αποτέλεσμα την αναταραχή σε διαφορετικά σημεία του κοινωνικού ιστού.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü (İEM), İstanbul ilinin polis teşkilatıdır.Η Εσθονική Αστυνομία (εσθονικά: Eesti Politsei) είναι η υπηρεσία επιβολής του νόμου της Εσθονίας.
Dolayısıyla Kızıl Ordu'nun 1941-1942 Kış Karşı Taarruzları'nun sonunu teşkil etmektedir.Επιπρόσθετα, την κατάσταση επιδείνωσε ο ιδιαίτερα ψυχρός πρώτος κατοχικός χειμώνας του 1941-1942.
İsveç Polis Teşkilatı (Swedish Police Service), polisi ilgilendiren sorunlarla ilgilenen bir devlet kurumudur.Det svenske politi (Polisen) er en regeringsmyndighed, der løser politiopgaver.
Partinin gençlik teşkilatının adı Komsomol'dur.SUKPs ungdomsorganisation hed Komsomol.
Londra Şehri'nin ise Londra Şehri Polisi (City of London Police) adında kendi polis teşkilatı bulunmaktadır.City of London Politi er City of Londons politistyrke.
Vapuru karşılamak için bütün teşkilatlardan delegeler gelmişlerdi.Samtlige partileder varslede deres ankomst.
Gestapo: Devlet gizli polis teşkilatı.Gestapo – Geheime Staatspolizei, det hemmelige statspoliti.
Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN)Association of South East Asian Nations (ASEAN) er dannet.
Royal Army (RA) Teşkilatı'na hizmet etmektedir.Sikkerheden varetages af det pågældende lands efterretningstjeneste(r).
Taşrada ise, müftüler eğitim teşkilatının sorumlusu olmuşlardır.I nogle lande er posten dog forenet med træner-posten.
Bunlar doğrudan hükümet kontrolünde görev yapan teşkilatlanmalardı.De blev nu ansat direkte under regeringen.
Federal Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı Uluslararası Gelişme ve Kalkınma Teşkilatı-InWEntBundesministerium für wirtschaftliche Zusammenarbeit und Entwicklung - Startseite Deutschland
İnsanların düzgün yaşaması, özellikle çocuk hakları için bir ölçün teşkil eder.Uddannelse giver en beviselig forbedring af menneskers livsvilkår – også børns.
Bütün parti teşkilatları SSCB Anayasası çerçevesinde görev yapar.""State Might Use All of GM Building".
Ne taraftan bakılsa kenarlar hattı müstakim teşkil eder."Han er kun det punkt, hvor linjerne mødes.”.
İdeolojik olarak Hristiyan demokratlar, Hristiyan dünyasının görüşlerini Finlandiya bölümünü teşkil eder.Weltanschauung, genspejle nazisternes syn på verden.
Profesyonel askerler silahlı kuvvetlerin %5'ini teşkil eder.Der findes således kun omkring 5 procent professionelle soldater.
Yonkomaların çoğunda mizah avantaj teşkil etse de, ciddi konuya sahip yonkomalar da bulunmaktadır.Nogle yonkoma beskæftiger sig også med alvorlige emner, men de fleste gør det dog med humor.
Birkaç adedi Amerikan Polis Teşkilatına verildi ve 1990lı yıllara kadar kullanıldı.Flere NATO lande og lande støttet af USA indførte BAR, og den blev brugt op til 1990'erne.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.Samarbejdskomiteen for Fred og Sikkerhed.
Bununla birlikte ikonlar Bizans sanatının sembolünü teşkil etmektedirler.I begge tilfælde var de bekendte med de byzantinske ritualer.
Ocak 1960'ta adını Dünya Siyonist Teşkilâtı olarak değiştirdi.I 1960 skiftede organisationen navn til det nuværende, World Zionist Organization.
Ulusal Polis (Fransızca: Police nationale), Fransa'nın polis teşkilatıdır.Police nationale er Frankrigs politi.
2. Gümrük işinin teşkili.Indkøbt til Toldvæsenet.
1944 sonunda, yaklaşık 1.400.000 işçi olarak hâlâ Teşkilatı bağlıydı.Ved udgangen af 1944 var der omkring 1,4 mio. arbejdere i Organisation Todt.