1984 ve 1985 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda Koordinasyon Genel Müdürü oldu.У 1984 та 1985 роках очолював міністерство планування.
İstinye'de bir de itfaiye teşkilatı bulunmaktadır.Також при МНС діє Агентство з пожежної безпеки.
Görev yapan emniyet müdürlerinin bir bölümü daha önce teşkilatın alt kademelerinde görev yapmıştır.Помічник здійснює всі функції, які раніше лежали на виконавчому директорові ЦРУ.
Bu uygulama diğer şubelere örnek teşkil etmiştir.Цей приклад спонукає інших наслідувати цей приклад.
Böylece ilk Ülkücü teşkilat kurulmuştur.Так було створено Першу Фундацію.
Fenasetin 135 °C'de eriyen billurlar teşkil eder.Часто розглядають повернуту на 135° криву.
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.У 1860-1870-і роки у творчості Тютчева переважали політичні вірші.
Teşkilatın merkezi Milano şehriydi.Столицею провінції було місто Мілан.
Fabrikanın bütün işçileri işçi meclisini teşkil ederler.Він виголошує промову перед усіма працівниками фабрики.
İlçede Polis Teşkilatı ve Jandarma teşkilatı bulunmaktadır.Нагляд здійснювався жандармерією і загальною поліцією.
Ayrıca Antalya’da ilk itfaiye teşkilatını faaliyete geçirmiştir.Він також зробив перший постріл у битві при Саньяго .
Paris Üniversitesi’nin çekirdeğini Chartles okullarında yetişmiş olan elemanlar teşkil ediyordu.Фабула твору заснована на досвіді навчання, який Шарлотта отримала в Брюсселі.
1985'te RCD'nin bir uzantısı olarak Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) kuruldu.1985 року її замінила Організація економічного співробітництва (ОЕС).
1980 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı'ndan emekli oldu.В 1980 році присвоєно вчене звання професора.
Bu Türkmenler burada da Boz-ok ve Üç-ok teşkilatlarını yaşattılar.Сюди також втручалися алжирські деї та триполітанські паші.
Merkezi Haberalma Teşkilatı.Центральне розвідувальне управління.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Plán se později stal modelem i pro jiné státy trpící stejnými ekonomickými problémy.
An Garda Síochána ("barış muhafızları"), İrlanda'nın ulusal polis teşkilâtıdır.Garda Síochána (z irštiny: Strážci míru) více známá jako Garda (Strážci) je policejní jednotka v Irsku.
Londra Şehri'nin ise Londra Şehri Polisi (City of London Police) adında kendi polis teşkilatı bulunmaktadır.City má svou vlastní policejní správu City of London Police.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.Hepatitida C stojí za 27 % případů cirhózy a 25 % případů rakoviny jater.
Bunun yanı sıra Euro büyük bir yüzde teşkil etmektedir.Některé banky však umožňují i 100 %.
Teşkilatın ana hatlarıyla 9 daire ile hizmet vermektedir.Jeho tým obsadil s plným počtem 9 bodů první místo v základní skupině.
Ollie birçok hareketin temelini teşkil eder.Ollie je základ všech triků.
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.Pyrotechnika je běžnou příčinou popálenin během prázdnin v mnoha zemích.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.Toto vedlo k holografickému principu.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Bezpečnostní ředitel vojenského zpravodajství tuto skutečnost popřel.
İki ülke, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesidir.Obě země jsou členy NATO, Rady Evropy a Organizace pro hospodářskou spolupráci a rozvoj.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.OHS – odbor hospodářské správy.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Kontakt s horkými předměty je příčinou přibližně 20-30 % případů popálenin u dětí.
1980 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı'ndan emekli oldu.V roce 1980 službu ve zpravodajských službách opustil.
Görevlileri seçer ve Dünya Siyonist Teşkilâtı ve Yahudi Ajansı politikaları üzerinde karar verir.Volí své zástupce a rozhoduje o plánech Světové sionistické organizace a Židovské agentury.
Benzer ağızlar Estonya ile Ladoga Gölü arasında bir sınır teşkil eden İnkerya'da da konuşulmaktadır.Podobnými dialekty se mluví i v Ingrii, což je oblast mezi estonskou hranicí a Ladožským jezerem.
Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.Výzbroj prvních dvou jednotek je následující.
25 Eylül - İslam İşbirliği Teşkilatı kuruldu.25. května – Vznikla Organizace africké jednoty.
Böylece ilk Ülkücü teşkilat kurulmuştur.Proto bylo založeno první play-off.
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Ana Lucia byla důstojníkem u policie v Los Angeles.
Bu ise sunucudaki bütün bilgi bankası için tehlike teşkil eder(Exforsys Inc., 2007).Toto tvrzení bylo proto vypuštěno z příští zprávy klimatického panelu OSN (AR4, 2007).
Dolayısıyla böylece AKP’nin kendi teşkilatlanması içerisine dahil edilebilir.Samkovi to pomůže nalézt svoji vnitřní sílu.
Kuşatma altında kalan Alman birlikleri de, kuşatmayı yarmak için yeni düzenlemerle teşkillendi.K městu přicházely další německé jednotky, které ho z pevniny obklíčily.
Teşkilat-ı Mahsusa ile bağlantılı olarak ismi sıklıkla anılır.Je tak často spojována odkazem na autority.
Belediye teşkilatı, 24 Nisan 1999'da kurulmuştur.Samosprávná městská část vznikla 24. listopadu 1990.
Ocak 1960'ta adını Dünya Siyonist Teşkilâtı olarak değiştirdi.V lednu 1960 bylo změněn název organizace na Světovou sionistickou organizaci.
Ulusal Polis (Fransızca: Police nationale), Fransa'nın polis teşkilatıdır.Kontakty – Policie České republiky – Služba cizinecké policie .
Askeri olarak çok gelişen Kuman Devleti'nde Başbuğlar, ordu için çok büyük önem teşkil etmekteydiler.Armádní sklady čs. armády je dostatečně zásobily po dlouhou dobu.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.Organizația pentru Securitate și Cooperare în Europa.
GRU Rusya'nın en büyük istihbarat teşkilatıdır..GRU este cea mai mare agenție de informații externe a Rusiei.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.Hepatita C este cauza a 27% dintre îmbolnăvirile de ciroză și a 25% dintre cazurile de cancer hepatic.
Bu defa daha teşkilatlı, daha kalabalıktılar.De data asta au venit mai deschiși și cu mult mai mult curaj!
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.În multe țări, artificiile sunt o cauză frecventă a arsurilor în timpul sezonului festiv.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Echipamentul nu trebuie să pună în pericol jucătorii.
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Înainte de timpul petrecut pe insulă, Ana Lucia era polițist în Los Angeles.
İnsanlar için tehlike teşkil etmezler.Nu prezintă pericol pentru om.
Parti 42 ilde teşkilatlandı.Misiunea secretă începe! 42.
MÖ 242 - Roma Cumhuriyeti yeniden büyük bir donanma teşkil etti.241 i.e.n.: Roma construiește o nouă flotă.
Akrabalığının "Roma erdemine" örnek teşkil etmesi beklenirdi.Reședința sa este așezarea de tip urban Romaniv.
1843’te de Althing yeniden teşkil edildi.După 1844, Althing a fost repus în funcție oficial.
Komite, Çar yanlısı gizli polis teşkilatı Okhranka tarafından ağırlıklı olarak izleniyordu.Comitetul însă era puternic infiltrat de agenți ai poliției secrete țariste, Ohrana.
An Garda Síochána ("barış muhafızları"), İrlanda'nın ulusal polis teşkilâtıdır.Garda Síochána na hÉireann(en), denumită colocvial Gardaí, este forța civilă de poliție a țării.
Teşkilât üyesi olan millî birimler kendi ülkelerinde standartlar konusunda en yetkili kuruluşlardır.În numele subiecților cu autoritate, ei stabilesc normele cele mai stabile ale relațiilor juridice.
Müslüman Kardeşler adlı teşkilatının kurucusudur.Asociația Surori Musulmane.