Ana içeriğe geç
Sözlük

teçhiz ile cümle

teçhiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Giysi, teçhizat demektir.Kläde är ett ylletyg.
2009 yılı sonunda başlanılan teçhizat montajı halen devam etmektedir.Preliminärt i slutet av 2009 beräknades området kunna börja användas för ny verksamhet.
Alman Doğu Orduları (Ostheer), kış koşullarına göre teçhiz edilmiş değildi.Vinterkrigföring var tyskarna inte utrustade för.
Binlerce gönüllü topladı ve kiliseden gelen para ile teçhiz edildi.Тисячі добровольців були споряджені та навчені на кошти церкви.
SM65D, radyo otomatik güdüm sistemiyle teçhiz edilmiştir.Екіпаж Type 59D було захищено автоматичною системою пожежогасіння.
Buna karşın askeri teçhizat, 1989'da son MiG-29'lar teslim edilene kadar verilmeye devam edildi.Nicméně přísun zbraní pokračoval až do roku 1989, kdy se do Koreje dostaly poslední vojenské stíhačky MiG-29.
U.S. Patent 935,382 "Telsiz Telgraf Cihazında Kullanılan Teçhizat".Například Executive Order 12958 pro utajované informace v USA.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Stroje a zařízení.
Şehrin içinde de iki Bask taburu vardı ancak bu kuvvetlerin sabit hava koruma teçhizatı yoktu.Město bylo rovněž útočištěm dvou praporů baskické armády, přesto nemělo žádnou stálou protileteckou obranu.
Yirmi tam techizatlı hoplitin toplam ağırlığı 2 tonu bulmaktadır.Celková hmotnost radioelektronického komplexu je 20t.
Alman Doğu Orduları (Ostheer), kış koşullarına göre teçhiz edilmiş değildi.Německé letectvo nebylo schopno v zimě zásobovat celou armádu.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.Lipsa de provizii și rezistența guvernului mexican îl forțează însă pe Walker să se retragă.
Gerçekte muharebelerdeki başarısızlıkları silah ve teçhizatlarındaki yetersizlik yüzündendi.Ineficiența lor din luptă a fost cauzată doar de armelor și a echipamentelor învechite.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.42,7% din populație sunt alfabetizați.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Demersuri și instrumente.
M60A1'in ana topu için stabilizasyon sistemiyle teçhiz edilmiştir.Utiliza motorul și sistemul de conducere a focului al tancului M60A1.
AIR-2 Genie, Nükleer savaş başlığı ile teçhiz edilmiş, havadan havaya güdümsüz roket.Air-Sol Moyenne Portée - rachetă aer-sol franceză cu rază medie de acțiune, cu cap de luptă nuclear.
Karakterin ikonik teçhizatı Jim Steranko tarafından tasarlandı.A szereplő ikonikus ruházatát Jim Steranko alkotta meg.
251/18-Ia - Farklar bilinmemekle birlikte olasılıkla farklı telsiz teçhizatı ile donatılmıştır.251/18-Ia - Nem ismert különbség, talán különböző rádió.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Mindaddig csak eszközöket, szerszámokat fedeztek fel.
Teçhizat alındı.Felszerelését elvitték.
Halo'nun askeri teçhizatı bilim kurgu silahlarını içerir.A Magyar hadtörténeti emlékek című munkájával lerakta a tudományos fegyvertan alapjait.
Alman Doğu Orduları (Ostheer), kış koşullarına göre teçhiz edilmiş değildi.Saksalaisjoukot eivät olleet varustettuja talveen.
Teçhizat alındı.Salkku jaettiin.
Malzeme ve teçhizatı ise aynı şekilde çok fazlaydı.Kaluston määrä ja laatu oli riittävä.
İmparatorluk teçhizatlarını sağlıyor ve maaşlarını veriyordu.Valtio antoi heille aseet ja varusteet sekä maksoi palkan.
Kişisel savunmanızı çeşitli zırh ve teçhizatlarla yapılır.Itseään voi puolustaa erilaisin asein tai välinein.
G.I., ABD Silahlı Kuvvetleri mensuplarını veya onların kullandıkları teçhizatı ifade eden terimdir.G.I. er et udtryk anvendt på et medlem af de amerikanske styrker eller dele af deres udstyr.
Endüstriyel gelişime yatırım yapabilmek için Polonya, ürettiği modern teçhizatın tamamını satıyordu.For at skaffe midler til industriel udvikling solgte Polen meget af det moderne udstyr, der produceredes.
Gerçekte muharebelerdeki başarısızlıkları silah ve teçhizatlarındaki yetersizlik yüzündendi.Deres manglende effektivitet i kamp skyldtes i virkeligheden blot deres forældede våben og dårlige udstyr.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Tropper, penge og udstyr blev samlet.
AIR-2 Genie, Nükleer savaş başlığı ile teçhiz edilmiş, havadan havaya güdümsüz roket.AS-2 'Kipper', jetdrevet sømålsmissil med kernevåben, båret af Tu-16 under bugen.
Malzeme ve teçhizatı ise aynı şekilde çok fazlaydı.Både værktøj og materialer var lette at have med sig.
Bu daimi ordu sayesinde Marius'un Roma lejyonlarının eğitim ve teçhizatlarını standardize etmesi mümkün oldu.Marius var istand til å standardisere treningen og utrustningen for alle romerske legioner.
Panzer Tugayı çoğunlukla kötü eğitilmiş ve teçhiz edilmişti.Den røde armé var dårlig trent og utstyrt.
Uçak, askeri teçhizat ve mühimmatın yanı sıra askeri birlik de taşımaktaydı.Hæren manglet mannskapsreserver, utstyr og frem for alt ammunisjon.
Karakterin ikonik teçhizatı Jim Steranko tarafından tasarlandı.Pakaian yang terkenal dari karakter ini didesain oleh Jim Steranko.
28 mürettebatı, silah ve teçhizatıyla birlikte teslim oldu.Dia kemudian berlayar dengan kekuatan 22 kapal membawa tentara, peralatan militer dan perlengkapan lainnya.
Kişisel savunmanızı çeşitli zırh ve teçhizatlarla yapılır.Anh được hiển thị là sở hữu nhiều loại công cụ và vũ khí khác nhau.
Teçhizat alındı.荷物取扱い。
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.住居や道具が発見されている。
Captain America, serinin 337. bölümünde siyah teçhizatlarla yeniden Kaptan olarak doğacaktır.本作では再び編成された英第303飛行中隊指揮官として戦う。
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.教具、设备俱全。
Sözleşme ayrıca eğitim cihazları, lojistik desteği, ilişkili teçhizat ve eğitim dahil.在合約內容裡,還包括配備、後勤支援、相關配備與訓練等。
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.供应的不足和墨西哥政府出人意料的顽强抵抗很快就迫使沃克撤退。
Vefatından önce Peygamber, Usame'nin ordusunu teçhiz etmişti.전서는 정봉(丁奉)과 함께 의논하여 앞서 나가 위군을 격파했다.
Teçhizat alındı.패키지들을 찾아냈다.
28 mürettebatı, silah ve teçhizatıyla birlikte teslim oldu.그리고 상륙군은 21척의 LST에 분승하고 무기 및 장비도 AKA와 LST에 적재하였다.
Ordunun silah ve teçhizattaki eksikliklerini tamamlanamamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı.문제는 이들이 훈련 및 장비가 부족했다는 점이다.
Giysi, teçhizat demektir.테마는 '양복'.
Endüstriyel gelişime yatırım yapabilmek için Polonya, ürettiği modern teçhizatın tamamını satıyordu.כדי לגייס כספים לפיתוח תעשייתי, פולין מכרה את רוב הציוד המודרני שייצרה.
AIR-2 Genie, Nükleer savaş başlığı ile teçhiz edilmiş, havadan havaya güdümsüz roket.הדאגלס AIR-2 ג'יני (Genie) היא רקטת אוויר-אוויר בלתי מונחית, בעלת ראש חץ גרעיני.
251/1 - Falke Kızılötesi algılama teçhizatı, Sd.Kfz.251 זחל"ם מדיה וקבצים בנושא זחל"ם ה-Sd.Kfz.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.חוסר משאבים והתנגדות חזקה מצד הממשל המקסיקני אילצו את ווקר לסגת.
Aynı kış şartları altındaydılar ama, en azından giysi yönünden daha iyi teçhiz edilmişlerdi.המצב השתפר מעט בתקופות מאוחרות יותר, אך מבחר הבגדים עדיין היה נמוך מאוד.
Blair'in techizatlara zarar verdiğini ve geriye kalan köpekleri öldürdüğünü öğrenirler.Те откриват, че Блеър е разрушил всички транспортни средства и е убил останалите кучета.
Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur.Откраднете от вражеските оръжия, боеприпаси и храна!
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Закупували са се столове и инвентар.
Sagem, örneğin Fransız donanması için hassas teçhizat yaparak işini hızla çeşitlendirdi.Със своята архитектура „Сфакс“ е типичен френски кораб на своето време.
Teçhizatlar genellikle Taian çekiciler üzerine eklenir.Любопитството често ги кара да се покатерят и върху превозните средства.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod