Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng_Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò_tót ; Tôi được xức bằng dầu mới .
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Pero tú enaltecerás mi poder como el de un toro salvaje, y sobre mí verterás aceite fresco
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Rog moj pa povzdigneš kakor samorogov, maziljen bodem s presnim oljem.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.rt ímé, a te ellenségeid elvesznek, [és ]elszélednek mind a hamisság cselekedõk!
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ty se, dina fiender, HERRE, se, dina fiender förgås, alla ogärningsmännen bliva förströdda.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Αλλα συ θελεις υψωσει ως του μονοκερωτος το κερας μου εγω θελω χρισθη με νεον ελαιον
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Но моя рог Ти ще въздигнеш като рог на дивия вол; Аз ще бъда помазан с прясно миро;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.ותרם כראים קרני בלתי בשמן רענן׃
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.وتنصب مثل البقر الوحشي قرني. تدهنت بزيت طري.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻 高 舉 了 我 的 角 、 如 野 牛 的 角 . 我 是 被 新 油 膏 了 的
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻高舉 了 我 的 角 、 如 野牛 的 角 . 我 是 被 新 油膏 了 的
Ben Taze Süt'üm! Ben de eskiden senin gibi kokardım...Je suis le Nouveau Lait. avant, je sentais comme vous .
Ben Taze Süt'üm!Eu sunt Noul Lapte.
Ben Taze Süt'üm!Hộp sữa giấy mới: Tớ là sữa mới.
Ben Taze Süt'üm!Ik ben Nieuwe Melk. Oud Pak:
Ben Taze Süt'üm!Jestem Nowym Mlekiem.
Ben Taze Süt'üm!난 새 우유야.
Ben Taze Süt'üm!Neuer Milchkarton: Ich bin New Milk.
Ben Taze Süt'üm!Sono Latte Fresco.
Ben Taze Süt'üm!Soy Leche Nueva.
Ben Taze Süt'üm!Аз съм Новото мляко.
Ben Taze Süt'üm!Новый пакет молока: Я свежее молоко.
Ben Taze Süt'üm!אני חלב חדש.
Ben Taze Süt'üm!أنا حليب جديد.
Ben Taze Süt'üm!(古い牛乳パック)僕も君みたいな においだったんだ
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.우리중 많은 이들이 신선한 채소를 한번도 먹지 않으며 자랐습니다. 어쩌다 먹는 생당근이나 이상한 상추 샐러드를 빼면요.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Mnoho z nás vyrástlo nejediac čerstvú zeleninu s výnimkou občasnej surovej mrkvy či možno zeleného šalátu.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Monet meistä eivät syöneet lapsena tuoreita kasviksia paitsi ehkä joskus porkkanan tai salaatin.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Sokunk úgy nőtt fel, hogy soha nem evett friss zöldséget, kivéve a néhai sárgarépát vagy az alkalmi salátát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Spousta z nás vyrostlo, aniž by jedli zeleninu až na příležitostnou mrkev nebo hlávkový salát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Velen zijn opgegroeid zonder verse groenten behalve misschien af en toe een rauwe wortel of een salade.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.רבים מאיתנו גדלו מבלי שאי פעם אכלנו ירק טרי מלבד גזר טרי אקראי או אולי סלט חסה מוזר.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.ترعرع الكثيرون منا بدون أن يأكلوا أطعمة طازجة بإستثناء أكل الجزر أحياناً أو ربما سلطة الخس.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.大人になるまでフレッシュ野菜を食べた事ない人は少なくない 僕なら、これは嘘じゃないよ、
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.我地好多人成長嗰陣除咗有時食下生紅蘿蔔 或者生菜沙律之外,好少會食新鮮蔬果
Bir şeyler taze olmalı.Algo tiene que ser nuevo.
Bir şeyler taze olmalı. Bilgelikte büyümelisin.Er moet iets fris blijven, je moet wijzer worden.
Bir şeyler taze olmalı. Bilgelikte büyümelisin.משהו צריך להיות רענן, אתה צריך לגדול בחכמתך.
Bir şeyler taze olmalı.Nekaj mora biti sveže.
Bir şeyler taze olmalı.Quelque chose doit être frais.
Bir süre sonra, enerji gidiyor, ve bu yüzden insanlar taze bir enerji arayışına giriyorlar.Devemos descansar dentro do nosso próprio Ser.
Bir süre sonra, enerji gidiyor, ve bu yüzden insanlar taze bir enerji arayışına giriyorlar.ולכן אנשים מחפשים אנרגיה רעננה.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.E vorba despre mâncare bună, proaspătă, irosită la o scară uriașă.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Hablamos de alimentos buenos y frescos que se desperdician a escala colosal.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Hovoríme o dobrých, čerstvých potravinách, ktoré sa v obrovskej miere vyhadzujú.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Jde o dobré, čerstvé jídlo, kterým se plýtvá v kolosálním měřítku.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Jó, friss ételről beszélünk, amit hatalmas mennyiségekben pazarlunk.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.우리는 지금 신선하고 품질좋은 음식들이 거대한 규모로 버려지고 있다는 것에 대해서 이야기중입니다.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Mowa tu o dobrym, świeżym jedzeniu marnowanym na wielką skalę.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Nous parlons d'aliments frais et bons qui sont gaspillés à une échelle colossale.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Stiamo parlando di cibo fresco e ancora buono, buttato a tonnellate.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Vi pratar om bra, fräsch mat som slängs på en gigantisk skala.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.We hebben het over goed, vers voedsel dat op enorme schaal wordt verspild.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Wir reden hier über gute, frische Lebensmittel, die in unglaublichem Ausmaß verschwendet werden.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Μιλάμε για καλά, φρέσκα τρόφιμα που πετιούνται σε κολοσσιαία κλίμακα.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Говорим за хубава, прясна храна, която се разхищава в колосални мащаби.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Речь идёт о хорошей и свежей пище, выбрасываемой в колоссальных объёмах.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.אנו מדברים על בזבוז של אוכל טוב וטרי שמושלך לאשפה בקנה-מידה כביר.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.نحن نتحدث عن طعام جيد و طازج يتعرض للتبديد على نحو مروّع.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.大規模に廃棄されているのです そして私は本を書きました