Ana içeriğe geç
Sözlük

taze ile cümle

taze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Jiní pak posmívajíce se, pravili: Mstem se zpili tito.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.또 어떤이들은 조롱하여 가로되 저희가 새 술이 취하였다 하더라
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Lecz drudzy naśmiewając się, mówili: Ci się młodem winem popili.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Mais d`autres se moquaient, et disaient: Ils sont pleins de vin doux.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Mások pedig csúfolódva mondának: Édes bortól részegedtek meg.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Men andre sagde spottende: "De ere fulde af sød Vin."
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Men andre sa spottende: De er fulle av søt vin!
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Men somliga drevo gäck med dem och sade: »De äro fulla av sött vin.»
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Mutta toiset pilkkasivat heitä ja sanoivat: "He ovat täynnä makeata viiniä".
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Nhưng có kẻ lại nhạo báng rằng: Họ say rượu mới đó.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Nhưng có kẻ lại nhạo_báng rằng : Họ say rượu mới_đó .
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler."Och, die mensen hebben teveel zoete wijn gedronken", lachten sommigen schamper.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Pero otros, burlándose, decían: --Están llenos de vino nuevo
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Tetapi ada juga orang-orang yang mengejek. Mereka berkata, "Ah, orang-orang itu hanya mabuk saja!
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Αλλοι δε χλευαζοντες ελεγον οτι ειναι μεστοι απο γλυκυν οινον.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.А иные, насмехаясь, говорили: они напились сладкого вина.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Инші ж, сьміючись, казали, що молодим вином повпивались.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.И те всички се смаяха, и в недоумението си думаха един на друг: Какво значи това?
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.ואחרים לעגו ויאמרו כי מלאי עסיס המה׃
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.‎وكان آخرون يستهزئون قائلين انهم قد امتلأوا سلافة
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.還 有 人 譏 誚 說 、 他 們 無 非 是 新 酒 灌 滿 了
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.還 有 人 譏誚說 、 他 們無 非 是 新 酒 灌滿了
Ben en taze malzemeleri kullanırım.Ik gebruik alleen de verste ingrediënten.
Ben en taze malzemeleri kullanırım.Je n'utilise que les ingrédients les plus frais.
Ben en taze malzemeleri kullanırım.Χρησιμοποιώ μόνο τα πιο φρέσκα υλικά.
Ben en taze malzemeleri kullanırım.Я использую только самые свежие продукты.
Ben en taze malzemeleri kullanırım.ねえ、ハニー
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Aku mencium sesuatu yang baik dan segar dan
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Am miros ceva frumos şi proaspete şi umed, "a spus ea.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Cítím něco pěkného a svěží vlhké, "řekla.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Cítim niečo pekného a svieži vlhké, "povedala.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Érzek valami szép és friss és nedves, "mondta.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Haistan jotain mukavaa ja tuoretta ja kostea ", hän sanoi.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Huelo algo agradable y fresco y húmedo ", dijo.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Ich rieche etwas schön und frisch und feucht ", sagte sie.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Ik ruik iets lekker fris en vochtig, "zei ze.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"I vonj nekaj lepega in svežega in vlažno, "je dejala.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Jag luktar något fint och fräscht och fuktig ", sade hon.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Jeg kan lugte noget rart og friskt og fugtig, "sagde hun.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Je sens quelque chose d'agréable et fraîche et humides ", dit-elle.
"Ben güzel ve taze bir koku ve Nemli, "dedi."Czuję coś miłego i świeże i wilgotnym, "powiedziała.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Sento odore di qualcosa di bello e fresco e umido ", ha detto.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Sinto um cheiro agradável e fresco e úmido ", disse ela.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Tôi ngửi thấy mùi một cái gì đó tốt đẹp và tươi và ẩm ướt, "bà nói.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Μυρίζω κάτι καλό και φρέσκο ​​και υγρό ", είπε.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Надушвам нещо хубаво и свежо и влажна ", каза тя.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Я відчуваю запах щось хороше і свіже, і вологою ", сказала вона.
"Ben güzel ve taze bir koku ve"Я чувствую запах что-то хорошее и свежее, и влажной ", сказала она.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(91:11) а мой рог Ты возносишь, как рог единорога, и я умащен свежимелеем;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(92:11) Et tu me donnes la force du buffle; Je suis arrosé avec une huile fraîche.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Aber mein Horn wird erhöht werden wie eines Einhorns, und ich werde gesalbt mit frischem Öl.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Dar mie, Tu-mi dai puterea bivolului, şi m'ai stropit cu untdelemn proaspăt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Du har løftet mit Horn som Vildoksens, kvæget mig med den friskeste Olie;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ecco, i tuoi nemici, o Signore, ecco, i tuoi nemici periranno, saranno dispersi tutti i malfattori
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Engkau membuat aku sekuat banteng liar, dan memberkati aku dengan kebahagiaan
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.For se, dine fiender, Herre, for se, dine fiender forgår; alle de som gjør urett, blir adspredt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Kijk, HERE, Uw vijanden zullen vernietigd worden. Alle zondaars zullen worden verspreid over de aarde.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.그러나 주께서 내 뿔을 들소의 뿔같이 높이셨으며 내게 신선한 기름으로 부으셨나이다
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Mas tens exaltado o meu poder, como o do boi selvagem; fui ungido com óleo fresco.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò tót; Tôi được xức bằng dầu mới.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod