Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Partilharam uma refeição completa de frango e peixe.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Sie genossen gemeinsam eine komplett organisierte Mahlzeit aus Hühnchen und Fisch.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Skupaj so jedli postreženo ribo in piščanca.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Ze deelden een warme maaltijd van kip en vis.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Απόλαυσαν ένα πλήρες γεύμα με κοτόπουλο και ψάρι.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Кушали специально приготовленную курицу и рыбу.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Ядоха риба и пилешко.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.הם אכלו ביחד ארוחה מלאה של עוף ודג.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.و استمتعوا بوجبة دسمة من السمك و الدجاج.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.共に笑いもしました
Hatta tavuk tüyleri bile besin oluyor.Anche le piume di pollo diventano cibo.
Hatta tavuk tüyleri bile besin oluyor.Sogar Hühnerfedern werden zu Nahrungsmitteln verarbeitet.
Hatta tavuk tüyleri bile besin oluyor.אפילו נוצות תרנגולות הופכות למזון.
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Il y a eu un long silence en ligne, et il a dit,
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."수화기 반대편에서 한참 말이 없더니 "세상엔 닭고기가 너무 많잖아요"하더라구요.
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Ada jeda panjang di telepon, dan dia berkata, "ada terlalu banyak ayam di dunia ini."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."A fost o pauză lungă pe linie, şi el a zis, "pur şi simplu sunt prea mulţi pui în lume."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Ci fu una lunga pausa al telefono e poi disse "ci sono proprio troppi polli al mondo."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Đã có một hồi ngưng khá lâu trên điện thoại, và ông ấy trả lời, "thì có quá đỗi gà trên thế giới mà."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Det blev en lång paus, sen sa han, "det finns bara för mycket kyckling i världen."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Erre nagy csend lett a vonal másik végén, majd azt válaszolta, hogy: "túl sok csirke van a világban."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Er was een lange pauze aan de lijn en hij zei: "Er is gewoon te veel kip in de wereld."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Es gab eine lange Pause in der Leitung und er sagte: "Es gibt einfach zu viel Hühnchen auf der Welt."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Houve uma longa pausa no outro lado da linha, e ele disse: "Há frangos a mais no mundo."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Hubo un largo silencio en la línea, y dijo, "es que hay demasiado pollo en el mundo."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Na druhém konci bylo dlouho ticho, a pak se ozvalo: "Na světě je prostě hrozně moc kuřat."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Następuje długa cisza. Po czym słyszę: "Na świecie jest po prostu za dużo kurczaków".
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Ακολούθησε μακρά σιγή, και μετά είπε "μα έχουμε πλεόνασμα κοτόπουλων στον κόσμο".
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."Настъпи дълга пауза, а после той каза, "Просто има твърде много пилешко на този свят."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."На том конце телефона возникла длинная пауза, и он ответил,- "да, собственно, на Земле слишком много кур".
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."הייתה הפוגה ארוכה בקו. והוא אמר, "יש יותר מדי עופות בעולם."
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."وبعد صمت طويل على الهاتف قال " يوجد الكثير من الدجاج في العالم !!! "
Hatta uzun bir sessizlik oldu ve dedi ki, "dünyada çok fazla tavuk var."「だって 世界はチキンだらけじゃないか」 (笑)
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Amo i miei animali... I miei cani, il mio furetto, i miei polli, i miei cavalli laggiù.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Ich liebe meine Tiere. Meine Hunde, mein Frettchen, meine Hühner und Pferde, die im Hintergrund zu sehen sind.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Ik hou van m'n dieren-- m'n honden, m'n fret, m'n kippen, m'n paarden op de achtergrond.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Jag älskar mina djur- mina hundar, min iller, mina kycklingar, mina hästar som ni ser i bakgrunden.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.J'aime mes animaux... mes chiens, mon furet, mes poulets, mes chevaux dans le terrain derrière.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Jeg elsker mine dyr - mine hunde, min fritte, mine høns, mine heste i baggrunden.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.동물들도 사랑합니다. 개, 흰족제비, 닭, 말 등 저기에 살고 있죠.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Kocham moje zwierzęta - psy, fretkę, kury, konie tam dalej.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Rakastan eläimiäni... koiriani, frettiäni, kanojani ja hevosiani. Ne ovat tuolla taustalla.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Svá zvířata - své psy, svou fretku, kuřata, koně támhle vzadu.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Szeretem az állataimat -- a kutyáimat, a vadászgörényemet, a csirkéimet, a lovaimat, amik ott hátul vannak.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Tôi yêu động vật của tôi-- con chó của tôi, của tôi ferret, gà của tôi, con ngựa của tôi trong nền.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Αγαπώ τα ζώα μου-- τα σκυλιά μου, το κουνάβι μου, τα κοτόπουλά μου, τα άλογά μου εκεί στο βάθος.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Люблю своих животных - собак, хорька, куриц, лошадей, вон они.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.أحب حيواناتي. كلابي والنمس ودجاجاتي وخيولي خلفنا.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.私の犬、フェレット 鶏、馬 大好きです 人生を愛しています
Hen dişi tavuk mu demek?- "Hen", c'est la poule ? - Oui.
Her grupta 5 tavuk var.이제 닭이 몇 마리인지 알고 싶습니다 각 그룹에는 5 마리의 닭이 있습니다
Her grupta 5 tavuk var.각 그룹에는 5 마리의 닭이 있습니다
Her grupta 5 tavuk var.Cada grupo tem cinco frangos.
Her grupta 5 tavuk var.Cada grupo tiene 5 pollos.
Her grupta 5 tavuk var.Chaque groupe a 5 poules.
Her grupta 5 tavuk var.Chaque groupe comprend 5 poules.
Her grupta 5 tavuk var.Hver gruppe har fem høns.
Her grupta 5 tavuk var.Každá skupina má 5 kuřat.
Her grupta 5 tavuk var.Minden csoport 5 csirkét tartalmaz.
Her grupta 5 tavuk var.Minden csoportban 5 csirke van.