Posa Carlos'a İspanya'dan ayrılıp Flandra'ya gitmesini tavsiye edebileceğini söyler.Posa moedigt hem aan Spanje te verlaten en naar Vlaanderen te gaan.
Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi.De sultan was evenwel niet van plan om toe te geven.
Cinna ona bu kadar kötümser olmamasını tavsiye eder.Anne vindt dat hij niet zo dom moet doen.
Ağustos 1940 yılında Paul Hausser'in kişisel tavsiyesi üzerine Demir Haç verildi.In augustus 1940 werd Keppler door Paul Hausser voor het Ridderkruis voorgedragen.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Haar dokters adviseerden haar nadien om twee maanden niet meer te schaatsen.
Kullanım sırasında laboratuvar gözlüğü, önlüğü, eldivenleri tavsiye edilir.Gebruik van handschoenen, stofbril, laboratoriumjas en stofmasker wordt aangeraden.
Tüm tavsiyelere rağmen Petrograd'a döndü.Na diens verkiezing keerde hij weer terug naar Teheran.
Doktor 6 ay sonra öleceğini, son günlerini dilediği gibi yaşamasını tavsiye eder.De medische staf verwachtte dat hij zes weken uitgeschakeld zou zijn, maar hij keerde al terug na drie weken.
Akvaryum hobisine yeni başlayanlara tavsiye edilen bir balık çeşididir.De zebravis is een handige vissoort voor beginnende hobby aquarium houders.
F sınıfı: Tavsiyeli yollardır.Klasse D: Alle 4-assige weggebruikers.
Daha sonra kendisinin şef tavsiyecisi oldu.Hierna was hij zelfstandig adviseur.
Bu işlemi sonlandırdığınızda, (tavsiye edilmez) görev çubuğunun kaybolduğunu görürsünüz.En waarheen gij ook kijkt, zult gij een zaligheid voelen en een groot koninkrijk aanschouwen.
Ama Cızlamayı tavsiye ederiz.Ze besluiten om Grijpstuiver te waarschuwen.
Babası Yoşiyahu'nun tavsiyelerine kulak asmadı.Icarus luisterde echter niet naar de adviezen van zijn vader.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.Na zijn sportieve carrière schaatste hij onder meer met zijn eigen ijsdansshows.
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Spencer is heel slim en zo krijgt hij vaak zijn zin.
Bunun yanı sıra Chris'e birçok kez tavsiyeler vermiştir.Hij helpt vaak als Chris bezig is.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Erytrocytenconcentraat of volbloed wordt aanbevolen, maar bloedplaatjes en vers bevroren plasma meestal niet.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Ze hoeven immers slechts hun nicknaam te wijzigen en naar een ander forum te verhuizen.
Onun varlığı ve tavsiyelerini dinler.Waardeert het rapport en de aanbevelingen erin.
Dick Clark, Darin'e şarkıyı kaydetmemesini tavsiye etti.Hij verbood Carter om erin te lezen.
Bu nedenle doktor tavsiyesi olmadan kullanılan ilaç kesilmemelidir.Deze injectie hoeft niet door een medicus te worden toegediend.
Gulliver, Kaptan'ın tavsiyelerini dinleyip evine döner.Hij geeft zijn kansen bij Adrienne op en keert terug naar huis.
Buna rağmen Theofilos'in öldüğü aylarda ikonalar hakkında lehte tavsiyelerde bulunmuştur.Desondanks hield hij slechts maanden na Theophilos' dood een preek waar hij zich gunstig uitliet over iconen.
Motorun arıza sonucu durduğu bazı durumlarda motoru çalıştırmaya teşebbüs edilmesi tavsiye edilmeyebilir.Men kan dan vanaf een afstand de motor stopzetten bij een ongeluk.
Doktor ona, daha az çalışmasını tavsiye etti.De dokter adviseerde hem om minder te werken.
Bir otel tavsiye edebilir misiniz?Kunt u mij een hotel aanbevelen?
Tavsiyeniz için teşekkürler.Bedankt voor uw raad.
O lokantayı tavsiye edebilirim.Ik kan dat restaurant aanbevelen.
Bu iş için size, köşeli bir bileyi makinası kullanmanızı tavsiye ederim.Voor dit werk raad ik u aan een hoekslijpmachine te gebruiken.
Tavsiyene ihtiyacım var.Ik heb je advies nodig.
Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.Zijn dokter raadde hem aan te stoppen met roken.
Bu lokantayı tavsiye edebilirim.Ik kan dit restaurant aanbevelen.
O yeni işçi, bana belediye başkanı tarafından tavsiye edildi.Die nieuwe werknemer is mij aanbevolen door de burgemeester.
Tavsiye etmeye değer.Het is aan te bevelen.
Ne tavsiye edebilirsiniz?Wat kunt u aanbevelen?
Onu yapmanı tavsiye etmezdim.Ik zou niet adviseren dat te doen.
Kuvvetli kırmızı şarap ile tüketilmesi tavsiye edilir.Polecana jest do wytrawnego, czerwonego wina.
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.Przykłady: Będę codziennie zmywać naczynia.
Zorunlu değildir ancak yorum bırakılması tavsiye edilir.Jej stosowanie nie jest wymagane, lecz zalecane.
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.Cesarz wysłuchał jego rady i został mnichem.
1 Kasım 2016’da, HTML5.1 tutarlı bir W3C Tavsiyesi olarak yayınlanmıştır.Dwa lata później – 1 listopada 2016 roku – została wydana wersja HTML 5.1 jako oficjalna rekomendacja W3C.
Tereyağı tavsiye edilmemektedir.Zjełczałe masło nie powinno być używane.
Ama Cızlamayı tavsiye ederiz.Zaleca natomiast umiarkowanie.
Mahkeme, Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasını tavsiye etti.Sąd zdecydował, że Mubarak, będzie ponownie sądzony w tej sprawie.
ILO uluslararası çalışma standartlarını sözleşmeler ve tavsiyeler yoluyla ifade etmektedir.MOP koncentruje swoją działalność na ustanawianiu standardów pracy w formie konwencji i zaleceń.
Cinna ona bu kadar kötümser olmamasını tavsiye eder.Charlie chce ją przekonać, że nie ma się czego bać.
Sonunda 27 Aralık 1935 tarihinde, kilise konseyi, kale mimarının tavsiyelerini uygulamaya karar verdi.27 grudnia 1935 zarząd kościoła zdecydował o przyjęciu do realizacji propozycji architekta królewskiego.
Bu raporların yayınlanması tavsiye edilir.Wyniki tych badań zostały opublikowane.
Ayrıca diğerlerine de tavsiye ederlerdi.Potrafi też zasięgnąć rady u innych.
Raporun tavsiyeleri tartışma yarattı.Doniesienie wywołało dyskusję.
Yaz kış yenilmesi tavsiye edilir.Zimą zalecane jest zraszanie.
Ali ona tavsiyeler vermektedir.Cally udziela mu więc rad.
Gabi'ye çoğu zaman eğlenceli tavsiyeler verir.Często podejmuje tematy gejowskie.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Podczas wojny władze austriackie zakazały kolędowania z szopkami.
13 yaş ve üzerine tavsiye olunmaktadır.Bali się przyjąć 13-latkę.
22 Nisan 2013 tarihinde Avrupa Komisyonu, Sırbistan ile AB üyelik müzakerelerinin başlanmasını tavsiye etti.22 października 2010 roku Kosowo zadeklarowało gotowość podjęcia rozmów z Serbią pod auspicjami UE.
Asıl cisimlerin her biri için, bir eliptik eğri tavsiye edilir.Dla każdego typu sierści zaleca się sporadyczne szczotkowanie.
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Cody jest od niego lepszy w nauce, często odrabia za niego lekcje.
Tavsiyeye ve yol göstermeye muhtaçtım.Są nastawieni na działania i kierowanie.