Ana içeriğe geç
Sözlük

tavan ile cümle

tavan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Binanın tavanı f x y eşittir x artı y kare olacak.En ik wil de oppervlakte van de muren ervan berekenen.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Csak feküdt ott a kórházi ágyban, és a polisztirol mennyezet burkolólapjait bámulta, elég sokáig.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.El a stat într-un pat de spital, şi s-a holbat la elementele de tavan din polistiren foarte mult timp.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ele ficou deitado na cama do hospital, a olhar para as placas de poliestireno do tecto durante imenso tempo.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Er lag einfach im Krankenhausbett und starrte sehr, sehr lange auf die Polystyrol-Kacheln an der Decke.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Hij lag in het ziekenhuisbed en staarde lange tijd naar de piepschuimen plafondplaten.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Jenom tam tak ležel, a zíral na polystyrenové obklady hrozně dlouhou dobu.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.그는 병원 침대에 그냥 누워있어요. 그리고 천정에 붙은 타일들만 보고 있지요. 정말 오랜 시간동안 말입니다.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Si è semplicemente sdraiato a letto ed ha fissato il controsoffitto di polistirolo per un bel po'.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ξάπλωσε απλώς στο νοσοκομειακό κρεββάτι, και κοίταζε τα πλακάκια πολυστερίνης στο ταβάνι για πάρα πολύ ώρα.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Он просто лежит на больничной постели, уставившись на полистироловую плитку потолка, достаточно долгое время.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Той просто лежеше в болничното легло и зяпаше полистиреновите плочи на тавана наистина дълго време.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.הוא רק שכב במיטת בית החולים, ובהה באריחי התקרה מפוליסטירן לזמן ארוך מאוד.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.فقط استلقى في سرير المستشفى ، و نوعاً ما ، حدَّق في بلاط البوليسترين بالسقف لفترة طويلة جداً.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.ポリスチレンの天井のパネルを 本当に長い時間 見つめていました それが病院の患者になるということです
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.반마일 길이의 전선이었습니다. 이 전선을 보스톤에 있는 몇몇 집의 지붕위에 늘어뜨려 놓았습니다.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.là một dây kim loại có chiều nửa dặm - khoảng hơn 900 m đã được ném qua nóc của nhiều ngôi nhà ở Boston.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.היה חוט באורך של 800 מטרים, אשר הושם מעל גגות של כמה בתים בבוסטון.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.كان يكمن في سلك طوله نصف ميل, والذي أُلقي به عبر اسطح لعدة منازل في بوستن.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.このワイアーはボストンの民家 数件の屋根にかけられました このラインは後で一般家庭でベルと
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Acesta este un perete, un tavan şi o podea.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Dit is een muur, een vloer en een plafond.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Eine Wand, eine Decke, ein Fußboden.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Estos son una pared, un techo y un piso.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Ez itt egy fal, egy mennyezet és egy padló.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Ini adalah sebuah tembok, langit-langit dan lantai.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.이것은 벽, 천장, 그리고 마루에요.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Questi sono un muro, un soffitto e un pavimento.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Ściana, sufit i podłoga.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Voici un mur, un plafond, un sol.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Αυτός είναι ένας τοίχος, ένα ταβάνι κι ένα πάτωμα.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Това е стена, таван и под.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Це стіна, стеля та підлога.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.Это стенa, потолок, и пол.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.הנה קיר, תקרה ורצפה.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.فهذا جدار، سقف، و أرضية.
Bu bir duvar, bir tavan ve bir yüzey.まったく違うように見えますが ガロアの言語によれば
Bu bölgenin boş olması özellikle de tavan çizgisiyle birlikte düşündüğünüzde perspektifi hızlandırıyor.Имаме тази невероятна честота в перспективата, особено що се отнася до линията на тавана.
Bu bölgenin boş olması özellikle de tavan çizgisiyle birlikte düşündüğünüzde perspektifi hızlandırıyor.הפרספקטיבה ממש בולטת, במיוחד בקווים של התקרה.
Bu grafiğin üzerinde göstermek istersem, burası tavanın altında olurdu ve duvar şöyle bir şeye benzerdi. -Si intenta hacerlo aquí estaría bajo la techo, pero el muro de aspecto allí.
Bu grafiğin üzerinde göstermek istersem, burası tavanın altında olurdu ve duvar şöyle bir şeye benzerdi. -Si je voulais le faire ici, ce serait sous le plafond, mais le mur ressemble à cela juste là.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Alors, l'image que je préfère, à la place du plafond de verre, est la passerelle.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Das Bild, an das ich gerne denke anstatt einer gläsernen Decke ist eine hohe Brücke.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Deci imaginea la care-mi place să mă gândesc, în loc de un tavan de sticlă, e marele pod.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Hình ảnh mà tôi thích nghĩ đến, thay vì trần thủy tinh, là một cây cầu cao.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Ik denk dus liever aan het beeld, in plaats van een glazen plafond, van een hoge brug.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.그래서 제가 생각하는 이미지는 유리 천장대신 높은 다리입니다.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.L'immagine alla quale mi piace pensare, al posto del soffitto di cristallo, è un alto ponte.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Obraz, o którym chętnie myślę, zamiast o szklanym suficie, to wysoko zawieszony most.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Por eso la imagen que me gusta pensar en vez de techo de cristal es la de puente elevado.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Por isso, a imagem em que eu gosto de pensar, em vez do telhado de vidro, é a de uma ponte alta.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Proto si představuju místo skleněného stropu vysoký most.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Tehát én inkább úgy szeretek gondolni erre, az üvegplafon helyett, mint egy magas hídra.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Λοιπόν η εικόνα που μου αρέσει να σκέφτομαι, αντί για γυάλινη οροφή, είναι η ψηλή γέφυρα.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Мені більше до вподоби уявляти замість скляної стелі - високий міст.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Поэтому мне больше нравится представлять, вместо стеклянного потолка, стеклянный мост.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.Така че изображението, за което ми харесва да мисля, вместо стъклен таван, е високия мост.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.ולכן הדימוי המועדף עלי, במקום "תקרת זכוכית", הוא הגשר התלוי.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.إذاً ، فالصورة التي أود أن أفكر بها ، بدلاً من السقف الزجاجي (الصورة التحكمية) ، هي صورة الجسر العالي.
Bu nedenle benim sevdiğim metafor, cam tavandan ziyade yüksek bir köprü.ガラスの天井ではなく 高い橋 高い橋の裾に立つには勿論恐怖を覚えますが、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod