Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.いわゆるガラスの天井によって 活躍の場がないと思っている これも私の気持ちです
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Außerdem habe ich einen Spiegel an der Decke aufgehangen, ein wenig Nebel, Dunst.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Colocava também um espelho no tecto e algum nevoeiro, névoa.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Coloqué un espejo en el piso, algo de bruma y un haz de luz.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.De asemenea am pus oglinnzi pe tavan și ceață, abur.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Ho anche messo uno specchio sul soffitto, e un po' di nebbia, un po' di foschia.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Ik plaatste ook een plafondspiegel en mist, een waas.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.J'ai mis un miroir au plafond, et du brouillard, de la brume.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.천장에는 거울을 해 놓았고, 안개와 아지랑이도 만들었죠.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Na suficie umieściłem lustro i wpuściłem trochę sztucznej mgły.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Také jsem umístil zrcadlo na strop a vytvořil mlhu, takový opar.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Tiếp đó, tôi đặt một tấm gương trên trần nhà và một ít sương khói giả.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.А на стелю я прикріпив дзеркало, й додав трохи туману, трохи мряки.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.На потолке я разместил зеркало, добавил тумана, дыма.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.Сложих също огледало на тавана, и малко мъгла, малко мараня.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.שמתי מראה בתקרה ופזרתי ערפל.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.وأضع أيضاً مرآة في السقف، وبعض الضباب.
Aynı zamanda tavana bir ayna koydum, ve biraz sis ekledim.私のアイディアはその空間を実在化させることでした
Bahsettiğimiz alan bu kabın tavanı.용기의 윗부분에 있는
Bahsettiğimiz alan bu kabın tavanı.אנו מדברים על השטח
Bazen, insanlar belirmeden önce, yerden tavana doğru çıkan pembe ve mavi kareler gördüğünü de söyledi.그녀가 말하길 때때로 사람들이 나타나기 전에 바닥에 핑크색 파란색 사각형이 보이고 천장으로 올라는 것이 보이기도 한다고 합니다.
Bazen, insanlar belirmeden önce, yerden tavana doğru çıkan pembe ve mavi kareler gördüğünü de söyledi.כמו לבוש מזרחי." היא אמרה שלפעמים, לפני שהאנשים מגיעים היא רואה ריבועים ורודים וכחולים על הרצפה,
Bazen, insanlar belirmeden önce, yerden tavana doğru çıkan pembe ve mavi kareler gördüğünü de söyledi.床に広がるピンクと青の四角い模様が 天井に上がる幻覚が見えることも "夢のような感じ?" と尋ねると
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Czasami jestem płytki jak brytfanna, ale sięgam daleko w każdą stronę.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.In certi giorni, sono piatto come una padella, ma mi estendo per miglia in ogni direzione.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.În unele zile, sunt la fel de superficial ca o tavă de copt, dar tot mă întind kilometri în toate direcțiile.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Kakšen dan sem plitev kot ponev, a se vseeno raztezam kilometre v vse smeri.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.어떤 날은 제가 수킬로미터에 달하는 앏은 팬케이크처럼 돼서 사방팔방 뻗어 나가렵니다.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Některé dny jsem mělký jako pánvička, ale stejně se roztahuju míle na všechny strany.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Nhiều lúc, tôi nông cạn như cái nồi nướng bánh, nhưng tôi vẫn có thể vươn xa tới mọi phương hướng.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Soms ben ik net zo oppervlakkig als iets, maar mijn oppervlakte strekt zich uit van hier tot Tokio.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Terkadang, aku sedangkal loyang, namun aku tetap terbentang ke mana-mana.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Uns dias, sinto-me tão raso, tão desmotivado, mas mesmo assim desenho milhas em todas as direções.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Μερικές μέρες, είμαι ρηχός σαν ταψί, αλλά τεντώνομαι χιλιόμετρα προς κάθε κατεύθυνση.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Бывают дни когдя я мелок как сковородка, но километрами ширюсь во все стороны.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Някои дни съм плитък като тава за сладки, но все пак мога да се разтягам с мили във всички посоки.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.לפעמים אני רדוד כמו תבנית אפיה, אבל אני עדיין מתפרש קילומטרים לכל כיוון.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.في بعض الأيام، أكون أقل عمقا من مقلاة الخبز، ولكني لا أزال أمد النظر لأميال بكل الإتجاهات.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.しかしどの方向にも長く広く伸びるだろう インターネットが私の所有物ならばNapster Monster Friendster.comは
Belki de tekrardan çizmeliyim. Burası tavanımız olacak.Ik ga beginnen bij punt 2 komma 0.
Belki de tekrardan çizmeliyim. Burası tavanımız olacak. Ve bir de x y düzleminde bir izimiz olacak.Voy a empeizar en el punto ahi, el punto '2, 0' x=2, y=0.
Binanın tavanı f x y eşittir x artı y kare olacak.En ik wil de oppervlakte van de muren ervan berekenen.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Csak feküdt ott a kórházi ágyban, és a polisztirol mennyezet burkolólapjait bámulta, elég sokáig.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.El a stat într-un pat de spital, şi s-a holbat la elementele de tavan din polistiren foarte mult timp.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ele ficou deitado na cama do hospital, a olhar para as placas de poliestireno do tecto durante imenso tempo.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Er lag einfach im Krankenhausbett und starrte sehr, sehr lange auf die Polystyrol-Kacheln an der Decke.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Hij lag in het ziekenhuisbed en staarde lange tijd naar de piepschuimen plafondplaten.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Jenom tam tak ležel, a zíral na polystyrenové obklady hrozně dlouhou dobu.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.그는 병원 침대에 그냥 누워있어요. 그리고 천정에 붙은 타일들만 보고 있지요. 정말 오랜 시간동안 말입니다.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Si è semplicemente sdraiato a letto ed ha fissato il controsoffitto di polistirolo per un bel po'.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ξάπλωσε απλώς στο νοσοκομειακό κρεββάτι, και κοίταζε τα πλακάκια πολυστερίνης στο ταβάνι για πάρα πολύ ώρα.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Он просто лежит на больничной постели, уставившись на полистироловую плитку потолка, достаточно долгое время.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Той просто лежеше в болничното легло и зяпаше полистиреновите плочи на тавана наистина дълго време.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.הוא רק שכב במיטת בית החולים, ובהה באריחי התקרה מפוליסטירן לזמן ארוך מאוד.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.فقط استلقى في سرير المستشفى ، و نوعاً ما ، حدَّق في بلاط البوليسترين بالسقف لفترة طويلة جداً.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.ポリスチレンの天井のパネルを 本当に長い時間 見つめていました それが病院の患者になるということです
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.반마일 길이의 전선이었습니다. 이 전선을 보스톤에 있는 몇몇 집의 지붕위에 늘어뜨려 놓았습니다.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.là một dây kim loại có chiều nửa dặm - khoảng hơn 900 m đã được ném qua nóc của nhiều ngôi nhà ở Boston.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.היה חוט באורך של 800 מטרים, אשר הושם מעל גגות של כמה בתים בבוסטון.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.كان يكمن في سلك طوله نصف ميل, والذي أُلقي به عبر اسطح لعدة منازل في بوستن.