Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,ولكن الإنتقال من قذف بعض الأسلاك عبر الأسطح في بوستن
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,数本のワイヤーをかけることから始まって 大西洋に何千マイルもの
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.¿Dónde está? Está en su estómago. No se hizo para eso.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Eè andata nel vostro stomaco. Non era quello il suo scopo.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Es ist in ihrem Magen gelandet. Dafür ist es nicht gedacht.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Hova lett? A gyomrodban van. Nem ott kellene lennie.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.In je buik! Hoewel de bedoeling iets anders was.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Ke dalam perut Anda. Padahal teflon tidak untuk dimakan.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.여러분의 뱃속으로 간것이죠. 그래서는 안되는데 말이죠. 하지만 여기
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Pour aller où ? Dans votre estomac. Ça n'avait pas été fait pour ça.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.S-a dus în stomacul tău. N-a fost făcută pentru asta.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.W waszych brzuchach. A nie po to został użyty.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Έχει πάει στο στομάχι σας. Και δεν έχει κατασκευαστεί γι'αυτό.( Γέλια)
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Къде е отишло? Отишло е в стомаха ти. Не е предназначено за това.
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Прямо в ваш желудок, хоть он и не предназначен для переваривания тефлона. (Смех)
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.הוא הולך לקיבה שלכם. הוא לא יועד לכך. אתם יודעים, אבל כאן,
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.ذهبت إلى معدتك. رغم انها لم تصمم لذلك . انت تعلم، ولكن هنا
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.しかし この粘土の鍋は
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak. 20 NisanDar toate aceste eforturi vor culmina într-o zi 20 Aprilie când vom acoperi noaptea
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak. 20 NisanNhưng tất cả những nỗ lực này sẽ lên đến trong một ngày 20 Tháng tư khi chúng tôi bao gồm trong đêm
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.4月20日
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Beginnen met het maken van Kony beroemde vandaag
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.De ez az összes erőfeszítés mind egy napon fog betetőzni,
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Iniziate a rendere famoso Kony da oggi
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Kony arrestado para que todo el mundo lo vea
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Mas todos esses esforçoe vão culminar no dia 20 de abril
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Men alla dessa ansträngningar kommer att kulminera på en dag 20:e April
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Men alle disse bestræbelser vil kulminere på én dag
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Tapi semua upaya-upaya ini akan berujung pada satu hari 20 April
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.אבל כל המאמצים מתרכזים ליום אחד
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.ولكن جميع هذه الجهود ستتوج في يوم واحد
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Anda tidak akan pernah terkejut senang karena pengharapan Anda, pengharapan saya, telah menembus langit.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Bạn sẽ ko bao giờ được bất ngờ dễ chịu vì kỳ vọng của bạn, kỳ vọng của tôi đã qua khỏi trần nhà.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Ette ikinä ylläty iloisesti, koska teidän odotuksenne, minun odotukseni, ovat kohonneet pilviin.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.기분좋게 깜짝 놀랄일이 없습니다. 왜냐하면 저와 여러분들의 기대감은 이미 지붕을 뚫어 버렸습니다.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Man vil aldrig få en behagelig overraskelse fordi ens forventninger, mine forventninger, er røget i vejret.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nigdy nie będziecie mile zaskoczeni ponieważ Wasze oczekiwania, moje oczekiwania, poszybowały w górę.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nikdy nebudete příjemně překvapení, protože vaše očekávání, i moje očekávání, už jsou nebetyčná.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nikdy Vás príjemne neprekvapí, pretože Vaše očakávania, moje očakávania, sa katapultovali do výšin.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nikoli ne boste prijetno presenečeni, ker so vaša pričakovanja, moja pričakovanja, presegla vse meje.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Non avrete mai sorprese piacevoli perché le vostre aspettative, le mie aspettative, si sono ingigantite.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nooit worden we aangenaam verrast, omdat onze verwachtingen, mijn verwachtingen, torenhoog zijn.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nunca seremos agradavelmente surpreendidos porque as nossas expetativas subiram aos píncaros.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Nu vei fi niciodată plăcut surprins deoarece așteptările tale și ale mele se înalță până la cer.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Sie werden nie angenehm überrascht. weil Ihre Erwartungen, meine Erwartungen, haushoch sind.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Soha nem leszünk kellemesen meglepve, mert az elvárásaink, az én elvárásaim, elhagyták már a tetőpontot.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Vi kommer aldrig att bli positivt överraskade därför att våra förväntningar har blivit gränslösa.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Vous ne serez jamais agréablement surpris. car vos attentes crevent le plafond.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Ποτέ δε θα βιώσετε ευχάριστες εκπλήξεις επειδή οι προσδοκίες σας, οι προσδοκίες μου, έχουν χτυπήσει κόκκινο.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Ви ніколи не будете приємно здивовані, тому що ваші очікування, мої очікування, — вони десь під небесами.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Никога няма да сте приятно изненадани, защото очакванията ви, очакванията ми, се вдигнаха неимоверно.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.הוא שמה שנקבל הוא טוב כפי שציפינו. לעולם לא תופתעו לטובה מכיוון שהציפיות שלכם, הציפיות שלי,
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.لن تتفاجأوا مفاجأة لطيفة أبداً. لأن توقعاتكم، وتوقعاتي، فاقت السقف.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.それは我々の期待値が 天井知らずになってしまったからなのです 皆さんが今日ここに来た目的 幸せを得る秘密とは
Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.El techo de cristal del que todos sabemos, del que todos hablamos, saben. Y entonces -- saben, y su realidad.
Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.Het glazen plafond dat we allemaal kennen, waarover we praten, en zijn werkelijkheid.
Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.유럽에 사는 흑인에게는 충분한 기회가 주어지지 않는 현실을 얘기하죠. 다들 아시다시피, 말 그대로 눈에 보이지 않는 장벽같은 거죠. 그리고 되돌아오는 건, 아시다시피, 그의 현실이죠.
Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.Szklany sufit, o którym wszyscy wiemy i rozmawiamy - jego rzeczywistość.
Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.Стъкления таван, за който всички знаят, и за който всички говорят. И предстои -- знаете, и неговата реалност.
Avrupa'da siyahi biri olmaktan, hepimizin bildiği ve bahsettiği cam tavan, ve onun gerçekleri.מדבר על חוסר ההזדמנויות, כאדם שחור באירופה, על תקרת הזכוכית שכולנו מכירים ומדברים עליה, ועל המציאות שלו.