Bu tavırda neyin nesi?Mi ez a vibrálás?
Bu tavırda neyin nesi?ماذا عن هذه النظرة؟
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Cậu ấy trông khác hẳn đấy.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Får mig å se på honom annorlunda.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Il vad altfel acum.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Je le vois différemment maintenant.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Laat me anders naar hem zien.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Lässt mich ihn anders sehen.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Membuatku melihatnya dengan cara berbeda.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Mi fa guardarlo in un altro modo.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.To sprawiło, że odbieram go troche inaczej...
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Zdaj ga vidim z drugačnimi očmi.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Με κάνει να τον βλέπω με διαφορετικό μάτι.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.Это заставляет меня взглянуть на него по-другому.
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor..זה גורם לי לחשוב עליו אחרת
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.يجعلني انظر اليه بطريقه مختلفه
Bu tavırları O'na farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.よかったなオ・ハニ
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız. Bazen konumdan sapıyorum. Şu hikayeyle bitireceğim.Потому что в этой связке мы начинаем действительно понимать глубочайшие вещи о самих себе.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Bởi vì đó là hệ quả của việc chúng ta bắt đầu có cái nhìn sâu sắc về chúng ta là ai.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Denn in diesem Kontext erst beginnen wir, die wahrhaft erstaunlichen Dinge zu begreifen, die uns ausmachen.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Dopiero wtedy zaczynamy rozumieć, kim naprawdę jesteśmy.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.우리는 이런 것을 통해 우리 자신에 대한 진정한 통찰력을 갖게 될 것입니다.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Mert ebben a csomópontban kezdünk el igazán mély igazságokat megérteni arról, hogy kik vagyunk.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Perché è in quel nesso che si comincia a capire ciò che c'è di più profondo nel nostro essere.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Porque es en este contexto como empezamos a entender temas verdaderamente profundos sobre lo que somos.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.Protože až pak porozumíme skutečně hlubokým věcem o tom, kdo skutečně jsme.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.בגלל שזה בהקשר הזה שאנחנו מתחלים להבין באמת כמה דברים מאוד עמוקים לגבי מי אנחנו.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.لأنه في ذلك التمازج فقط نبدأ بفهم أمور عميقةٍ بالفعل عن من نكون.
Bu tavır sayesinde kendi derinliğimizi anlarız.私たち人類が根本的にどんなものかを 知り始めることができるからです この出来事を最後に話します 私は-
Bu tür meselelerde bu kadar olumsuz tavırlar sergileyen bir çevre toplum için faydalı olamaz.Un'ambiente così negativo su queste cose non può essere buono per la nostra società.
Canlı tavırlar arasında eğlenceli olmak,활동적인 특성은 장난기가 있거나,
Canlı tavırlar arasında eğlenceli olmak,טיפוסי "היי" מאופיינים בדברים כגון שובבות,
Canlı tavırlar arasında eğlenceli olmak,لعوب، حيوي
Canlı tavırlar arasında eğlenceli olmak,フレッシュ・プリンスのように勝手気まま
CL: Bu fikre katılmak için doğru bir tavırda olmalısın.CL: 거기 응하기 위해서는 옳바른 자세가 필요합니다.
CL: Bu fikre katılmak için doğru bir tavırda olmalısın.Tem de se ter a atitude certa para concordar fazê-lo.
CL: Bu fikre katılmak için doğru bir tavırda olmalısın.אתה צריך להיות במצב רוח מתאים כדי להסכים לזה.
CL: Bu fikre katılmak için doğru bir tavırda olmalısın.شارليز ليمب : يجب ان يكون لديك الانطباع الملائم لكي تتناغم مع هذه التجربة
CL: Bu fikre katılmak için doğru bir tavırda olmalısın.(笑い)
Çünkü bu tavır, şiddete başvuran kişiler için bir bahane ya da sebep oluşturmaktadır.Dafür gibt nur Abdeckung, und manchmal macht eine Ausrede, für diejenigen, die zu Gewalt greifen zu tun.
Çünkü bu tavır, şiddete başvuran kişiler için bir bahane ya da sebep oluşturmaktadır.Porque ello sólo acobija y sirve como excusa a aquellos que recurren a la violencia.
Çünkü bu tavır, şiddete başvuran kişiler için bir bahane ya da sebep oluşturmaktadır.لذلك يعطي تغطي فقط، ويجعل في بعض الأحيان ذريعة، بالنسبة لأولئك الذين لا يلجأون إلى العنف.
Çünkü bu tavır, şiddete başvuran kişiler için bir bahane ya da sebep oluşturmaktadır.このような政治手法 つまり 東と西 南と北
Çünkü eninde sonunda bu meselelerde belirli bir tavır alma sorumluluğu궁극적으로 이러한 문제를 해결해 나갈 책임자는 어린 소년들 혹은 고등학교 다니는 십대 청소년이나
Çünkü eninde sonunda bu meselelerde belirli bir tavır alma sorumluluğuכי בסופו של דבר, האחריות שבנקיטת עמדה בנושאים האלה, אינה צריכה ליפול על כתפיהם
Çünkü eninde sonunda bu meselelerde belirli bir tavır alma sorumluluğuلأنه في نهاية المطاف، مسؤولية اتخاذ موقف في هذه القضايا لا ينبغي أن يقع على عاتق
Çünkü eninde sonunda bu meselelerde belirli bir tavır alma sorumluluğu最終的に 幼い男の子や 高校生 大学生には 負わせられない
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Chacune est conduite de façon rigoureuse.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Chúng được thực hiện rất nghiêm ngặt.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Das wird rigoros gemacht.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Det bliver gjort på en firkantet måde.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Det görs på ett ordentligt sätt.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Este făcut de o manieră riguroasă.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Ezt következetesen csináljuk.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Fatto in modo rigoroso.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Het wordt gedaan op een rigoreuze manier.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Ini telah diperiksa secara teliti.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Jsou provedeny při pevně stanovených pravidlech.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.엄격한 방법으로 진행이 되고 있습니다.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Se está haciendo de manera rigurosa.