Dikkatli bir tavırla yapıldı.Täsmällinen työ on kesken.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.To so raziskovali na strog način.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Συμβαίνει με συγκεκριμένο τρόπο.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Все исследования проводились на строго научных основаниях.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Дослідження проводиться дуже ретельно і точно.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.Прави се по взискателен начин.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.זה נעשה בצורה קפדנית.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.و تم العمل على نحو شديد الدقة.
Dikkatli bir tavırla yapıldı.本当に効き目がある薬を検証するのと同じ方法で確かめられてきました
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden...Karena pemikiranmu kau adalah orang yang paling benar saja...
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden... Kimse, size karşı çıkamadı.Із-за вашого деспотизму і тиранії всі бояться виступити проти вас.
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden...목사님의 독단적이고 그 독선적인 태도 때문에
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden...Por causa desse seu jeito de ditador moralista...
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden...Porque es un dictador...
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden...بسبب تصرفك الديكاتوري و ...المتصلب للغاية
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --Dan dengan nada seperti pria dewasa, dia menjawab telepon --
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --남자들끼리 있는곳에서 전화를 받을 때 --
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --Und an der maskulinen Mannesfront beantwortet er das Telephon mit
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --ובמובן הגבריות, הוא עונה לטלפון -
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --وهو الرجل الذي طابعه
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --皆さんも経験があるかと思いますが -
Erkeksi tavırlarını sevdim.Ik vind het leuk hoe hij als een man is.
Erkeksi tavırlarını sevdim.Imi place cum este ca um barbat.
Erkeksi tavırlarını sevdim.J'aime sa façon d'être un homme.
Erkeksi tavırlarını sevdim.Mình thích cái cách rất đàn ông của cậu ấy.
Erkeksi tavırlarını sevdim.Mi piace perché si comporta come un uomo.
Erkeksi tavırlarını sevdim.Podoba mi się, kiedy zachowuje się, jak prawdziwy facet.
Erkeksi tavırlarını sevdim. Ve özellikle konuşma şeklini sevdim. Sanki şarkı söylüyormuş gibi.Aku suka bagaimana dia seperti laki-laki. dan jika aku lihat cara bicaranya. dia seperti sedang bernyanyi.
Erkeksi tavırlarını sevdim.Ο τρόπος που συμπεριφέρεται ως άντρας.
Erkeksi tavırlarını sevdim.Он мне нравится как мужчина.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Chúng ta hành xử dối trá khắp nơi trong cả ngày .
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Děláme tyhle jakoby znaky lhářů všude možně celý den.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Facciamo in continuazione movimenti strani che sembrano ingannevoli.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Fazemos gestos de engano por todo o lado durante todo o dia.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Hacemos gestos engañosos todo el tiempo.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Kita membuat perilaku yang menunjukkan kebohongan di mana-mana setiap saat.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Klamné uhýbavé gestá sú u nás na dennom poriadku.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.인간들은 하루 종일 여기저기서 마구잡이로 거짓된 제스쳐를 보여줍니다
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Megtévesztő, csapkodó gesztusokat csinálunk mindenfelé egész nap.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Nous faisons des gestes agités trompeurs partout toute la journée.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Vi gör yviga bedrägliga gester dagarna i ända.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Vi laver alle bedrageriske, fægtende udtryk over det hele, hele dagen.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.We maken gedurende een dag voortdurend dergelijke gebaren.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Wir machen den ganzen Tag über verräterische Gesten.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Wykonujemy oszukańcze gesty jak dzień długi.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Κάνουμε χειρονομίες εξαπάτησης όλη μέρα και παντού.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Все мы целыми днями повсеместно используем жесты, свидетельствующие об обмане.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Постоянно правим жестове, които могат да са индикатор за измама.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.Цілісінький день ми робимо оманливі метушливі рухи.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.אנחנו מנפנפים בתנועות של מרמה לכל כיוון כל היום.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.نقوم بعمل إيماءات خادعة في كل مكان طوال اليوم.
Gün boyunca her yerde aldatıcı tavırlarda bulunuyoruz.しぐさ自体は何も意味していません
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Beauty is attitude, okay? (trad: La bellezza è stile, chiaro?)
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Belleza es actitud, ¿ok?
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Belleza es actitud, ¿ok?
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Bycie pięknym to rodzaj postawy, prawda?
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Kapcsolja nagyobb sebességre a szépségét, ok?
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Kecantikan adalah sikap. Oke?
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?La beauté c'est une attitude, OK ?
Güzellik tavırlardadır, tamam mı?Sắc đẹp là sức mạnh?