Ana içeriğe geç
Sözlük

tavır ile cümle

tavır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Signore Pershore soggiorneranno qui da questa notte, Jeeves ", dissi freddamente.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Tuhan Pershore akan tinggal di sini dari malam ini, Jeeves, "kataku dingin.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Uram Pershore fog maradni ide az éjjel, Jeeves, "mondtam hűvösen.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Κύριε Pershore θα φιλοξενηθεί από εδώ να-νύχτα, Jeeves ", είπα ψυχρά.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Господи Pershore будет находиться здесь от Сегодня вечером, Jeeves ", я сказал, холодно.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Господи Pershore перебуватиме тут від Сьогодні ввечері, Jeeves ", я сказав, холодно.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Господи Pershore ще остана тук от нощ, Jeeves "казах студено.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.참여를 원치 않는가는 답을 받았습니다.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.שאמרו, "לא", לא רוצות שום חלק עם הפרוייקט הזה.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.قائلا : "لا"، أنهم لا يريدون أي جزء من هذا المشروع.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.主な理由はコントロールできず最終的に
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.Deine Einstellung zu Englisch und wie du es siehst wird über deinen Fortschritt entscheiden.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.De twee belangrijkste woorden om te onthouden als we Engels gaan leren zijn
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.Justo como decimos en Inglés: " Si no sufres, no ganas"
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.여러분들이 영어를 보는 방식과 태도가 여러분들이 얼마나 진보하게 될 것인지 결정할 것입니다.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.L'approccio e l'atteggiamento che avete verso l'inglese determineranno la qualità dei vostri progressi.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.Sobe de novo e tenta mais uma vez. Não olhe para o Inglês
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.Twoja postawa wobec angielskiego i twój punkt widzenia zadecydują o twoich postępach.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.Votre façon de voir l'anglais, et d'intéragir avec la langue sera déterminante quant à votre progression.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.Ο τρόπος που βλέπετε τα Αγγλικά και η συμπεριφορά σας απέναντι στη γλώσσα θα καθορίσουν την πρόοδό σας.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.То, как вы относитесь к языку, определяет, как быстро пойдет прогресс.
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.فتصرفك تجاه الانجليزية و طريقة رؤيتك لها هو ما يحدد مدى تقدمك
Sizin İngilizce'ye karşı aldığınız tavır ve perspektif, ne kadar iyi ilerleyeceğinizi belirleyecektir.どれだけ進歩できるかの決め手です 英語ではこんな言い方をします
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.A mit mondok, nem az Úr szerint mondom, hanem mintegy esztelenül a dicsekvésnek ezzel a merészségével,
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Ce spun în această îndrăsneală, ca să mă laud, nu spun după Domnul, ci ca şi cum aş spune din nebunie.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Čo hovorím nehovorím podľa Pána, ale jako v nerozume na tejto stati takej chvály.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Co mówię, nie mówięć jako od Pana, ale jako w głupstwie z strony tej bezpiecznej chluby.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Což mluvím, nemluvímť jako ode Pána, ale jako v nemoudrosti z strany této chlouby.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Hvad jeg nu taler, taler jeg ikke efter Herrens Sind, men som i Dårskab, idet jeg så tillidsfuldt roser mig.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Kar zdaj govorim, ne govorim po Gospodu, ampak kakor v nespameti, v svesti si, da se smem hvaliti.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.내가 말하는 것은 주를 따라 하는 말이 아니요 오직 어리석은 자와 같이 기탄 없이 자랑하노라
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Lo que ahora digo, no lo digo según el Señor, sino como en locura, con esta base de jactancia
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.O que digo, não o digo segundo o Senhor, mas como por insensatez, nesta confiança de gloriar-me.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Ο, τι λαλω, εις τουτο το θαρρος της καυχησεως, δεν λαλω κατα τον Κυριον, αλλ' ως αφρων.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.А що глаголю, не глаголю по Господї, а мов би в безумстві, у сїй певноті похвали.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.Что скажу, то скажу не в Господе, но как бы в неразумии при такой отважности на похвалу.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.את אשר אדבר לא לפי דרך האדון אנכי מדבר כי אם כמו בסכלות אעז ואתהלל׃
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.الذي اتكلم به لست اتكلم به بحسب الرب بل كانه في غباوة في جسارة الافتخار هذه.
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.我 說 的 話 、 不 是 奉 主 命 說 的 、 乃 像 愚 妄 人 放 膽 自 誇
Söylediklerimi Rabbin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu övüngen tavırla söylüyorum.我 說的話 、 不 是 奉主 命說 的 、 乃 像 愚妄人 放 膽自誇
Tavır gerçekten önemlidir.Contează atitudinea.
Tavır gerçekten önemlidir.La actitud en verdad importa.
Tavır gerçekten önemlidir.L'atteggiamento è davvero importante.
Tavır gerçekten önemlidir.Ważne jest nastawienie.
Tavır gerçekten önemlidir.Η στάση ζωής έχει πράγματι σημασία.
Tavır gerçekten önemlidir.Очень важно отношение.
Tavır gerçekten önemlidir.הגישה באמת משנה.
Tavırları çok tuhaftı.L'homme avait un comportement des plus étranges.
Tavırları çok tuhaftı.Si comportava in modo strano.
Tavırları çok tuhaftı.Поведение посетителя было очень странным.
Tavırları coşkulu değildi.Hänen käytöksensä ei ollut ylitsevuotava.
Tavırları coşkulu değildi.Hans sätt var inte översvallande.
Tavırları coşkulu değildi.Hans Væsen var ikke overstrømmende.
Tavırları coşkulu değildi.I suoi modi non era espansivo.
Tavırları coşkulu değildi.Jego sposób bycia nie był wylewny.
Tavırları coşkulu değildi.Jeho spôsob nebol prehnaný.
Tavırları coşkulu değildi.Jeho způsob nebyl přehnaný.
Tavırları coşkulu değildi.그의 태도는 심정을 토로하는되지 않았습니다.
Tavırları coşkulu değildi.Modora nem volt áradozó.
Tavırları coşkulu değildi. Nadiren vardı; ama memnun oldu, sanırım, içinAcesta a fost rar, dar el a fost bucuros, cred, să ma vezi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod