Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Αλλά δε νομίζω ότι αυτό θα ικανοποιήσει τους μαθητές της έκτης.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Но не мисля, че това ще задоволи шестокласниците също.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Но я не думаю, что шестиклассника это устроит.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.אבל לא נראה לי שזה יספק את הילדים מכיתה ו'.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.ولكن لا اعتقد ان هذا سيرضي طلاب الصف السادس
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.満足しないでしょうね
Ama bunun eğlenceli yanının, sizi tatmin edecek şeyin bunun "doğru" olması bence.Maar het leuke eraan is dat het je plezier zal doen. Dat is waar.
Ama bunun eğlenceli yanının, sizi tatmin edecek şeyin bunun "doğru" olması bence.זה יכול להיות "כיף" להבין למה זה נכון.
Ama bunun eğlenceli yanının, sizi tatmin edecek şeyin bunun "doğru" olması bence.あなたも満足するはずですよ。本当です。 まず、少しだけ、断熱変化について、
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Aber wie gesagt kann man nicht alle zufrieden stellen.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Ale jak już mówiłem, nie wszystkim.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Ale jak už jsem říkal, nemůžete uspokojit všechny.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Dar nu îi poți mulțumi pe toți. Nu l-ai putea mulțumi pe acest tip.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.하지만 말씀드렸듯이 모든 사람을 만족시킬 수는 없습니다.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Maar ik zei het al, je kan niet iedereen plezieren.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Ma come ho già detto, non si può accontentare tutti.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Mais comme je l'ai dit, on ne peut pas satisfaire tout le monde.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Nhưng như tôi đã nói, không thể thỏa mãn tất cả mọi người.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Pero, como dije, no se puede satisfacer a todos.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Όπως σας είπα όμως, δεν μπορεί να ικανοποιηθούν όλοι.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Але, як я вже казав, неможливо задовольнити всіх.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.Но как я говорил, нельзя понравиться всем.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.אבל, כמו שאמרתי, אי אפשר לרצות את כולם.
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.لكن مثل ما أقول، أنت لا تستطيع إرضاء الجميع
Ama dediğim gibi, herkesi tatmin edemezsiniz.この男性はだめでした
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Aber natürlich, wenn Du einmal so weit gekommen bist, bist Du noch nicht wirklich zufrieden.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Ale kiedy zabrnie się tak daleko, trudno skończyć.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Ale samozřejmě jakmile jste tak daleko, nejste úplně spokojeni.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Dar desigur, ajuns așa departe, nu eşti cu adevărat satisfăcut.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.De persze, ha már eddig elér valaki, akkor már nem lehet elégedett.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.하지만 거기까지 해냈는데 만족할 수 없는 것은 당연합니다.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Lenže samozrejme, keď ste už tak ďaleko, nie ste úplne spokojný.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Maar eens je zover bent, ben je niet tevreden.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Mais bien sûr, une fois parvenu à ce stade, vous n'êtes pas entièrement satisfait.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Mas claro, quando se chega tão longe, não estamos mesmo satisfeitos.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Men så klart, när du väl kommit så långt, är du inte riktigt nöjd.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Namun tentu saja, setelah sejauh itu, Anda tidak akan merasa puas.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Ovviamente, una volta arrivati qui, non si è del tutto soddisfatti.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Pero claro, si ya hemos llegado tan lejos, queremos más.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Tuy nhiên, mọt khi bạn đã đi xa như vậy thì bạn sẽ không thỏa mãn.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Όμως, όπως είναι φυσικό, από τη στιγμή που είσαι τόσο κοντά, δεν είσαι ικανοποιημένος.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Але якщо ми вже зайшли так далеко, то могли б зайти ще далі.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Конечно, пройдя весь этот путь, вы не хотите останавливаться.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.Но разбира се, след като веднъж сте отишли толкова далеч, не сте задоволени.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.אבל כמובן, ברגע שמגיעים כל כך רחוק, אתם לא באמת מרוצים.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.لكن بالطبع، بمجرد أن تصل إلى هذه المرحلة، لن تكون فعلا راضيا.
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.但喺當你行得越遠,你就越唔滿足。
Ama, elbette, bu kadar ilerlediğinizde, gerçekten tatmin olmuyorsunuz.私は徹底的にやりたかったのです
Ama farkettim ki, bizi eğlendiren tek şey dokunmaktır. Dokunsal tatminimizdir esas olan.Ma ho scoperto che il tatto č l'unica cosa che mi soddisfa.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Ik weigerde, omdat mijn passie hier is en ik voldoening belangrijk vind.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Nhưng tôi đã bỏ đi, bởi vì đam mê của tôi ở đây, và bởi tôi muốn thỏa mãn đam mê.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Но я оставила это, потому что моя страсть звала сюда, потому что мне хотелось получать от работы удовольствие.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Das Wichtige daran ist, dass Mutationen anscheinend keine zufriedenstellende Quelle für Variation darstellen.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Generalnie, same mutacje to za mało do osiągnięcia obserwowanej zmienności.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Historia iva es que las mutaciones no parecen ser diversidad suficiente.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Hlavní myšlenka je, že mutace nevypadají jako uspokojivý zdroj rozmanitosti.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.하지만 전체적인 핵심은 돌연변이가 만족스러운 변이의 원인으로 보이지 않는다는 것입니다
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Ma il punto è che le mutazioni non sembrano essere una fonte di variazione soddisfacente.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Quoi qu'il en soit, je n'entrerai pas dans les détails à ce sujet.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Справа в тому, що мутації не є задовільним джерелом для утворення нових видів.