Ana içeriğe geç
Sözlük

tatmin ile cümle

tatmin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.יתכן שכאן לא תהיה ברירה טבעית הפועלת נגד האורגניזם וגם המוטציה הזו לא תעבור לדורות הבאים לא ניכנס פה לפרטים
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.ولكن بيت القصيد أن الطفرات لا يبدو أن يكون مصدر التباين مرضية.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.多様性の源を十分に説明するものではないということだ。 それらは、ひとつの源かもしれないし、 余白に貢献するようなものかもしれない。
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.하지만 화학이론은 3차원 분자구조를 만족스럽게 설명해 줄 수 없었죠.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.Но у теоретической химии не было приемлемого объяснения трёхмерной структуры молекул.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.אך תורת הכימיה לא סיפקה הסבר מספק למבנים התלת-ממדיים של המולקולות.
Ancak kimyasal kuram, moleküllerin üç boyutlu yapıları için de tatminkâr bir açıklama yapmıyordu.ولكن الكيمياء النظرية لم تقدم تفسيراً مرضيا للتركيبات ثلاثية الأبعاد للجزيئات
Ancak, Malcolm bu yanıttan tatmin olmamıştı.말 콤은 만족 하지 않았다.
Ancak, Malcolm bu yanıttan tatmin olmamıştı.مالكوم لم يكن راضي.
Anlamsız ve tatmin edici değil.C'est sans intérêt. Et ça ne te fera pas te sentir mieux.
Anlamsız ve tatmin edici değil.Semmi értelme és nem fogja magát jól érezni tőle.
Anlamsız ve tatmin edici değil.Είναι ανούσιο και δεν θα σου προσφέρει καμιά ικανοποίηση.
Anlamsız ve tatmin edici değil.لا معنى لها وغير مجدية
Anlık zevkler aradığın sürece... Anlık tatminler... önemsemiyorsun. Çocuklarını önemsemiyorsun.Докато имате непосредствени удоволствия, непосредствени удовлетворения, вас наистина не ви е грижа.
Anlık zevkler aradığın sürece... Anlık tatminler... önemsemiyorsun.Fin quando hai piacere immediato, soddisfazioni immediate .... non ti importa davvero.
Anlık zevkler aradığın sürece... Anlık tatminler... önemsemiyorsun.Niin kauan kuin sinulla on välittömiä nautintoja, välitöntä tyydytystä... sinä et vain välitä.
Anlık zevkler aradığın sürece... Anlık tatminler... önemsemiyorsun.Selama Anda memiliki kesenangan langsung, kepuasan segera...
Anlık zevkler aradığın sürece... Anlık tatminler... önemsemiyorsun.Solange du unmittelbares Vergnügen, sofortige Befriedigung hast...
Asla tatmin olmadım. "Asla yetmiyor, milyarder bile olsam asla yetmiyor.Je ne suis jamais satisfait. je n'ai jamais assez , même en étant milliardaire je n'ai jamais assez.
Asla tatmin olmadım.Ich bin nie zufrieden.
Asla tatmin olmadım.Ik ga van wieg tot graf.
Asla tatmin olmadım.Jag är aldrig nöjd.
Asla tatmin olmadım.Nikdy nejsem spokojený.
Asla tatmin olmadım.Nunca estoy satisfecho.
Asla tatmin olmadım.Nu sunt niciodată satisfăcut.
Asla tatmin olmadım.Som stále nespokojný.
Asla tatmin olmadım.Sosem vagyok elégedett.
Asla tatmin olmadım.Tôi không bao giờ hài lòng.
Asla tatmin olmadım.Δεν είμαι ποτέ ευχαριστημένος.
Asla tatmin olmadım.Никога не съм доволен.
Asla tatmin olmadım.Я завжди чимось незадоволений.
Asla tatmin olmadım.Я никогда не доволен.
Aslında bir gösteri için tatmin edici bir beklentinin resmi manzarasındaydım, bunlarla başladığım yerde değil.사실상 저는 전시회를 위한 기대를 채우는 엄숙한 풍경에 있었습니다.
Aslında bir gösteri için tatmin edici bir beklentinin resmi manzarasındaydım, bunlarla başladığım yerde değil.Znajdowałam się w tym podniosłym krajobrazie spełniania oczekiwań na pokaz, a nie tak zaczynałam.
Aslında bir gösteri için tatmin edici bir beklentinin resmi manzarasındaydım, bunlarla başladığım yerde değil.Всъщност бях в този тържествен пейзаж на изпълнение на очакване за изложба, а не оттам започнах с тези неща.
Aslında bir gösteri için tatmin edici bir beklentinin resmi manzarasındaydım, bunlarla başladığım yerde değil.הייתי בתוך נוף כבד ראש של הגשמה וציפיות בשביל תערוכה,
Aslında bir gösteri için tatmin edici bir beklentinin resmi manzarasındaydım, bunlarla başladığım yerde değil.كنت في لحظة رصانة تنتظر مني انجاز شيء معين لمعرض
Aslında bir gösteri için tatmin edici bir beklentinin resmi manzarasındaydım, bunlarla başladığım yerde değil.まじめに 仕事を していたのです 始めた時とは もはや大違いです
“Bazı zorkonular olmasına rağmen, sonuç tüm taraflariçin tatmin edici olmuştur.«Certainsproblèmes furent épineux, mais le résultat global est satisfaisant pour l’ensembledes parties.
“Bazı zorkonular olmasına rağmen, sonuç tüm taraflariçin tatmin edici olmuştur.„Es gab ein paar sehr knifflige Fragen, aber das Ergebnis ist für alle Par-teien befriedigend.
“Bazı zorkonular olmasına rağmen, sonuç tüm taraflariçin tatmin edici olmuştur.“Existovaly určité velmi obtížné otázky, ale výsledek je uspokojivý provšechny strany.
Belki çok yüzeysel bir hayat yaşamak istiyorsun. Belki seni tatmin eden şeyler yüzeysel ve anlık.Anda ingin menjalani kehidupan yang sangat sangat dangkal dan kedangkalan yang sementara memuaskan Anda.
Belki çok yüzeysel bir hayat yaşamak istiyorsun. Belki seni tatmin eden şeyler yüzeysel ve anlık.Du willst ein sehr sehr oberflächliches Leben führen und diese Oberflächlichkeit erfüllt dich vorübergehend.
Belki çok yüzeysel bir hayat yaşamak istiyorsun. Belki seni tatmin eden şeyler yüzeysel ve anlık.Haluat elää erittäin erittäin taikauskoista elämää ja tämä taikauskoinen väliaikaisuus miellyttää sinua.
Belki çok yüzeysel bir hayat yaşamak istiyorsun. Belki seni tatmin eden şeyler yüzeysel ve anlık.Vuoi vivere una vita molto molto supeficiale e questa superficial.ità ti soddisfa temporaneamente
Belki çok yüzeysel bir hayat yaşamak istiyorsun. Belki seni tatmin eden şeyler yüzeysel ve anlık.Искате да живеете много повърхностен живот и тази изкуственост временно ви задоволява.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Dan sesuatu yang mungkin tidak Anda sukai namun karena lapar, Anda tetap memakannya hingga kenyang.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.E algo de que possamos não gostar mas estamos tão esfomeados que ficaremos satisfeitos em comer.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.E così, qualcosa che magari non ci piace per la fame che abbiamo diventa una vera e propria soddisfazione.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.És valami, amit lehet, hogy nem is szeretünk, de olyan éhesek vagyunk, hogy tényleg kielégít, ha megehetjük.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Etwas, dass wir vielleicht nicht mögen, aber wir sind so hungrig, dass wir es ganz zufrieden essen.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.I czasem nawet jak czego nie lubisz, ale jesteś głodny, że i tak zjesz to ze smakiem.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Iets wat je misschien niet lust, maar je bent zo hongerig dat je blij bent het op te kunnen eten.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.여러분이 싫어하는 몇 가지 음식일지라도 공복을 느낀다면 여러분은 만족하면서 먹게 될 것입니다.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Så du kan vara nöjd med att äta något du inte gillar, bara för att du är så hungrig.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Și astfel, ceva care poate chiar nu vă place, dar vă este atât de foame, încât veţi fi mulţumiţi să-l mâncaţi.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Và một thứ có thể bạn không thích nhưng khi đói thì ăn gì cũng thấy ngon.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Y quizá algo que no les guste pero tienen tanta hambre que realmente les satisface comer.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.Ακόμα και αν κάτι δεν σας αρέσει αν πεινάτε θα το φάτε με περισσή χαρά.
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.И нещо, което може би не ви харесва но вие сте толкова гладни, че наистина ще бъдете задоволени с яденето.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod