Ana içeriğe geç
Sözlük

tatmin ile cümle

tatmin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Temiz (clean) ses tatmin edici değildir.明るいもの(light)は暗くない。
Estetik duygunuzu tatmin edecek şey nedir?あなたの美意識を満足させるものは何ですか?
Sonuçtan hiç tatmin olmadım.私はその結果に全然満足していない。
Fakat o insanı daha aç yapar/En çok tatmin ettiği zaman."才德兼於人,人咸薦貢於王而用之也。
( Azla tatmin olmamaya ve taraflı davranmamaya dikkat edin. )揣其意蓋為本朝忌諱,避之以明其敬慎,不知此固背理犯義不敬之甚者也。
Tecrübeli bir yazar gibi, Clare kitaptaki ana konuyu tatmin edici bir sonla bitiriyor" yorumunu yaptı.作为一个对讲故事很有经验的人,克蕾儿将故事情节迅速带到一个令人满意的结局”。
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.是召喚方式最便利的一把劍。
Temel cebir teoreminin ve ikinci dereceden karşıtlık yasasının ilk tatmin edici ispatlarını sundu.它也是给出代数基本定理和二次互反律令人满意的证明的第一人。
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.그러나 대중은 여전히 만족하지 않았다.
Bu sonuç baya tatmin ediciydi.결과는 대단히 만족스러웠다.
Bu görüşmelerin tatmin edici olmadığı kanıtlandığında, SSCB askeri bir saldırı düşünmeye başladı.회담이 만족스러운 결과를 내지 못하자, 소비에트 연방은 군사적인 방책을 고려하게 되었다.
Kural 1, bu örnekte tatmin edici değil.원작, 제1작에서는 특별히 언급되지 않는다.
( Azla tatmin olmamaya ve taraflı davranmamaya dikkat edin. )엄격하고 사납게 대하지 말고 순순하게 교훈하여 순조롭게 되도록 하라.’
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.이는 미실이 만호태후를 위로하기 위해 내린 명이었다.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan kamuoyunu tatmin edici bir açıklama bekliyoruz." dedi.지금 우리 내외는 장군의 협력만을 기대하고 있습니다."
Gazetecilik List'i yeterince tatmin etmeyince 1844 yılında uzun bir gezi ve eğitim turuna başladı.그러나 그는 편집인의 일이 공부해야 할 시간을 너무 많이 뺏는다는 이유로 1894년 그 자리에서 물러났다.
Ancak Catherine hiçbir zaman tatmin olmaz ve sevgili seçimi ile ilgili sürekli karar değiştirir.린다랑은 그녀와의 우정에 절대적으로 끈질겨지고 그녀의 방치된 삶에 끝없이 평화로움과 지속적인 변화를 줄 수 있는 응원과 수용을 해준다.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.특히 아스파시아는 페리클레스의 성적 도착을 만족시키기 위해 아테네의 여성을 타락으로 인도하고 있다고 비난했다.
Ama grup bu albümden pek tatmin olmamıştır.חברי הלהקה לא היו מרוצים כלל מהאלבום.
"Hadise, Kim Bu Tatminsiz Diva?".כך למשל: "מי שהוא שונה רז הגדול הזה...
Savcılara göre Meiwes cinsel tatmin için bu eylemleri gerçekleştirdi.Според прокурорите, Майвес е извършил деянието за сексуално удоволствие.
Aslında Bruce'un özel yaşamında da birtakım tatminsizlikleri vardır.В личния си живот Брамс също има трудности.
Elçiler, tam anlamı ile tatmin olmadılar ve evlilik bir yıl gecikti.Византийските посланици обаче не са впечатлени и отлагат годежа близо година.
Politikamız müşterilerimizi tatmin etmektir.Политиката ни е да удовлетворяваме клиентите.
Sami, Leyla'yı tatmin etmek için her şeyi yaptı.Сами направи всичко за да задоволи Лейля.
Ancak, kimi bilim insanları bu açıklamadan tatmin olmuyorlardı.Međutim, neki kritičari nisu bili takvog mišljenja.
Herkes buradaki çalışmalarımızın tatmin edici, hatta çok başarılı olduğunu ifade ediyor.Područja njegova djelovanja brojna su i vrlo uspješna.
Time dergisinden Richard ve Mary Corliss, filmi "dikkat çekici ve tatmin edici" olarak nitelendirdi.Richard Schickel iz Time Magazina film je proglasio "nevjerojatno dobrim".
Dişilerini en iyi tatmin eden sürüngen türüdür.Najlepšie ten typ, s ktorým má dané pracovisko najlepšie skúsenosti.
Ancak bu çalışmalarda mayın hatları üzerinde tatminkar bir sonuç elde edilemedi.Do svojej skupiny dokázal získať iba nespokojných baníkov.
Lakin Arcanilerin varlığına dair tatmin edici bulgular ve kanıtlar mevcuttur.Je však existencia arché vôbec dokázaná?
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Glavni namen ljubezenskega romana je »čustvena izpopolnitev«, konec pa naj bi bil optimističen.
Karar verme, tatmin edici bir çözümle sonuçlanan bir problem çözme işlemi olarak görülebilir.Odločanje lahko razumemo kot aktivnost reševanja problemov, ki se konča z rešitvijo, ki prinaša zadovoljstvo.
Analog yayında ekranın saniyede 25 defa taranması tatminkar bulunmaktadır.Analogni video prikaže 25 sličic v sekundi.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan kamuoyunu tatmin edici bir açıklama bekliyoruz." dedi."V spomin častnemu občanu občine Domžale Stanetu Habetu".
Daha sonra, herkesin bu tanımı tatmin edici bulmadıklarını yazdılar.Kmalu so ugotovili, da takšno delo ni zadovoljujoče.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Nepatenkinti buvo taip pat ir prekiautojai.
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.Jo pagrindinė paskirtis buvo palengvinti cukraus transportavimą.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Hoolimata sellest olid talupojad rahulolematud.
Bütün tarafları tatmin edebilecek çözümler üretilmeye çalışıldı fakat bunlar sonuçsuz kaldı.Tehti katseid lahendada olukorda viisil, mis rahuldaks kõiki pooli, kuid need osutusid edututeks.
Artık filozofların bilim hakkındaki görüşleri toplumu tatmin etmiyordu.Filosoofide teaduslikud uurimused on kirikule tarbetud.
(4) "Ben bu dersi tatmin edici bulmadım.(4) 전체적으로 봤을 때 저는 이 수업에 만족하지 않습니다.
'A' harika, 'C' ise tatmin edici, demektir.100 פירושו מצויין, 80 אומר משביע רצון
'A' harika, 'C' ise tatmin edici, demektir.A는 "아주 좋음"이고, C는 "만족함"이며
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.그러나 이것또한 6학년들을 만족시키진 않겠죠.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Aber das wird die Sechstklässler wohl auch nicht befriedigen.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Ale myslím, že ani toto šesťáky neuspokojí.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Ale myslím, že ani toto šiestakov neuspokojí.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Ale to też nie zadowoli szóstoklasistów.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Dar nici asta nu cred că i-ar mulțumi pe cei de clasa a VI-a.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.De nem hiszem, hogy ez kielégítené a hatodikosokat.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Maar ik denk niet dat je de zesde-klassers daarmee tevreden zou kunnen stellen.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Ma dubito che nemmeno quello potrà soddisfare i ragazzini.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Mais je ne pense pas que ça irait satisfaire les élèves de primaire.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Mas penso que isso também não satisfará os alunos do 6.º ano.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Men jag tror inte att det heller skulle tillfredsställa sjätteklassarna.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Men jeg tror ikke at det vil tilfredsstille alle skolebørn.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Pero creo que eso tampoco satisfará a los niños de sexto grado.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Tapi saya tidak berpikir itu akan memuaskan anak kelas enam tadi.
Ama bunun da bir orta-bir öğrencisini tatmin edeceğini sanmıyorum.Tôi không nghĩ chừng ấy đủ làm hài lòng học sinh lớp 6.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod