Ana içeriğe geç
Sözlük

tatmin ile cümle

tatmin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tipin tatmin edici olmaması üzerinde 1953'te aşamalı olarak hizmetten çekildi.The type proved to be unsatisfactory and was phased out in 1953.
Şirket satışları tatmin edici olarak görülen The Darkness üzerinde çalıştı.The company worked on The Darkness, whose sales were considered satisfactory.
Şirket Take-Two'da tatmin edici bir mali başarı gösteremediği için Mayıs 2006'da kapatıldı.Following a poor financial performance at Take-Two, Indie Built was closed down in May 2006.
"Çünkü siz, kadınları bırakıp da cinsel tatmin için erkeklere yanaşıyorsunuz.Indeed, you approach men with desire, instead of women.
Bilimsel merakının kasırgasını hiçbir şey tatmin edemez, arzularının fırtınalarını dindiremez.Nothing can satisfy the hurricane of her scientific curiosity, nor calm the storms of her desires.
Yaşam istenci, diğer dürtüleri onsuz tatmin etmenin mümkün olmadığı bir düşüncedir.The will to live is a platform without which it would not be possible to satisfy the other drives.
Dernek başkanı olarak hizmetimi zorlu ama çok tatmin edici buldum."[1]I found my service as president of the Society taxing but very, very satisfying."[1]
VIII. Ptolemy, Cyrene için yola çıktı, ancak tatmin olmamıştır.Ptolemy VIII departed for Cyrene, but he was not satisfied.
Bu karar ne köleleri ne de plantasyon sahiplerini tatmin etti.[1]That ruling satisfied neither the slaves nor the plantation owners.[29]
'Biletlerini' sergilemenin boş tatmininden başka bir şey yaşamıyorlar". [3]They have nothing but the empty satisfaction of exhibiting their 'tickets'".[7]
Fizyolojik senkronizasyon ve cinsel tatmin arasındaki ilişkinin ön kanıtı.Preliminary evidence for a relationship between physiological synchrony and sexual satisfaction.
Açıklaması tatmin edici değildi.Seine Erklärung war nicht befriedigend.
Açıklama hiçbir biçimde tatmin edici değil.Die Erklärung ist keineswegs zufriedenstellend.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Die Bevölkerung gab sich aber immer noch nicht zufrieden.
Ancak, karşılanmamaları durumunda müşterilerde tatminsizlik yaratmazlar.Werden sie nicht erfüllt, macht das den Kunden unzufrieden.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Damit war eine für beide Seiten befriedigende Vereinbarung erzielt.
Ama birçok Parlamento üyesi tarafından yine de bu arabulucu teklifi tatmin edici görülmemekteydi.Allerdings schien eine parlamentarische Mehrheit hierfür nicht gesichert.
Böylece dışlama ilkesi tatmin edici bir hal alır.Die Produktion desjenigen Gutes nimmt somit überproportional zu.
Herkes buradaki çalışmalarımızın tatmin edici, hatta çok başarılı olduğunu ifade ediyor.Tout le monde indique que nos travaux sont satisfaisants, ou même très réussis.
Ancak Catherine hiçbir zaman tatmin olmaz ve sevgili seçimi ile ilgili sürekli karar değiştirir.Mais Catherine est éternellement insatisfaite et change sans cesse d'avis sur son choix amoureux.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Cependant, la population n’était toujours pas satisfaite.
Bu sonuç baya tatmin ediciydi.Le résultat fut jugé satisfaisant.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Ces réunions de travail en équipe visent à permettre de parvenir à un accord mutuellement satisfaisant.
Ancak yine de tatmin olmadı ve son olarak American Life adında karar kıldı.Et ne boudons pas notre plaisir s'il opte pour un happy end à l'américaine.
Ama grup bu albümden pek tatmin olmamıştır.Mais elle ne s'est pas trompée avec cet album.
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.Cet emplacement a été choisi pour permettre une évacuation optimale des fumées.
Sonuçtan hiç tatmin olmadı.Él no estaba nada satisfecho con el resultado.
İnsanlar tatmin olmayı öğrenmeli.La gente debe aprender a estar satisfecha.
Yine de çözüm tatmin edici değil.Sin embargo, la solución no es satisfactoria.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Pero los trabajadores no estaban tan satisfechos.
Birçok kişi tarafından yapılan polis araştırması tatmin edici görülmemiştir.La versión oficial del crimen no satisfizo a muchos.
Bu sonuç baya tatmin ediciydi.El resultado fue bastante satisfactorio.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Según la RWA, debe haber un "final emocionalmente satisfactorio y optimista".
Şarkının bu özelliği nedeniyle, şarkının oldukça profesyonel olup hayranlarını tatmin etmesi gerekiyordu.Así que vamos a entrar en tu mente porque esta canción es muy personal a pesar de que es divertida.
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.Esta era una manera fácil de deshacerse de sus adversarios.
Cinsel zevk ve tatmin genelde bu ilişkilerin ana nedenidir.En ambos casos el placer es la principal motivación del comportamiento.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Una Commissione venne incaricata di redigere un accordo accettabile per entrambe le parti.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.I figli non sono contenti, però.
Tekniğin uygulandığı ilk yıllarda elde edilen sonuçlar pek tatminkar değildi.Gli anni successivi al successo giapponese non cominciarono nel migliore dei modi.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Egli non vi credette e disse: «Sono innocente.
Her geçen gün tüketiciler daha da bilinçlenmekte, onları tatmin etmek daha da zorlaşmaktadır.Con l'arrivo degli altri ospiti, tuttavia, tenere nascosta la cosa è sempre più difficile.
Bu uygulamalar sonucunda da iyi bir tatmin, daha iyi programlamayı, daha iyi bir ekipmanı oluşturur.In entrambi i casi c'è bisogno di tempo, strategia e dedizione, oltre che una buona squadra.
Bitmek bilmeyen bir tatminsizliğin var!Вечно ты недоволен!
Bu cevap sizi tatmin eder mi?Вас этот ответ удовлетворяет?
Yahudilerin günlük yaşamı oldukça tatmin ediciydi.Повседневная жизнь евреев приносила им большое удовлетворение.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Кроме того, любовный роман должен иметь «эмоционально удовлетворительный и оптимистичный финал».
Fakat o insanı daha aç yapar/En çok tatmin ettiği zaman."Но при этом он был человек самый пустейший и промотал все свое состояние.
Bu sonuç baya tatmin ediciydi.Результат был вполне удовлетворительным.
Tatmin olmuş, doyuma ulaşmış.Ушёл я из Библа, и достиг я Кедема.
Kişi en az zahmetle en çok tatmine ulaşmaya çalışacaktır, doğası gereği.К тому же, легко впадает в истерику по малейшему поводу.
Kural 1, bu örnekte tatmin edici değil.Итак, класс 1 вычислительно неудовлетворителен.
Sözsel olarak "Make Me..." karşısındakinden cinsel tatmin isteme temalıdır.Лирически «Make Me…» говорит о требовании сексуального удовлетворения.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Тем не менее, иностранцы были довольны.
Sözsel olarak cinsel tatmin isteği işlenmiştir.Право на сексуальное удовольствие.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.قال: وما تصنع؟ قال: أؤمن به، وألقي إليه مقاليد هذا الأمر.
( Azla tatmin olmamaya ve taraflı davranmamaya dikkat edin. )حرص ولا تخون:أي كن حريصًا، يضرب هذا المثل ليكن الإنسان حريصًا دون أن يفترض في ذهنه خيانة غيره له.
Sonuç, ne daha tatmin edici ne de daha trajik oldu." yorumunda bulundu.وكانت النتيجة مثيرة للشفقة وليس مأساوية ".
Ayrıca enzimatik yolla tatminkar şekilde haşıl sökmenin mümkün olmadığı durumlar da vardır.وهناك أيضا خطر أن الخلايا لن تعطي تشخيصا نهائيا.
Savcılara göre Meiwes cinsel tatmin için bu eylemleri gerçekleştirdi.De acordo com os promotores, Meiwes cometeu o ato por prazer sexual.
Ancak yine de tatmin olmadı ve son olarak American Life adında karar kıldı.Mesmo assim, ela não ficou satisfeita com o nome, e decidiu intitular o disco de American Life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod