Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.איך אנו מרגישים, וכך הלאה, כולם ביחד. ומשהו שאולי לא תאהבו,
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.حيث يمكن لشيء لا تحبه انت ولكنك ولانك جائع تأكله لكي تشعر بالشبع
Belki de bazen öylesine aç oluyorsunuz ki sevmediğiniz bir şeyi yemek bile sizi tatmin edebiliyor.お腹が空いていると非常に満足するでしょう 満足というのが重要な点です
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Dla mnie niebo to zaspokojona ciekawość.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.En naar mijn idee is de hemel bevredigde nieuwsgierigheid.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Für mich stellt der Himmel befriedigte Neugier dar.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Iar în viziunea mea Raiul înseamnă curiozitate satisfăcută.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.저한테 천국이란 호기심이 만족된 상태에요
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Pour moi, le Paradis représente toutes les curiosités rassasiées.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Secondo me, il paradiso è soddisfare la curiosità.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Với tôi, thiên đường chính là khi sự tò mò được thỏa mãn
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Y según mi idea, el cielo es curiosidad satisfecha.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Και στη δική μου ιδέα, ο παράδεισος είναι η ικανοποιημένη περιέργεια.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.А моята представа е, че раят е удовлетворено любопитство.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.Для меня рай — это удовлетворённое любопытство.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.ולדעתי, גן עדן הוא סקרנות מסופקת.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.وفكرتي هي أن الجنة هي الفضول المقنع.
Bence cennet, merakın tatmin edilmesidir.天国は とても心地よい雲のようなもので
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Aku keluar dan berburu rusa Norwegia. Apa kau puas?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Ik ga naar buiten en schiet een Noors rendier. Ben je dan tevreden?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Jag går ut och skjuter en norsk ren. Är du nöjd?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Jeg går ud og skyder et norsk rensdyr. Er du så tilfreds?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Kimegyek és lövök egy norvég szarvast. Elégedett vagy?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Saldré a disparar a los renos. ¿Satisfecho?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Θα πάω να κυνηγήσω νορβηγικούς ταράνδους. Ικανοποιημένος;
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Изляза и стреля норвежки северни елени. Доволни ли сте?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?Ще изляза да убия Норвежки елен. Доволни?
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?.אני אלך לצוד איילים ?מרוצה
Ben dışarı çıkıp bir Ren Geyiği vuracağım Tatmin oldun mu?سأخرج لإصطياد الرنة النرويجية . أراضي عن ذلك؟
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.A minha primeira escultura satisfatória foi feita em colaboração com estes pescadores.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Az első elfogadható szobromat ezekkel a halászokkal együtt készítettem el.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.처음으로 만족스롭게 작업한 조각은 여기있는 어부들과 협력하여 만들었습니다.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.La mia prima scultura accettabile è stata fatta in collaborazione con un pescatore.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Ma première sculpture dont je sois contente a été faite en collaboration avec ces pêcheurs.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Má první uspokojivá plastika vznikla ve spolupráci s těmito rybáři.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Meine erste zufriedenstellende Skulptur wurde in Zusammenarbeit mit diesen Fischern geschaffen.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Mijn eerste bevredigende sculptuur is gemaakt in samenwerking met deze vissers.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Mi primera escultura satisfactoria fue elaborada en colaboración con los pescadores.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Moja pierwsza satysfakcjonująca rzeźba powstała we współpracy z tymi rybakami.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Moju prvú uspokojujúcu skulptúru som vytvorila s pomocou týchto rybárov.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Patung pertama saya yang memuaskan dibuat berkolaborasi dengan nelayan-nelayan ini.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Prima mea sculptură mulţumitoare a fost făcută în colaborare cu aceşti pescari.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Tác phẩm điêu khắc ưng ý đầu tiên của tôi được làm với sự cộng tác cùng những ngư dân này.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Το πρώτο ικανοποιητικό γλυπτό μου ήταν σε συνεργασία με αυτούς τους ψαράδες.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Мою першу більш-менш прийнятну скульптуру було створено разом із цими рибалками.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Моя первая удовлетворительная скульптура была создана совместно с этими рыбаками.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.Моята първа задоволителна скуптура беше направена заедно с тези рибари.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.הפסל המספק הראשון שלי נעשה בשיתוף עם הדייגים האלה.
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.كان مجسمي الاول " المقنع " صنع بمساعدة هولاء الصيادين
Benim ilk tatmin edici heykelimi, bu balıkçılarla ortak çalışarak yaptım.初めて満足のいく作品ができました これは自画像で タイトルは
Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Bilmediğim için hiç bu kadar tatmin olmamıştım daha önce. müzikNão sei o que me espera no futuro. ♪ [JULHO DE 2012] ♪
Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Bilmediğim için hiç bu kadar tatmin olmamıştım daha önce. müzikNo sé qué hay a la vuelta de la esquina para mi. ♪ Julio del 2012 ♪
Benliğimi tatmin etmek için değil.Bukan untuk memuaskan kesombonganku
Benliğimi tatmin etmek için değil.Chứ không phải để làm thoả mãn thứ hư ảo đó
Benliğimi tatmin etmek için değil.Nem hiúságból jöttem ide.
Benliğimi tatmin etmek için değil.Nie dla zaspokojenia mojej próżności
Benliğimi tatmin etmek için değil.No para satisfacer mi vanidad.
Benliğimi tatmin etmek için değil.No para satisfacer mi vanidad.
Benliğimi tatmin etmek için değil.Pas pour satisfaire ma vanité.
Benliğimi tatmin etmek için değil.ليس من أجل ارضاء غرورى