Ana içeriğe geç
Sözlük

tasarruf ile cümle

tasarruf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tasarrufun değerini anlamıyor.Tom doesn't understand the value of saving.
Tom sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.Tom deposited some money in his savings account just yesterday.
Zaman tasarrufu yapmak için ne yapmalıyım?What should I do to spare time?
Üniversiteye gidebilmen için tasarruf yap.Save up so that you can go to college.
Tom Mary'nin tüm tasarruflarını dolandırdı.Tom swindled Mary out of all her savings.
Daha fazla tasarruf edin.Save more.
Elektriği tasarruf etmeliyiz.We must save electricity.
Andre bir işi başlatmak için parasını tasarruf ediyor.Andre is saving his money up to start a business.
Tom'un tasarrufları yakında tükenecek.Tom's savings will soon run out.
Neden bir tasarruf hesabı açmıyorsun?Why don't you open a savings account?
Tasarruflarını kaybetme tehlikesi içindesin.You're in danger of losing your savings.
O, hayat tasarruflarını kumarda kaybetti.He gambled away his life savings.
Onu tasarruf ediyorum.I'm saving it.
Tasarruf ediyorum.I've been saving.
O, tasarruflarına bir sürü para yatırdı.He put a lot of money in savings.
Bu ay ne kadar tasarruf yaptık?How much have we saved this month?
Bir kavgada harcanan enerji tasarruf edilmelidir.The energy expended in a fight should be saved.
Senin için bütün zamanımı tasarruf ediyorum.I've been saving all my time for you.
Bunun zaman tasarrufu yapacağını düşündüm.I just thought it would save time.
Sadece burada biraz zaman tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm just trying to save some time here.
Yeni bir bisiklet almak için tasarruf yapıyordum.I was saving up to buy a new bicycle.
Sadece biraz zaman tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm only trying to save some time.
Bunun zaman tasarrufu yapabileceğini düşündüm.I thought it might save time.
Tom'un hiç tasarrufu yok.Tom has no savings.
Tasarruf hesabında ne kadar kaldı?How much is left in your savings account?
Tasarruflarımı bu mağazada yatırım yaptırdım.I have my life savings invested in this store.
Tom tasarruf hesabına üç yüz dolar yatırdı.Tom deposited three hundred dollars in his saving account.
Tom'un bir tasarruf hesabı yok.Tom doesn't have a savings account.
Arabam çok yakıt tasarrufludur.My car gets pretty good gas mileage.
Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.Tom car-pools with friends to save on parking fees in the city.
Ne için tasarruf yapıyorsun?What are you saving up for?
Tom üç yüz dolar tasarruf yaptı.Tom saved up three hundred dollars.
Tom kazandığının %80'i tasarruf eder.Tom saves over 80% of what he earns.
Bira zaman tasarrufu yapmana yardım edeceğim.I'm going to help you save some time.
Tom bir yat almak için para tasarruf ediyor.Tom has been saving up to buy a yacht.
Tom yurt dışına gidebilmek için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money so he can go abroad.
Yeni bir saksafon almak için para tasarrufu yapıyorum.I've been saving up to buy a new saxophone.
Park Street'ten aşağıya doğru giderek çok zaman tasarruf ettik.We saved a lot of time by going down Park Street.
Tom'un önerdiğini yaparsak biraz zaman tasarrufu yapabiliriz.We can save a little time if we do what Tom suggests.
İlk maaşınla başlayan emeklilik için tasarruf et.Save for retirement starting with your first paycheck.
Kulübe gitmeden önce evde önceden içelim, çünkü biraz para tasarruf etmek istiyorum.Let's predrink at home before going to the club, because I would like to save some money.
Önümüzdeki dört yıl boyunca On beş bin milyon euro tasarruf edilmeli.Fifteen thousand million euros must be saved over the course of the next four years.
Tasarruf etmeye başlamak güvenli emekliliğe doğru ilk adımdır.Starting to save is the first step towards a secure retirement.
Enerji tasarrufu yapmak için ışıklardan bazılarını kapattım.I've turned off most of the lights to save power.
Bu, enerji tasarrufu yapmana yardım edecek.It'll help you save energy.
Daha ne kadar tasarruf edebiliriz?How much more can we conserve?
Sanırım tasarruf hesabına biraz daha para yatırmalısın.I think you ought to put more money into your savings account.
Tasarruflar yarın başlar!Savings start tomorrow!
Toptan alırız ve tasarrufları sana veririz.We buy in bulk and pass the savings on to you!
Tom ve Mary her yıl gelirlerinin yarısını tasarruf eder.Tom and Mary save half of their income every year.
O bir ev almak için tasarruf yapıyor.He is saving up to buy a house.
Toptan alışveriş yaparak para tasarrufu yapabilirsin.You could save money by buying in bulk.
Tom bir ev almak için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving up to buy a house.
Orada alışveriş yaparak para tasarruf ettin mi?Did you save money by shopping there?
Birçok insan tasarruflarını kaybetti.Many people have lost their savings.
Şimdi emeklilik için tasarrufa başlaman gerekiyor.You need to start saving for retirement now.
Odadan ayrıldığınız zaman ışıkları kapatırsanız enerjiden tasarruf edebilirsiniz.You can save energy by turning off the lights when you leave a room.
İşsiz olduğum için hiçbir şey tasarruf edemiyorum.Since I'm unemployed, I can't save up anything.
Tom bir işe başlamak için parasını tasarruf ediyor.Tom is saving his money up to start a business.
Deneseydin daha fazla bile tasarruf edebilirdin.If you tried, you could save even more.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod