Ana içeriğe geç
Sözlük

tasarruf ile cümle

tasarruf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
Bay Mitsubishi içki parasını tasarruf etmek için evde içiyor.Mr. Mitsubishi is drinking at home to save his drinking money.
Genel olarak, tasarruflar artıyorlar.Generally speaking, savings are increasing.
Ucuz bir otelde kalarak seyahat giderlerini tasarruf etti.I saved on travelling expenses by staying at a cheap hotel.
Kötü bir gün için tasarruf yapın.Save for a rainy day.
Kara gün için tasarruf edin.Save for a rainy day.
Acil bir durumda tasarruflarınıza baş vurabilirsiniz.In an emergency you can fall back on your savings.
Bu yüzden onları almak için tasarruf yapıyoruz.So we are saving up in order to buy them.
Adam zar zor geçiniyor ve asla bir kuruş bile tasarruf etmiyor.The man lives from hand to mouth and never saves a cent.
Bu, ev hanımı için büyük bir zaman tasarruf aygıtı.This is a great time-saving gadget for the housewife.
Bu makine emekten tasarruf etmemizi sağlıyor.This machine saves us a lot of labor.
Onu bu şekilde yaparsan, birkaç saat tasarruf edebilirsin.If you do it this way, you can save several hours.
Para tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm trying to save money.
Bir gün tasarrufun önemini anlamak için geleceksin.Some day you will come to realize the importance of saving.
Sahip olduğum bütün tasarrufu buna harcadım.I spent all the savings I had on this.
Tasarruf edilen bir peni kazanılan bir penidir.A penny saved is a penny earned.
Nakitin tükenirse bankadaki tasarruflarına baş vurabilirsin.If you run out of cash, you can fall back on your savings in the bank.
Konuşmacı tasarruf ihtiyacı üzerinde stres attı.The speaker laid stress on the need for thrift.
İşimi kaybedersem tasarruflarıma başvurabilirim.I can fall back on my savings if I lose my job.
Yeni bir ev yapmak için tasarruf yapıyoruz.We're saving up to build a new house.
Yeni bir ev yapmak için tasarruf ediyoruz.We're saving up to build a new house.
Tasarruflarım o kadar küçük ki onlar çok fazla dayanmayacak.My savings are so small that they won't last much longer.
Avustralya'ya gidebilmek için tasarruf yapıyorum.I'm saving up so that I can go to Australia.
Tasarruf hesabımda bir sürü param var.I have a lot of money in my savings account.
Zamandan tasarruf etmek için bir bilgisayar kullandım.I used a computer in order to save time.
Zaman tasarrufu yapalım.Let's economize on time.
Bir araba için tasarruf yapıyorum.I'm saving money for a car.
Enerji tasarrufu için ulusal bir kampanya sürüyor.A national campaign for energy saving is underway.
Yeni bir bisiklet istiyorsan tasarruf yapmaya başlasan iyi olur.If you want a new bike, you'd better start saving up.
O, dünyada bir yolculuk yapma niyetiyle parasını tasarruf ediyor.She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
Başkan enerji tasarrufu yapmak için herkesi aradı.The President called on everyone to save energy.
Yaşlı Bay Smith yapabildiği kadar çok para tasarrufu yapıyor.Old Mr Smith is saving as much money as he can.
Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.Fuel economy is a big advantage of this car.
O, yüz dolar tasarruf yaptı.He saved a hundred dollars.
Bütün tasarruflarını bankada tutar.He keeps all his savings in the bank.
Tasarruf hesabına 100 dolar yatırdı.He deposited 100 dollars in his saving account.
O, üniversiteye gitmek için tasarruf yapıyor.He's saving up to go to college.
O, tasarruflarını yararlı şeylere yatırdı.He put her savings to good use.
O, kötü gün için hiç tasarruf yapmaz.He never saves money for a rainy day.
Her ay, kızı için gelirinden on bin yen tasarruf etti.Every month, he saved ten thousand yen out of his income for his daughter.
O, yaşlılığı için para tasarrufu yaptı.He saved money for his old age.
Onlar para tasarrufuyla ilgilenmiyor.They are not interested in saving money.
Bir evi satın almak için onlar paralarını tasarruf ediyorlar.They are saving their money for the purchase of a house.
Onun mutfağı emek tasarrufu yapan cihazlarla donatıldı.Her kitchen is equipped with labor-saving devices.
O, bankadan tüm tasarruflarını çekmek istedi.She intended to withdraw all her savings from the bank.
Her hafta, Bayan Tanaka kötü gün için biraz para tasarruf eder.Each week, Mrs. Tanaka saves a little money for a rainy day.
Ben bir tasarruf hesabı açmak istiyorum.I'd like to open a savings account.
Yaşlılık günlerim için para tasarruf ediyorum.I'm saving money for my old age.
Kimse içeceklerden tasarruf ederek zengin olmadı.Nobody ever got rich by saving on drinks.
O, bir ev satın almak için tasarruf yapıyor.He is saving in order to buy a house.
Para sorunumuz olursa her zaman tasarruflarımızdan bir kısmını harcayabiliriz.If we have money problems we can always dip into our savings.
Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.Tom always flies economy class to save money.
Ekonomi arabalar size tasarruf sağlar.Economy cars save you money.
Evi yalıttığımızdan beri kalorifer yakıtında çok tasarruf yaptık.Since we insulated the house we've saved a lot on heating oil.
Tasarruf hesabımı kapatmayı düşünüyorum.I am thinking of closing my savings account.
Tom bana işini kaybetse bile tasarrufları ile bir süre yaşayabileceğini söyledi.Tom told me that he could live off his savings for a while if he lost his job.
Tom tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.Tom deposited 1,000 dollars in his saving account.
Tom her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.Tom adds a little money to his savings account each month.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom üniversite için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money for college.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod