O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.그래서 미래의 스테이크는 어떤 모습이어야 하는가에 대해 학생들에게 과제가 주어졌습니다,
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Şi astfel, tema studenţilor a fost cum să fie friptura viitorului?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Takže úkol studentů byl: Jak bude vypadat steak zítřka?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Und somit war die Aufgabe an die Studenten: Wie soll das Steak von morgen sein?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.W związku z tym, zadaniem studentów było stworzenie projektu steku przyszłości.
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Y por lo tanto, la asignación para los estudiantes fue, ¿cómo debería ser el filete del mañana?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.И така, задачите на студентите бяха - каква трябва да е пържолата на утрешния ден?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Таким образом, задание для студентов было таким, Как должен выглядеть бифштекс будущего?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.אז המשימה לסטודנטים היתה כיצד ייראה סטייק העתיד?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.ولذلك كانت المهمة للطلاب كيف يجب أن تكون شريحة اللحم في المستقبل؟
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.未来のステーキのあり方です 牛を殺さずに作る肉は 形が決まっていません
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Philippe är ganska oregelbunden... så jag tror inte han är rätt person för just det jobbet, nej.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Philippe e destul de haotic deci cred ca nu ar fi cea mai buna persoana care sa proiecteze motorul, nu.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Philippe er temmelig flakkende, så han bør nok ikke designe motoren, nej.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Philippe es bastante imprevisible, por lo que pienso que no sería la mejor persona para diseñar el motor, no.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Philippe ist ziemlich unberechenbar, er wäre wohl nicht die geeignetste Person, um das Triebwerk zu entwerfen.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Philippe jest dość ekscentryczny, więc nie byłby najlepszą osobą do projektowania silnika.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.RB: 그게, 필립은 변덕이 죽 끓듯 해서 엔진 설계를 맡길 사람은 아니라고 생각했어요.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.RB: O Philippe é muito errático, por isso acho que não seria a melhor pessoa para projetar o motor. CA:
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.RB: Philippe elég csapongó típus, szóval azt hiszem, nem ő lenne a legjobb ember a hajtómű megtervezésére.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.RB: Philippe v tom docela tápe, takže si nemyslím, že by byl tou nejlepší osobou pro navrhování motoru, ne.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.РБ: Філіп часто помиляється, тому, думаю, що він не був би найкращим розробником двигуна.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.Филипп - творческий, но довольно эксцентричный, так что, он не лучший кандидат для работы над двигателем.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.ר.ב.: פיליפ הוא קצת בלתי צפוי, כך שאיני חושב שהוא האדם המתאים לתכנן מנוע, לא.
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.فيليب غريب الأطوار تماما, لذلك إعتقدت أنه لن يكون الشخص الأفضل لتصميم المحرك, لا
RB:Philippe oldukça değişken birisi, bence motoru tasarlamak için en iyi kişi o değil.Hayır.だからエンジン設計向きとはいえない ノーだ CA: 彼は2日前素晴らしいトークをしましたよ
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Anschließend beurteilt ihr den Erfolg und entwickelt neue Verbesserungen.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Apoi, măsurarea impactului şi crearea de noi îmbunătăţiri.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Dernæst, mål effekten og derefter opret nye forbedringer.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Nästa, mäta effekten, och sedan skapa nya förbättringar.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Następnie musimy ocenić ich rezultaty i przejść do tworzenia nowych ulepszeń.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Quindi, misurare l'impatto e apportare nuovi miglioramenti.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Seguidamente, medir o impacto, e logo criar novos progressos.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Selanjutnya, mengukur dampak, dan kemudian menciptakan perbaikan baru.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Sitten, mittaa vaikutus ja toteuta uudet parannukset.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Vervolgens moet u het effect meten en nieuwe verbeteringen aanbrengen.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Y después, por supuesto, repetir. La ventaja de tener un ciclo de SEO ágil está clara.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Оцените их влияние и разработайте новые улучшения.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.Оцініть їх вплив і розробіть нові покращення.
Sonrasında ise,etkiyi hesaplamak ve de yeni gelişimler tasarlamaktır.بعد ذلك يتم قياس التأثير، ثم إنشاء تحسينات جديدة.
Son zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje yeni bir biokütle enerji santrali tasarlamak근래에 끝낸 또 하나의 프로젝트는 바이오매스 발전소를 새롭게 설계하는 일이었습니다.
Son zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje yeni bir biokütle enerji santrali tasarlamakMột dự án được làm rất gần đây
Son zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje yeni bir biokütle enerji santrali tasarlamakUn projet sur lequel nous avons travaillé très récemment :
Son zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje yeni bir biokütle enerji santrali tasarlamakפרוייקט שעבדנו עליו ממש לאחרונה הוא לתכנן תחנת כח חדשה המשתמשת בביומסה --
Son zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje yeni bir biokütle enerji santrali tasarlamakوالمشروع الذي كنا نعمل عليه قريبا جدا هو تصميم محطة طاقة الكتلة الحيوية الجديدة --
Son zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje yeni bir biokütle enerji santrali tasarlamak有機廃棄物を燃料とする バイオマス発電所のデザインです
Tasarlamak istediğim çizim ya da klişe üzerinde düşünüyorum그리고 저는 우리가 하고싶어하는 진부한 표현과 이미지들에 대한 생각과 그리고 저는 우리가 하고싶어하는 진부한 표현과 이미지들에 대한 생각과
Tasarlamak istediğim çizim ya da klişe üzerinde düşünüyorumבחושבי על התדמית או אמרה חבוטה על מה שאנו רוצים לעשות,
Tasarlamak istediğim çizim ya da klişe üzerinde düşünüyorumوأنا أفكر في الصورة أو أصيغ ما أرغب في تنفيذه
Tasarlamak istediğim çizim ya da klişe üzerinde düşünüyorum自分たちは表現手法として どのような言葉を持っているのかという
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,그리고 이걸 디자인하면서 가장 짜릿한 점은 이것이었습니다. 제가 이걸 디자인할 때
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,מה שהיה הכי מרגש עבורי לתכנן את זה היה כאשר תכננתי את התמונה הזאת
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,والأكثر إثارة بالنسبة لي أثناء تصميم هذا، كان،عندما كنت بصدد تصميم هذه الصورة،
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,最も興奮させられたことが 何だったかというと 私はジャーナリストとして
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.E la mia idea per questa mostra di design era di creare un versione fisica di pong, come questo.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Et l'idée que j'ai eue pour cette exposition de design a été de créer un vrai jeu de pong, comme celui-ci.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Iar ideea mea pentru această expoziţie a fost să creez un joc de pong real, ca ăsta.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Ich hatte die Idee, die Ausstellung als echtes Pong-Spiel zu gestalten, wie das hier.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.이 전시기획을 할 때 떠오른 생각은 실제 '퐁' 게임을 만들자는 거였습니다.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Moim pomysłem było stworzenie prawdziwej gry w ponga, takiej jak ta.