İnsanı sürecin içinde tasarlamakla başlayabilirsiniz.Вы можете начать со вписывания человека в этот процесс.
İnsanı sürecin içinde tasarlamakla başlayabilirsiniz.אפשר להתחיל מתכנון שישלב את האדם לתוך התהליך.
İnsanı sürecin içinde tasarlamakla başlayabilirsiniz.تستطيع البدء بإدخال الإنسان بالعملية.
İnsanı sürecin içinde tasarlamakla başlayabilirsiniz.コンピュータを前提とした解決方法ではなく
(Kahkaha) İkinci yaklaşım ise eğitimin kendisini yeniden tasarlamak. Bu, en karmaşık olanı.Ez a konkrét építése továbbfejlesztett tereknek, anyagoknak és élményeknek a tanárok és diákok számára.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Aby przyciągnąć gości, trzeba zaprojektować i wyprodukować pakiet komunikacyjny.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.참가자를 늘리려면 홍보 수단을 고안하고 만들어내야 합니다:
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Para atraer invitados, tendrás que diseñar y producir un paquete de comunicaciones.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Para atrair convidados, terá que projetar e produzir um pacote de comunicações.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Pour attirer des invités, vous devrez concevoir et produire un paquetage de communication.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Um Zuschauer anzuziehen, sollten Sie ein Werbepaket schnüren:
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Για να προσελκύσετε επισκέπτες, θα πρέπει να βγάλετε ένα επικοινωνιακό πακέτο.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.Чтобы привлечь гостей, нужно разработать и изготовить информационный пакет.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.על מנת למשוך אורחים, תצטרכו לעצב ולהפיק חבילת תקשורת.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.لجذب الضيوف، سيتوجب عليك تصميم وإنتاج حزمة اتصالات.
Konuklarınızı çekmek için, iletişim paketleri üretmek ve tasarlamak durumundasınız.参加者が自ら印刷し持ち込む メールでの招待状
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.A könyvtáron kívül pedig olyan helyet akartam létrehozni, ahol művelhetitek az elméteket.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.A venku před knihovnou jsem chtěla udělat místo kde bychom rozvíjeli naší mysl.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Bên ngoài thư viện, Tôi muốn tạo nên một nơi để khai thác tâm tư các bạn.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Buiten de bibliotheek wilde ik een plek maken om de geest te cultiveren.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Dan di luarnya saya ingin membuat tempat untuk menanam pikiran Anda
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.E fora da biblioteca, quis criar um lugar para cultivar a vossa mente.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.E fuori dalla biblioteca, volevo che ci fosse un luogo in cui nutrire la mente.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Et devant la bibliothèque, je voulais faire un endroit pour cultiver votre esprit.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Fuera de la biblioteca quería tener un lugar para el cultivo de la mente.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.În exteriorul bibliotecii am vrut să fac un loc unde să ne cultivăm minţile.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.도서관의 외부에 저는 여러분의 마음을 가꿀 공간을 만들고 싶었습니다 도서관의 외부에 저는 여러분의 마음을 가꿀 공간을 만들고 싶었습니다
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Na zewnątrz biblioteki, chciałam stworzyć miejsce kultywacji myśli.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Und ausserhalb der Bibliothek wollte ich einen Platz schaffen um den Geist zu kultivieren.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.V exteriéri knižnice som chcela vytvoriť miesto na kultiváciu mysle.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Έξω από τη βιβλιοθήκη ήθελα να δημιουργήσω ένα χώρο για την καλλιέργεια του μυαλού.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.А отвън на библиотеката, исках да направя място за култувиране на ума.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Назовні бібліотеки я хотіла створити місце, де можна розвивати свідомість.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Снаружи библиотеки я хотела создать место, где можно развивать сознание.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.ומחוץ לספריה, רציתי ליצור מקום להעשיר את הנפש.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.وخارج المكتبة أردت أن أقيم مكانًا لإثارة العقول
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.心の糧となるような場所が欲しかったので 題名に果実という言葉を含む
Mühendisler kullanılamaz hale gelecek ürünler tasarlamak hakkında nasıl hisseder?Jak se s tím asi vyrovnávají inženýři, když konstruují věci, které se porouchávají?
Mühendisler kullanılamaz hale gelecek ürünler tasarlamak hakkında nasıl hisseder?Πώς αισθάνονται οι μηχανικοί όταν σχεδιάζουν προϊόντα με σκοπό να χαλάσουν;
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Er beendete seine Arbeit nicht mit dem Versuch, die beste aller Zugreisen zu gestalten.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Hij hield het niet bij gewoon de beste treinreis proberen te ontwerpen.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Il ne s'est pas contenté d'essayer de concevoir le meilleur voyage en train.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.그저 최상의 기찻길을 디자인하는 것으로 그치지 않았죠.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Nem állt meg ott, hogy megpróbálja megtervezni a lehető legjobb vasútvonalakat.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Neskončil len pri pokusoch navrhnúť najlepšiu železničnú cestu.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Nie zatrzymał się na próbie zaprojektowania najlepszej podróży koleją
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Non si è fermato solo al design per creare il miglior viaggio in treno.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.No paró con solo intentar diseñar el mejor viaje en ferrocarril.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Nu s-a oprit doar la incercarea de a proiecta cea mai buna calatorie pe calea ferata.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Не спира само до опита да проектира най-доброто пътуване по релси.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.Он не остановился на попытках улучшить путешествия поездом.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.לייצור את מסע הרכבת הטוב ביותר.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.فقط بتصميم أفضل رحلة على متن قطار
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.彼は乗客がロンドンで列車に乗って
O yüzden makineleri tasarlamak için küresel işbirliğinin gücünü kullanıyoruz.Por tanto, utilizamos el poder de la colaboración global para diseñar estas máquinas.
O yüzden makineleri tasarlamak için küresel işbirliğinin gücünü kullanıyoruz.Мы пользуемся силой мирового сотрудничества для создания машин.
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.A diákok feladata tehát az volt, hogy milyen lesz a jövő steakje.
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Dus was de opdracht aan de studenten: hoe zou het vlees van morgen er uit moeten zien?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.E quindi, il compito per gli studenti era: che aspetto dovrebbe avere la bistecca di domani?
O yüzden, öğrencilerin ödevi, yarının bifteği nasıl olmalı, onu tasarlamaktı.Et donc, le projet des étudiants était, Comment devrait être le steak de demain ?