Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Идеята беше да се създадат няколко самодвижещи се пейки в главната изложбена зала.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.והרעיון היה ליצור מספר ספסלים שזזים מעצמם בחדר התצוגה הראשי.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.والفكره أن ابتدع بعض المقاعد ذاتيه الحركه في غرفه العرض الرئيسيه.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.設置するのです 動くベンチがゲームの玉になります
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Ed ho provato a progettare una sorta di canarino.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Et j'ai essayé de concevoir un genre de canari.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.저도 카나리아같은 걸 디자인해보려 했죠.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Próbowałem zaprojektować swego rodzaju kanarka.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Şi am încercat să proiectez un fel de canar.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Und ich versuchte, eine Art Kanarienvogel zu entwerfen.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Y traté de diseñar una especie de canario.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Και προσπάθησα να σχεδιάσω ένα είδος καναρινιού.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.И я решил создать некое подобие такой канарейки.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.Опитах се да проектирам един вид канарче.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.וניסיתי לעצב סוג של קנרית.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.حاولت أن أصمم هذا النوع من الكناري.
Ve kanarya gibi bir şey tasarlamayı denedim.デザインしてみました アンドレアです
Ve öyle de yaptım. Onları tek tek yeniden tasarlamaya başladık.1面が我々の特徴となりました
Ve öyle de yaptım. Onları tek tek yeniden tasarlamaya başladık.그래서 하나씩 새로 디자인 했습니다.
Ve öyle de yaptım. Onları tek tek yeniden tasarlamaya başladık.Thế là chúng tôi bắt tay vào thiết kế lại chúng, từng chút một.
Ve öyle de yaptım. Onları tek tek yeniden tasarlamaya başladık.וזה מה שעשיתי. התחלנו לעצב אותם מחדש, אחד-אחד.
Ve öyle de yaptım. Onları tek tek yeniden tasarlamaya başladık.وذلك ما فعلت. قمنا بإعادة تصميمهم، واحدة تلو الأخرى
Ve son olarak, bence artık -- bu neredeyse kabul edilemez bir şey -- geleceği tasarlamaya başlamalıyız.그리고 마지막으로 받아들이기 힘들지만 우리는 미래를 디자인 해야 합니다.
Ve son olarak, bence artık -- bu neredeyse kabul edilemez bir şey -- geleceği tasarlamaya başlamalıyız.ולבסוף, חושבני שעלינו לעשות משהו -- כמעט שלא מקובל לומר זאת -- שהוא, להתחיל לתכנן את העתיד.
Ve son olarak, bence artık -- bu neredeyse kabul edilemez bir şey -- geleceği tasarlamaya başlamalıyız.歓迎されない発言だろうが - つまり 我々は未来の設計を始めなければならない 我々が未来を選ぶことはできない、しかし。その方向を決めることはできる
Ve şunu biliyoruz ki 30 seneyi, 50 seneyi tasarlamak fazla anlam ifade etmiyor.그리고 우리는 30년, 50년을 생각 하는것이 말이 안된다는 것을 알고 있습니다.
Ve şunu biliyoruz ki 30 seneyi, 50 seneyi tasarlamak fazla anlam ifade etmiyor.Podemos senti-la. E sabemos que não faz lá muito sentido pensar em daqui a 30, 50 anos.
Ve şunu biliyoruz ki 30 seneyi, 50 seneyi tasarlamak fazla anlam ifade etmiyor.Podemos sentirlo.
Ve şunu biliyoruz ki 30 seneyi, 50 seneyi tasarlamak fazla anlam ifade etmiyor.ואנחנו יודעים שזה פשוט לא כל כך הגיוני לעסוק בניתוח 30, 50 שנים קדימה
Ve şunu biliyoruz ki 30 seneyi, 50 seneyi tasarlamak fazla anlam ifade etmiyor.ونعلم أن ذلك لايبدوا منطقياً كلية عند التفكير في 30 أو 50 سنة
Ve şunu biliyoruz ki 30 seneyi, 50 seneyi tasarlamak fazla anlam ifade etmiyor.知っているからです 全てが大きく変わるのが目に見えているのに
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Am învăţat că era nevoie de reproiectarea cursurilor.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.E quello che abbiamo imparato è che dovevamo pensare a come riorganizzare i corsi.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Et ce que nous avons appris c'est qu'il fallait réfléchir à la refonte des cours.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.교육 과정을 재설계의 필요성을 깨닫고
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Lo que aprendimos fue que se necesitamos pensar sobre el rediseño de los cursos.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Nauczyliśmy się, że trzeba zmodyfikować programy studiów.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Og det vi lærte var at vi skulle tænke over at ændre kurserne.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.O que aprendemos foi que tínhamos de pensar em reestruturar as cadeiras.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Rájöttünk arra, hogy újra kell terveznünk a kurzusokat.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Và thứ mà chúng tôi học được là chúng tôi cần phải nghĩ lại về việc thiết kế lại quá trình học
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.We zagen in dat cursussen herwerkt moesten worden.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Wir lernten dadurch, woran wir bei der <br/>Neukonzeption der Kurse denken mussten.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Και αυτό που μάθαμε είναι πως χρειάζεται να σκεφτούμε τον ανασχεδιασμό μαθημάτων.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.Завдяки їй ми зрозуміли, що повинні переробити певні курси.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.ומה שלמדנו הוא שאנחנו צריכים לחשוב על עיצוב מחדש של הקורסים.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.وما تعلمناه كان أننا نحتاج الى إعادة تصميم المقررات التعليمية.
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.そこで化学 物理学の授業を 見直しました
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.A když jsem začal navrhovat, zjistil jsem o sobě zvláštní věc.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.A keď som začal dizajnovať, zistil som o sebe zvláštnu vec.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Când am început să fac design, am descoperit un lucru ciudat despre mine.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.En toen ik begon met ontwerpen ontdekte ik iets geks over mijzelf.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.E quando ho cominciato a progettare, ho scoperto una cosa strana su me stesso.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.És amikor elkezdtem tervezni, egy érdekes dolgot fedeztem fel magamban.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Et quand je me suis lancé dans le design, j'ai découvert une chose étrange à propos de moi-même.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Kiedy zacząłem projektować, odkryłem dziwną rzecz o sobie.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Och när jag började designa, så upptäckte jag något märkligt om mig själv.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Quando comecei a fazer projetos, descobri um coisa estranha sobre mim.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Und als ich mit dem Gestalten anfing, habe ich etwas Sonderbares über mich selbst entdeckt.
Ve tasarlamaya başladığımda, Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.Και όταν άρχισα να σχεδιάζω, ανακάλυψα ένα παράξενο πράγμα για τον εαυτό μου.