Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.Şi ne-a invitat să venim de la MIT şi să facem interfeţele care vor apărea în film.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.Và mời chúng tôi ra khỏi MIT và thiết kế các giao diện sẽ xuất hiện trên phim.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.Y nos invitó a salir del MIT y diseñar las interfaces que aparecerían en la película.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.И ни покани да дойдем от МТИ и да направим дизайн на интерфейсите, които щяха да се появяват в този филм.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.Он пригласил нас приехать из MIT и разработать интерфейсы, которые появятся в том фильме.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.והזמין אותנו לבוא מ-MIT ולתכנן את הממשק שיופיע בסרט הזה.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.وقام بدعوتنا لنأتي من MIT ونقوم بتصميم تلك الواجهات التي ستظهر في ذلك الفيلم.
Ve bizden MIT'den çıkmaya ve filmde kullanılan arayüzleri tasarlamaya davet etti.映画に出てくるインタフェースを デザインさせたのです 素晴しいのは
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.E la mia idea per questa mostra di design era di creare un versione fisica di pong, come questo.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Et l'idée que j'ai eue pour cette exposition de design a été de créer un vrai jeu de pong, comme celui-ci.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Iar ideea mea pentru această expoziţie a fost să creez un joc de pong real, ca ăsta.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Ich hatte die Idee, die Ausstellung als echtes Pong-Spiel zu gestalten, wie das hier.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.이 전시기획을 할 때 떠오른 생각은 실제 '퐁' 게임을 만들자는 거였습니다.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Moim pomysłem było stworzenie prawdziwej gry w ponga, takiej jak ta.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Y mi idea para esta exposición de diseño era crear un juego pong como éste.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.Η ιδέα μου για την έκθεση ήταν να δημιουργήσω ένα αληθινό παιχνίδι αντισφαίρισης όπως αυτό.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.А моята идея за това дизайнерско изложение беше да създам реална игра на тенис на маса като тази.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.И я решил оформить пространство, воссоздав видеоигру "Pong" в реальном мире.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.והרעיון שלי לתערוכת העיצוב היה ליצור משחק פונג אמיתי, כמו זה.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.وفكرتي لهذا المعرض التصميمي كانت أن أبتدع لعبه كره طاوله حقيقيه، كهذه.
Ve bu fuar için benim fikrim şunu tasarlamaktı gerçek bir pong oyunu, işte bunun gibi.リアルに再現する アイデアを思い付きました メインの展示ルームに いくつか 勝手に動き回るベンチを
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.A použil to k designu tohoto solárního panelu.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.A využil to pri dizajne solárnych panelov.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Dan ia menggunakannya untuk mendesain array surya ini.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Ele usou isso para desenhar este painel solar.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.E l'ha usato per progettare questo impianto fotovoltaico.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Er nutzte es, um dieses Solarsegel zu entwickeln.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Hij gebruikte het om dit zonnepaneel te maken.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Il l'a utilisé pour concevoir ce panneau solaire.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.I użył jej do zaprojektowania tych paneli słonecznych.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.지금 보시는 태양열 집열기 설계에 사용했습니다.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Majd napelemeknél használta fel.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Şi l-a folosit pentru a proiecta această arie de celule solare.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Và ông ta dùng nó để thiết kế tấm pin mặt trời.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Y lo utilizó para diseñar este panel solar.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Z njim je ustvaril ta solarni zbiralec.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.Και το χρησιμοποίησε για να σχεδιάσει αυτή την ηλιακή συστοιχία.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.И го използвал, за да проектира тези слъчеви панели.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.И он использовал этот дизайн, чтобы создать солнечную батарею.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.הוא השתמש בו כדי לתכנן את הלוח הסולארי הזה.
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.واستخدمه لتصميم مجموعة شمسية
Ve bunu bu solar diziyi tasarlamak için kullandı.これは芸術表現ですが、1995年に日本の望遠鏡になって
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.In definitiva, ecco come, dopo qualche alto e basso, ho finito con l'ideare la sedia che sto per mostrarvi.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.I w końcu, po kilku wzlotach i upadkach, ukończyłem projektowanie krzesła, które wam pokażę.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.궁극적으로 이러한 접근 방식은 여러 질곡을 지나서 지금 보여드릴 이 의자로 귀결되게 되었습니다.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.Tôi cuối cùng ổn dịnh với việc thiết kế ghế mà tôi sẽ cho bạn thấy ngay đây.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.Zo, uiteindelijk, na wat voor- en tegenspoed, heb ik de stoel ontworpen, die ik je ga laten zien.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.Και έτσι, τελικά, μετά από κάποια σκαμπανεβάσματα, κατέληξα να σχεδιάσω την καρέκλα που θα σας παρουσιάσω.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.וזו הייתה הדרך, בסופו של דבר, אחרי מספר עליות ומורדות, עצבתי את הכסא שאני מתכוון להציג לכם.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.ذلك كان المنهج, في نهاية المطاف بعد بعض النجاحات والاخفاقات, انتهيت الى تصميم المقعد الذي ساعرضه عليكم.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.試行錯誤の末 ご覧に入れる椅子をデザインすることになったのです 付け加えるならば
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Chciałem stworzyć poruszające się ławki w głównej hali wystawowej.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.E l'idea era di creare delle panchine che si muovessero da sole nella sala principale della mostra.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Et l'idée était de créer des bancs auto-moteurs dans la salle principale d'exposition.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Iar ideea a fost să creez câteva bănci mobile în sala principală a expoziţiei.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.주 전시실에 스스로 움직이는 벤치를 만들자는 아이디어였습니다.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Mi intención era crear algunos escaños vivientes en la sala principal de la exposición.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Wir wollten ein paar Bänke bauen, die sich im Hauptraum der Ausstellung von allein bewegten.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Η ιδέα ήταν να δημιουργήσω μερικούς αυτοκινούμενους καναπέδες στο κύριο δωμάτιο της έκθεσης.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Для этого я решил поставить в зале несколько самодвижущихся скамей.