Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.Saatnya mulai merancang untuk telinga kita.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.Ya es hora de comenzar a diseñar pensando en los oídos.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.Είναι καιρός να ξεκινήσουμε να σχεδιάζουμε για την ακοή.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.Влеме е да започнем да проектираме за ушите.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.Прийшов час проектувати для наших вух.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.Пришло время начать проектировать и для наших ушей.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.זה הזמן להתחיל לתכנן בשביל האזניים שלנו.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.لقد حان الوقت لنصمّم مع مراعاة الأذنين.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.ありがとうございました(拍手)
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.A könyvtáron kívül pedig olyan helyet akartam létrehozni, ahol művelhetitek az elméteket.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.A venku před knihovnou jsem chtěla udělat místo kde bychom rozvíjeli naší mysl.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Bên ngoài thư viện, Tôi muốn tạo nên một nơi để khai thác tâm tư các bạn.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Buiten de bibliotheek wilde ik een plek maken om de geest te cultiveren.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Dan di luarnya saya ingin membuat tempat untuk menanam pikiran Anda
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.E fora da biblioteca, quis criar um lugar para cultivar a vossa mente.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.E fuori dalla biblioteca, volevo che ci fosse un luogo in cui nutrire la mente.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Et devant la bibliothèque, je voulais faire un endroit pour cultiver votre esprit.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Fuera de la biblioteca quería tener un lugar para el cultivo de la mente.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.În exteriorul bibliotecii am vrut să fac un loc unde să ne cultivăm minţile.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.도서관의 외부에 저는 여러분의 마음을 가꿀 공간을 만들고 싶었습니다 도서관의 외부에 저는 여러분의 마음을 가꿀 공간을 만들고 싶었습니다
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Na zewnątrz biblioteki, chciałam stworzyć miejsce kultywacji myśli.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Und ausserhalb der Bibliothek wollte ich einen Platz schaffen um den Geist zu kultivieren.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.V exteriéri knižnice som chcela vytvoriť miesto na kultiváciu mysle.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Έξω από τη βιβλιοθήκη ήθελα να δημιουργήσω ένα χώρο για την καλλιέργεια του μυαλού.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.А отвън на библиотеката, исках да направя място за култувиране на ума.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Назовні бібліотеки я хотіла створити місце, де можна розвивати свідомість.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.Снаружи библиотеки я хотела создать место, где можно развивать сознание.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.ומחוץ לספריה, רציתי ליצור מקום להעשיר את הנפש.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.وخارج المكتبة أردت أن أقيم مكانًا لإثارة العقول
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.心の糧となるような場所が欲しかったので 題名に果実という言葉を含む
Madem herkes 3D deyip duruyor, Ben 3D'den farklı bir şey tasarlamayı planlıyorumAangezien iedereen altijd 3D, 3D zegt, ben ik van plan om iets anders te doen dan 3D
Madem herkes 3D deyip duruyor, Ben 3D'den farklı bir şey tasarlamayı planlıyorumAvand in vedere ca toata lumea spune 3D, 3D, planuiesc sa fac ceva diferit de 3D.
Madem herkes 3D deyip duruyor, Ben 3D'den farklı bir şey tasarlamayı planlıyorumDa jeder 3D immer wieder sagt, will ich was anderes als 3D machen
Madem herkes 3D deyip duruyor, Ben 3D'den farklı bir şey tasarlamayı planlıyorumPuisque tout le monde parle de 3D, 3D, je compte faire quelque chose différent du 3D.
Madem herkes 3D deyip duruyor, Ben 3D'den farklı bir şey tasarlamayı planlıyorumΑφού όλοι τους λένε συνέχεια 3D, 3D, σχεδιάζω να κάνω κάτι διαφορετικό από το 3D.
Madem herkes 3D deyip duruyor, Ben 3D'den farklı bir şey tasarlamayı planlıyorumТак как все всегда говорят 3D, 3D, я собираюсь сделать что-то, от 3D отличающееся.
Maya gibi bir şey tasarlamaya benziyor.디자인하는 것 같죠.
Maya gibi bir şey tasarlamaya benziyor.רק שילד בן 8 יכול להשתמש בה.
Maya gibi bir şey tasarlamaya benziyor.يمكن استخدامها من عمر ثماني سنوات.
Mühendisler kullanılamaz hale gelecek ürünler tasarlamak hakkında nasıl hisseder?Jak se s tím asi vyrovnávají inženýři, když konstruují věci, které se porouchávají?
Mühendisler kullanılamaz hale gelecek ürünler tasarlamak hakkında nasıl hisseder?Πώς αισθάνονται οι μηχανικοί όταν σχεδιάζουν προϊόντα με σκοπό να χαλάσουν;
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Akkor meg kell tervezzük az oktatás jövőjét.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Así que tenemos que diseñar un futuro para el aprendizaje.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Deci trebuie să proiectăm un viitor proces de învățare.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Dlatego musimy odmienić przyszłość edukacji.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Donc il faut qu'on conçoive un futur pour l'apprentissage.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Dus moeten we een toekomst voor het leren ontwerpen.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Então precisamos de projetar o futuro da aprendizagem.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Jadi kita perlu untuk mendesain pembelajaran masa depan.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Joten meidän täytyy suunnitella oppimisen tulevaisuus.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.그래서 교육의 미래를 설계할 필요가 있습니다.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Proto musíme vytvořit budoucnost učení.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Quindi dobbiamo ideare un futuro per l'apprendimento.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Takže potrebujeme navrhnúť budúcnosť pre učenie sa.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Thế nên chúng ta cần thiết kế cho tương lai của việc học tập.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Wir müssen also eine Zukunft für das Lernen gestalten.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Χρειάζεται επομένως να σχεδιάσουμε το μέλλον της μάθησης.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.И така, необходимо е да проектираме бъдеще за обучението.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Отож, ми мусимо створити майбутнє освіти.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.Тогда нам нужно самим создать будущее обучения.