Ana içeriğe geç
Sözlük

tasarlama ile cümle

tasarlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu şartlara uygun bir yapay ayak tasarlamanız gerekiyor.חייבים לעצב רגל מלאכותית עבור תנאים אלה.
Bu şartlara uygun bir yapay ayak tasarlamanız gerekiyor.فعليك ان تقوم بتصميم قدماً اصطناعيه تلائم هذه الظروف
Bu şartlara uygun bir yapay ayak tasarlamanız gerekiyor.簡単なことではありません
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?Como impacta tu capacidad de trabajar o ver un futuro, o prosperar en vez de solo sobrevivir?
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?그 일이 당신이 일하는 능력이나 미래를 보는 능력, 또는 그저 '생존'이 아닌, 잘 살 수 있는 능력에 어떤 영향을 미칠까요?
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?איך זה משפיע על יכולתכם לעבוד, לדמות לעצמכם עתיד, או לשגשג בניגוד לסתם לשרוד?
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?كيف ستتأثر قدرتك على العمل، أو إستشراف المستقبل، أو الإزدهار بدلاً عن البقاء على قيد الحياة؟ ما أعتقده هو
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?人生を歩む能力にどんな影響を及ぼすでしょう? 女性の安全と尊厳を確保する方法を見つけられれば
Canayakın görünüşlü. Biraz yangın musluğu tasarlamak gibi birşey, ve kolayca hizmet edebilir olmalı:C'est un peu comme concevoir une bouche d'incendie, ça doit être facilement en état de marche :
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuAnak-anak ini merancang percobaan ini, dan -- baiklah, permainan ini -- dan,
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuCopiii au proiectat acest experiment, adică joc.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuDe kinderen begonnen eraan en ontwierpen dit experiment, dit spel.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuDie Kinder zogen los und entwarfen das Experiment oder auch Spiel.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuDonc, les enfants se sont lancés et ils ont conçu cette expérimentation, et donc -- bon, le jeu -- et donc
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunu그건 게임이었어요. 아이들은 나아가 이런 실험을 계획했습니다. 그래서.. 게임이에요, 그래서
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunulà một trò chơi. Và bọn trẻ đã ra tay và thiết kế thực nghiệm này, và vậy đấy -- một trò chơi -- và như thế,
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuLos niños diseñaron este experimento y así --bueno, este juego--
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuPor isso, os miúdos foram desenhar esta experiência, e — bem, jogo — e,
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuTakže deti vymysleli experiment, tento experiment, čiže, hru.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuΤα παιδιά ξεκίνησαν να σχεδιάζουν αυτό το πείραμα --ή μάλλον παιχνίδι--.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuДецата проектираха този експеримент и - игра - и
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuשזה בעצם משחק. אז הילדים הלכו ותכננו את הניסוי הזה, וכך- טוב, המשחק- וכך,
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuوهي لعبة. فقام الأطفال بتصميم هذه التجربة، وهكذا -- حسنا، هي لعبة -- وهكذا،
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunu子どもたちが この実験ならぬ ゲームをデザインしました エイミー
Çünkü başarılı objeler tasarlamanın en iyi yolu왜냐하면, 이전에 존재 한적 없는
Çünkü başarılı objeler tasarlamanın en iyi yoluמפני שהדרך הטובה ביותר לעצב אובייקט מוצלח --
Çünkü başarılı objeler tasarlamanın en iyi yoluلأنها أفضل طريقة لتصميم شيء ناجح --
Çünkü başarılı objeler tasarlamanın en iyi yolu今まで無かった物を作り出す最善の方法は
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.A po drugie zaprojektowanie obiektu tak, żeby był to produkt dla konsumenta, a nie narzędzie badawcze.
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.De tweede was om het ding zo te ontwerpen dat het een verbruiksgoed was en geen onderzoeksinstrument.
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.Deux, concevoir l'objet lui-même et s'assurer qu'il serait vendable et pas seulement un outil de recherche.
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.그리고 두번째 프로젝트는 바로 오브젝트를 디자인해서 소비자의 제품이지 리서치 도구가 아니게 디자인하는 것이였습니다.
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.והשני היה לתכנן את החפץ ולדאוג שהוא יהיה מוצר צרכני ולא כלי מחקר.
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.والمشروع الآخر هو تصميم السمكة نفسها والتأكد من أنها منتج يصلح للمستهلك وليست أداة بحثية.
Diğeri ise objeyi tasarlamaktı ve bunun kullanıcı ürünü olması, araştırma aracı olmamasından emin olmaktı.大事なのはこれは消費者向けの製品で 調査機器ではないということです 我々はこのプロジェクトに長い時間をかけ --
Doğa'nın bizim için tasarlamadığı bir dünya içerisinde nasıl düşünmeliyiz.이 부자연스러운 세상에서 우리가 어떻게 살아가야할지 말해줍니다.
Doğa'nın bizim için tasarlamadığı bir dünya içerisinde nasıl düşünmeliyiz.איך עלינו לחשוב בעולם שהטבע לא תכנן עבורנו.
Doğa'nın bizim için tasarlamadığı bir dünya içerisinde nasıl düşünmeliyiz.كيف ينبغي أن نفكر في عالم فيه لم تصممنا الطبيعة بتاتاً.
Doğa'nın bizim için tasarlamadığı bir dünya içerisinde nasıl düşünmeliyiz.だからこそ 私達はその贈物を使うのが苦手で-
Doğrusu bizler şimdi oturup bilgisayarda türler tasarlamaya çalışıyoruz.현재 개발중인 실제 유전자 디자인 프로그램의 화면 스냅샷입니다.
Doğrusu bizler şimdi oturup bilgisayarda türler tasarlamaya çalışıyoruz.la care lucrăm, pentru a putea să ne așezăm și să lucrăm la aceste specii în calculator.
Doğrusu bizler şimdi oturup bilgisayarda türler tasarlamaya çalışıyoruz.leülni és fajokat tervezni számítógépen.
Doğrusu bizler şimdi oturup bilgisayarda türler tasarlamaya çalışıyoruz.שאנחנו עובדים עליה כדי שנוכל למעשה לשבת ולתכנן מינים על המחשב
Doğrusu bizler şimdi oturup bilgisayarda türler tasarlamaya çalışıyoruz.التي نعمل عليها للتمكن من الجلوس وتصميم كائنات على الكمبيوتر.
Doğrusu bizler şimdi oturup bilgisayarda türler tasarlamaya çalışıyoruz.椅子に座りながら取り組むことができるものです その生物種が実際どのような姿となるのかは、分かりかねますが
Dolayısıyla, müdahale tasarlama ve değerlendirme sürecinde olumsuz etki oluşması riski iyi düşünülmelidir.Preto by sa pri navrhovaní a hodnotení intervencií mali dôkladne zvážiť riziká negatívnych účinkov.
Dolayısıyla, müdahale tasarlama ve değerlendirme sürecinde olumsuz etki oluşması riski iyi düşünülmelidir.Stąd przy projektowaniu i ocenianiu działań należy starannie rozważyć ryzyko
Dolayısıyla, müdahale tasarlama ve değerlendirme sürecinde olumsuz etki oluşması riski iyi düşünülmelidir.V některých zemích může být zapojen rovněž soukromý sektor, hlavně do ústavního léčení.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›A neutiskujte vdovy a siroty, pohostína a chudobného a nemyslite nikto zlého na svojho brata vo svojom srdci.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›과부와 고아와 나그네와 궁핍한 자를 압제하지 말며 남을 해하려하여 심중에 도모하지 말라 하였으나
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›og undertrykk ikke enker og farløse, fremmede og arminger, og tenk ikke ut ondt mot hverandre i eders hjerte!
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›undertryk ikke Enker og faderløse, fremmede og nødlidende og tænk ikke i eders Hjerter ondt mod hverandre!
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›вдовы и сироты, пришельца и бедного не притесняйте и зла друг противдруга не мыслите в сердце вашем.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›ואלמנה ויתום גר ועני אל תעשקו ורעת איש אחיו אל תחשבו בלבבכם׃
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›ولا تظلموا الارملة ولا اليتيم ولا الغريب ولا الفقير ولا يفكر احد منكم شرا على اخيه في قلبكم.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›不 可 欺 壓 寡 婦 、 孤 兒 、 寄 居 的 、 和 貧 窮 人 . 誰 都 不 可 心 裡 謀 害 弟 兄
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›不可欺壓寡婦 、 孤兒 、 寄居 的 、 和貧 窮人 . 誰都 不 可心 裡謀 害 弟兄
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.Először e bolygó történelmében képesek vagyunk közvetlenül organizmusokat tervezni.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.이 행성의 역사상 최초로 우리는 유기체를 직접 설계할 수 있게 되었습니다.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.Lần đầu tiên trong lịch sử của hành tinh này, chúng ta có khả năng thiết kế các sinh vật một cách trực tiếp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod