Tom'un Mary'ye bakma tarzını gördün mü?Did you see the way Tom was looking at Mary?
Tom'un bana bakma tarzını gördün mü?Did you see the way Tom looked at me?
Tom'un sana bakma tarzını gördün mü?Did you see the way Tom was looking at you?
Tom'un tuhaf bir konuşma tarzı var.Tom has a strange way of talking.
Tom'un şarkı söyleme tarzını seviyorum.I like the way Tom sings.
Tom çok savurgan bir yaşam tarzı sürdürüyor.Tom lives a very lavish lifestyle.
Tom'un dans etme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom danced.
Onların tarzları farklıdır.Their styles are different.
Yazım tarzını beğeniyorum.I like your writing style.
Tom'un tarzını seviyorum.I like Tom's style.
Tom ve Mary'nin onu yapma tarzını beğeniyorum.I like how Tom and Mary did that.
Yaşam tarzımı değiştirmeye nasıl cesaret edersin!How dare you criticize my way of life!
Yaşama tarzım bu.That's how I live.
Onun hepsi ona bakma tarzımıza bağlı.It all depends on the way we look at it.
Onu yapma tarzın yanlıştı.How you did that was wrong.
Bu gerçekten onun yaşam tarzı değildi.This really wasn't his lifestyle.
Tom'un şarkı söyleme tarzından hoşlanmıyorum.I don't like the way Tom sang.
Tom'un onu yapma tarzını beğenmiyorum.I don't like the way Tom does that.
Tom'un bunu yapma tarzını sevmedim.I didn't like the way Tom did that.
Ben bunu senin tarzınla yaptım.I did it your way.
Tom davranılma tarzından memnun değildi.Tom wasn't happy with the way he was being treated.
Tom'un sana bakma tarzını hâlâ hatırlıyorum.I still remember the way Tom used to look at you.
Tom onların ona davranma tarzından şikayet etti.Tom complained about the way they treated him.
Sen işleri yapma tarzımdan hiç hoşlanmadığını söyledin.You said that you never liked the way I did things.
Tom'un onu yapma tarzını seviyorum.I love the way Tom does that.
O sofu bir yaşam tarzı yaşar.He lives an ascetic lifestyle.
Bu yaşam tarzını sürdüremem.I can't lead this lifestyle.
En sevdiğiniz tarz nedir?What's your favorite genre?
Leyla kısa süre içinde kırsal yaşam tarzını benimsedi.Layla soon embraced the country lifestyle.
Leyla abartılı yaşam tarzından keyif alıyordu.Layla enjoyed her extravagant lifestyle.
Sağlıklı bir yaşam tarzı yaşıyor musunuz?Do you live a healthy lifestyle?
Tom'un onu yapma tarzını seviyor musun?Do you like the way Tom does that?
Tom Mary'nin şarkı söyleme tarzından hoşlandığını söylüyor.Tom says he likes the way Mary sings.
Tom onu yapma tarzımdan hoşnut değildi.Tom wasn't satisfied with the way I did that.
Bunu yapmayı planlamanın tarzın tehlikeli.The way you're planning to do that is dangerous.
Sami, Leyla'nın tarzını beğendi.Sami liked Layla's style.
Sami, Leyla'nın tarzını beğeniyordu.Sami liked Layla's style.
Ne tarz bira içmek istersin?What kind of beer would you like to drink?
Ne tarz bira içmek istersiniz?What kind of beer would you like to drink?
Tom Mary'nin spagetti yapma tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like the way Mary makes spaghetti.
Tom'un yaptığı tarzda sorun ne?What's wrong with the way Tom did that?
Tom'un yaptığı tarzda sorun nedir?What's wrong with the way Tom does that?
Sami, Leyla'nın yaşam tarzını kıskanıyordu.Sami envied Layla's lifestyle.
Tom'un tarzını beğeniyor musun?Do you like Tom's design?
Tom'un bunu yapma tarzından etkilendin mi?Were you impressed by the way Tom did that?
Tom'un kahve pişirme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom makes coffee.
Tom'un yaptığı tarz aptalcaydı.The way Tom did that was stupid.
Senin bunu yapma tarzını seviyorum.I love the way you do that.
Tom Mary'nin güveç yapma tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like the way Mary makes stew.
Tom Mary'nin gitar çalma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary plays the guitar.
Tom Mary'nin onu yapma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary does that.
Tom'un Mary'ye gülümseme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom smiles at Mary.
Tom, Mary'nin makarna yapma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary makes spaghetti.
Tom Mary'nin bunu yapma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary did that.
Tom Mary'nin yaptığı tarzı sevmiyordu.Tom didn't like the way Mary did that.
Tom bunu yapma tarzımı seviyor.Tom likes the way I do that.
Tom, Mary'nin ona gülümseme tarzını seviyor.Tom likes the way Mary smiles at him.
Tom Mary'nin dans etme tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary dances.
Tom sizin şarkı söyleme tarzınızı seviyor.Tom likes the way you sing.
Tom sizin yemek pişirme tarzınızı seviyor.Tom likes the way you cook.