Ana içeriğe geç
Sözlük

tarz ile cümle

tarz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu kendi tarzımla yapacağım.I'll do that my own way.
Tom Mary'nin onu yapma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary does that.
Onu kendi tarzımla yaptım.I did that my own way.
Tom, Mary'nin dans etme tarzını seviyor.Tom likes the way Mary dances.
Tom Mary'nin şarkı söyleme tarzını seviyor.Tom likes the way Mary sings.
Şu andan itibaren, bunu senin tarzınla yapacağız.From now on, we'll do that your way.
Bundan böyle bunu senin tarzınla yapacağız.We'll do that your way from now on.
Bunu yapma tarzın yanlış.The way you're doing that's wrong.
Ben bunu kendi tarzımla yapmadım.I didn't do that my own way.
Bunu yapma tarzımız bu.That's how we did that.
Tom gelecek sefer bunu senin tarzınla yapacak.Tom is going to do that your way next time.
Tom'un bunu yapma tarzını gerçekten sevmiyorum.I really don't like the way Tom does that.
Tom, Mary'nin giyinme tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary dresses.
Sami o hayat tarzına dönmeyecek.Sami will not return to that lifestyle.
Boyacıların ofisimi boyama tarzından memnun değilim.I'm not happy with how the painters painted my office.
Tom Mary'yi bunu yapma tarzından dolayı eleştirdi.Tom criticized Mary for the way she did that.
Tom'un bunu yapma tarzından çok etkilendim.I was very impressed by the way Tom did that.
Bunu yapma tarzını sevmiyorum.I don't like the way you're doing that.
Tom'un bunu yapma tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom is doing that.
Tom işleri kendi tarzıyla yapacak.Tom is going to do things his own way.
Genelde bu tarz giyinmem.I don't usually dress this way.
Senin dans etme tarzını beğenmiyorum.I don't like the way you dance.
Şarkı söyleme tarzını sevmiyorum.I don't like the way you sing.
Yemek pişirme tarzını sevmiyorum.I don't like the way you cook.
Tom'un onu yapma tarzını değiştirmesi gerekir.Tom needs to change the way he does that.
Her gece iki protein tarzı hamburgere ihtiyacım var.I need two protein-style hamburgers every night.
Sami kırsal yaşam tarzından zevk alıyordu.Sami enjoyed the country lifestyle.
Sami o yaşam tarzına alıştı.Sami got used to that lifestyle.
Sami, Leyla'nın yaşam tarzını çok fazla uygun görmüyordu.Sami disapproved very much Layla's lifestyle.
Sami adalet sistemiyle ilgilenmiyordu ve sokak tarzı intikam istiyordu.Sami wasn't interested in the justice system and wanted revenge street-style.
Sami mekanı kendine özgü tarzıyla süsledi.Sami decorated the place in his distinctive style.
Arkadaşlarınla ne tarz şeyler yapmayı seversin ?What kind of things do you like doing with your friends?
Lisedeyken ne tarz müzikten hoşlanırdın?What kind of music did you like when you were in high school?
Tom'un yazım tarzını beğeniyorum.I like Tom's writing style.
Ne tarz bir düğün istiyorsun?What kind of wedding do you want?
Ne tarz bir düğün istiyorsunuz?What kind of wedding do you want?
Tom'un bunu yapma tarzında hatalı bir şey yok.There's nothing wrong with the way Tom did that.
Onun yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyor.He needs to change his lifestyle.
Hayat tarzını değiştirmen gerekiyor.You need to change your lifestyle.
Sami'nin yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyordu.Sami needed to change his lifestyle.
Bu tarz kitaplar okuma.Don't read books like this.
Bu tarz müzikler hoşuma gidiyor.This is the kind of music that I like to listen to.
Bu tarz şapkalar çok yaygın.Those sorts of hats are seen often.
Bir öğretmene bu tarz bir davranış yakışmaz.Such conduct is unworthy of a teacher.
Konuşma tarzı sinirimi bozdu.His way of speaking got on my nerves.
Konuşma tarzı sinirimi bozuyor.His way of talking gets on my nerves.
Bu tarz şeyler nadiren oluyor.This type of thing seldom happens.
Yanni o tarz biri değildi.Yanni wasn't that type of person.
Bu tarz şeyler yaparak çokça vakit harcarım.I spend a lot of time doing things like this.
Tom bu tarz şeyler yaparak çokça vakit geçirir.Tom spends a lot of time doing stuff like that.
Bu tarz bir video izlemek sağlam mide gerektirir.Watching this type of video requires a strong stomach.
Bu tarz hatalar çok yaşanıyor.These kinds of mistakes happen a lot.
Bu tarz hatalara az rastlanmıyor.These kinds of mistakes aren't uncommon.
Birçok insan bu tarz şeyleri umursamaz.Most people don't care about that kind of stuff.
Robert isterse hala yaşam tarzını değiştirebilir.Robert can still change his lifestyle if he wishes.
"Eleştirileri takmıyorum yeni tarzımı seviyorum!"."Eleştirileri takmıyorum yeni tarzımı seviyorum!".
"Hem tarzımda tekim hem de iktidardayım"."Hem tarzımda tekim hem de iktidardayım".
Avustralya'da çok keyifli bir hayat tarzım vardı ve bunu bırakmak istemedim ilk başta.I had a very enjoyable way of life in Australia and I didn't want to leave it at first.
"O poz yaşam tarzıma uygun"."O poz yaşam tarzıma uygun" (in Turkish).
Genç Adam, Cobb'un yaşam tarzından heyecanlanır.The Young Man is thrilled by Cobb's lifestyle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod