Ana içeriğe geç
Sözlük

tarz ile cümle

tarz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin patates salatası yapma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary makes potato salad.
Tom işlerin burada olma tarzına alışıyor.Tom is getting used to the way things are here.
Ebeveynlerim giyinme tarzımı sevmiyor.My parents don’t like the way I dress.
Tom'un sana bakış tarzını gördün mü?Did you see the way Tom looked at you?
Giyinme tarzımın nesi var?What's wrong with the way I dress?
Sizin dans etme tarzınızı hatırlıyorum.I remember the way you used to dance.
Saçının görünme tarzını gerçekten seviyorum.I really like the way your hair looks.
Tom'a bakma tarzını hatırlıyorum.I remember the way you used to look at Tom.
Tom'la flört etme tarzını hatırlıyorum.I remember the way you used to flirt with Tom.
Kavga etmek benim tarzım değildir.Fighting isn't my style.
Tom işleri kendi tarzıyla yapmayı sever.Tom likes to do things his own way.
Ben laik bir yaşam tarzı yaşıyorum.I'm living a secular lifestyle.
Tom'un davranma tarzından bıktım.I'm fed up with the way Tom's been acting.
Yaşam tarzları değişiyor.Lifestyles are changing.
Tom'un araba sürme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom drives.
Tom eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to leave the old ways behind him.
Çok garip bir düşünce tarzın var.You have a very strange way of thinking.
Tom'un bana bakış tarzı çok güzeldi, ben sadece "hayır" diyemedim.The way Tom looked at me was so adorable, I just couldn't say "no."
Düşünme tarzın beni cezbediyor.Your way of thinking intrigues me.
Meryem yodel tarzı şarkı söyler.Mary yodels.
Demli ve koyu kahvemi sevme tarzımdır.Dark and strong is how I like my coffee.
O onu şaşırtıcı bir tarzda söylüyor.She sings it in an astonishing way.
Bu bir bayana davranma tarzı değildir.This is no way to treat a lady.
Bunu her zaman yaptığımız tarz budur.That's the way we've always done it.
Buralarda işleri her zaman yaptığımız tarz budur.That's the way we've always done things around here.
Sorunu çözmeye çalışma tarzımız bir işe yaramadı.The way we tried to solve the problem didn't work.
Onu kendi tarzınla yap.Do it your own way.
Tom'un saldırgan tarzını seviyorum.I like Tom's aggressive style.
Ben işleri kendi tarzımla yaptığımda sen her zaman itiraz ediyorsun.You always object when I try to do things my way.
Benimle ilgilenme tarzını seviyorum.I love the way you take care of me.
Bunun olma tarzı tam olarak bu değil.That is not exactly the way that it happened.
Bu iki din arasındaki çok farklı bir düşünme tarzı.It is very different the way of thinking between the two religions.
Tom Mary'nin gülme tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like how Mary laughs.
Koklama tarzını seviyorum.I like the way you smell.
Tom'un gitar çalma tarzını seviyorum.I like the way Tom plays the guitar.
Onu yaptığım tarz budur.That's the way I used to do it.
Düşünme tarzını değiştirsen iyi olur.You'd better change your way of thinking.
Ben senin yazma tarzını seviyorum.I love the way you write.
Tom düşünme tarzını seviyorum.I love the way Tom thinks.
Onun bana bakma tarzı bana kötü bir his verdi.The way he looked at me gave me a bad feeling.
Tom'un beni hissettirme tarzını seviyorum.I like the way Tom makes me feel.
Onun fikri yaşam tarzımızı kökünden değiştirecektir.His idea will radically alter our way of life.
Esperanto dünyaya yeni bir düşünme tarzı tanıttı.Esperanto introduced a new way of thinking to the world.
Fiziksel kitaplar okurum, çünkü onların hissetme tarzından hoşlanıyorum.I read physical books, because I like the way they feel.
Tom ve Mary yetinmeci bir yaşam tarzını benimsedi.Tom and Mary have adopted a minimalist lifestyle.
Amerikan tarzı pizzalar peynirle kaplıdır ama Napoli tarzı pizzalar değildir.American-style pizzas are covered with cheese, but not Neapolitan-style pizzas.
Bu benim tarzım.It's my style.
O benim tarzım değildir.That's not my cup of tea.
Tom çok tutumlu bir yaşam tarzı yaşadı.Tom lived a very frugal lifestyle.
Onun görünme tarzını seviyorum.I love the way it sounds.
Bu sadece onun konuşma tarzıdır.That's just the way he talks.
Şarkı söyleme tarzını seviyorum.I like how you sing.
Aklından geçeni söyleme tarzından hoşlanmıyorum.I don't like the way you speak your mind.
Onun gülme tarzını seviyorum.I love the way she laughs.
Tom'un gülme tarzını seviyorum.I love the way Tom laughs.
Ben onun sana bakma tarzını gördüm.I saw the way he was looking at you.
Sen onun sana bakma tarzını gördün mü?Did you see the way he was looking at you?
Onun sana bakma tarzını gördüm.I saw the way she was looking at you.
Onun sana bakma tarzını gördün mü?Did you see the way she was looking at you?
Onun bana bakma tarzını gördün mü?Did you see the way she looked at me?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod