tartı ile cümle
tartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır).Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır.These two (believers and unbelievers) are disputants, who contend about their Lord.
Eğer seninle tartışırlarsa, de ki: "Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir."If they argue with you, tell them: "God knows well what you are doing.
Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
"Ve doğru terazi ile tartın."Weigh on an even balance.
Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.He demands that I should give him my ewe, and wants to get the better of me in argument."
Şüphesiz ki bu haktır. Ateş ehlinin birbiriyle tartışması muhakkak olacaktır.This contending of the inmates of Hell will surely be real.
Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur.There is no dispute between you and us.
İyi bilin ki, kıyamet saati hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Bu misâli sırf seninle tartışmak için ortaya attılar.They say this only for disputing.
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.Will you dispute with him what he saw?
Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.So that none may err against the scales,
O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.But he whose deeds are lighter in the balance
O gün, dünyada yapılan işlerin tartılması kesin gerçekleşecek.And the weighing will be just on that Day.
Hem ölçü ve tartıyı eksik tutmayın!Ben sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Ölçtüğünüz zaman dürüst olun, tam ölçün. Doğru terazi ile tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Bunun üzerine onlar aralarında tartışmaya ve fısıldaşmaya, kulislere başladılar.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Allah yolundan saptırmak için kibirle kabararak tartışmasını sürdürür.Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Mele-i Âla sakinleri tartışırlarken kendi aralarında neler konuştuklarına dair bilgim yoktur.I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın!And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Artık kimin tartıları ağır basarsa,Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Kimin tartıları da hafif gelirse,But he whose deeds are lighter in the balance
"Bizimle ALLAH hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir.Say: "Why do you dispute with us about God when He is equally your Lord and our Lord?
Seninle tartışırlarsa, "Ben ve beni izleyenler kendimizi ALLAH'a teslim ettik," de.Even then if they argue, tell them: "I have bowed in submission to God, and so have my followers."
Ey kitap halkı, neden İbrahim hakkında tartışıp duruyorsunuz?O people of the Book, why dispute about Abraham?
Halkı onunla tartıştı. "Beni doğruya ulaştırmış iken benimle hâlâ ALLAH hakkında mı tartışıyorsunuz?His people argued, and he said: "Do you argue with me about God?
Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir.This is the argument We gave to Abraham against his people.
O gün tartı dosdoğrudur.And the weighing will be just on that Day.
Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karşı haksız davranarak kişiliklerini yitirmiş olanlardır.And those whose (deeds) are lighter in the scale shall perish for violating Our signs.
Rabbinizden size açık bir kanıt gelmiş bulunuyor. Ölçü ve tartıyı tam uygulayın."O you people," he said, "worship God, for you have no other god but He.
Firavun'un halkından ileri gelenler, durumu tartıştılar ve "Bu, uzman bir sihirbazdır," dediler,The nobles of Pharaoh said: "He surely is a clever magician.
"Bunu (bu aktarılan tarihsel tartışmayı) o uydurdu" mu diyorlar?Do they say you have fabricated it?
Fakat onlar sürekli olarak (gerçeği) tartışıp duracaklar.But they would still have differed from one another,
Görmüyor musunuz ben ölçüyü tartıyı tam, evsahipliğini de iyi yapıyorum."Have you not seen that I have given full measure, and that I am the best of hosts?
Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru teraziyle tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Kullarıma söyle: En güzel biçimde konuşup tartışsınlar.Tell My creatures only to speak words that are good.
Onlarla yüzeysel olması hariç tartışmaya girme ve onlardan hiç kimseye de bu konuyu danışma.So do not argue about it with them but lightly, and do not enquire about them from any one of them.
Aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH hakkında bilgisizce tartışır ve her azılı şeytana uyar.And yet there are men who contend about God without understanding, and follow every wayward devil
İşte şunlar, Rab'leri hakkında tartışan iki karşıt grubtur.These two (believers and unbelievers) are disputants, who contend about their Lord.
Tartıştığınız konularda, diriliş günü aranızda ALLAH hüküm verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
Tartıları ağır gelenler, işte onlar kazanacaklardır.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
"Doğru ölçek ile tartınız."Weigh on an even balance.
Bu Kuran, İsrailoğullarının hâlâ tartışmakta olduğu bir çok konuyu anlatmaktadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
Böyle iken, "Onu da bana ver," dedi ve tartışmada bana üstün geldi.He demands that I should give him my ewe, and wants to get the better of me in argument."
"Onlar tartışırlarken Yüce Toplum'da neler olup bittiği hakkında bir bilgim yoktu."I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
İnkarcılardan başkası ALLAH'ın ayetleri ve mucizelerine karşı tartışmaz.Only the unbelievers dispute the revelations of God.
Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur.There is no dispute between you and us.
Ayetlerimiz ve mucizelerimiz üzerinde tartışanlar kendilerinin kaçacak bir yeri olmadığını bilirler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Sadece seninle tartışmak için bunu söylediler.They say this only for disputing.
Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar.But the factions differed among themselves.
Onun gördüğü hakkında kendisiyle tartışıyor musunuz?Will you dispute with him what he saw?
Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.Whilst when they measure or weigh for them, give less.
Kimin de tartıları hafif gelirse,But he whose deeds are lighter in the balance
Bunu sadece tartışma için sana misal verdiler. Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi.And his people argued with him; he said, “What!
Milleti onunla tartışmaya girişti.And his people argued with him; he said, “What!
"Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz?You dispute with me concerning Allah?