tartı ile cümle
tartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.He raised the sky and set the Balance
Artık tartıda tecavüz etmeyin.So that none may err against the scales,
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Tartıları hafif gelenler ise,But he whose deeds are lighter in the balance
Ey kitap ehli, ne diye İbrahim hakkında çekişip tartışırsınız?O people of the Book, why dispute about Abraham?
O gün tartı olacak, gerçektir bu.And the weighing will be just on that Day.
Bir şey ölçtüğünüz vakit ölçeği tam tutun, tarttığınız şeyi doğru teraziyle tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Doğru teraziyle tartın.Weigh on an even balance.
Ölçüde, tartıda insafsızlık etmeyin.So that none may err against the scales,
Teraziyi doğru tutun, adaletle tartın ve eksik tartmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Yazık ölçüye, tartıya hile katanlara.WOE TO THOSE who give short measure,
Artık kimin ki terazilerindeki tartısı ağır gelir.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Ve fakat kimin ki terazilerdeki tartısı hafif gelir.But he whose deeds are lighter in the balance
Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı.But dissensions arose, some believed, some denied.
Sonra bana olacak dönüşünüz; tartışıp durduğunuz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim."You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
Onun hakkında tartışmaya girenler, onunla ilgili olarak tam bir kuşku içindedirler.Those who disagree in the matter are only lost in doubt.
Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Nihayet dönüşünüz Rabbinizedir. Tartışmaya girdiğiniz şeyleri O size haber verecektir."You have to go back to your Lord in the end when He will tell you about the things you disputed.
Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
Size Rabbinizden açık bir kanıt gelmiştir. Ölçü ve tartıda dürüst davranın."O you people," he said, "worship God, for you have no other god but He.
Hiç kuşkusuz, Rabbin, tartışmakta oldukları şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.Your Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.
Yûsuf'tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar.When they despaired of (persuading) him, they went aside to confer.
Ölçtüğünüz zaman tam ve dürüst ölçün. Hilesiz teraziyle tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Bunun üzerine işlerini aralarında tartıştılar, fısıltıyı koyulaştırdılar.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Allah, tartışmakta olduğunuz konuda kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
"Doğru-düzgün terazi ile tartın."Weigh on an even balance.
"Onlar tartışırlarken, o yüce konsey hakkında benim hiçbir bilgim yoktu."I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
Bakmadın mı Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlara, nasıl döndürülüyorlar!Have you not seen how those who dispute the signs of God are turned away?
Ki ayetlerimiz hakkında tartışıp duranlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Ki siz gerçekten tartışmalarla dolu bir söz içindesiniz.You are surely caught in contradictions.,
Doruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.Containing consummate wisdom; yet warnings were of no avail.
Azgınlık etmeyin ölçü ve tartıda, saptırmayın mizanı.So that none may err against the scales,
İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek!This is indeed the ultimate truth.
"Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi."Until the certainty (of death) had come upon us.
Ki onda tartışma içindedirler.About which they have been differing?
Azap ve kaygu, tartıda ve ölçüde hile yapanlara olsun;WOE TO THOSE who give short measure,
Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.Whilst when they measure or weigh for them, give less.
İşte o gün, tartıları ağır basan kişi,Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Tartıları hafif çekeninse,But he whose deeds are lighter in the balance
Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Bunun üzerine onlar, durumlarını aralarında tartıştılar; gizli gizli fısıldaştılar.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Artık kimlerin (sevap) tartılan ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
İşte bu, cehennem ehlinin tartışması, şüphesiz bir gerçektir.This contending of the inmates of Hell will surely be real.
Onlar orada tartışırken benim mele-i a'la hakkında hiçbir bilgim yoktu.I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
İnkar edenler müstesna, hiç kimse Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz.Only the unbelievers dispute the revelations of God.
Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O'nadır.To us our actions, to you your deeds.
İyi bilin ki, kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Böylece ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Bunu sana ancak tartışmak için söylediler.They say this only for disputing.
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?Will you dispute with him what he saw?
O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
(Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz.Some of you desired this world, and some of you the next.
Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın.God does not burden a soul beyond capacity.
Melekler: "Ey İbrahim! Bu konuda bizimle tartışmaktan vazgeç."Desist from pleading, O Abraham," (they said).
Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttularSo they discussed their strategy among themselves and conferred privately,