tarla ile cümle

tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hayvanlardan elde edilen gelir ve tarlalardan yiyecek haricinde geçim kaynağı yoktur.Los animales salvajes no la comen hasta que no existan otras fuentes de alimentos disponibles.
Ahlatlariçi tarlalarında hiç ahlat ağacı yoktu.No existía un área especial para los cementerios.
Köy içi yolların tamamı asfalt kaplı olup tarla yolları topraktır.Todas las calles, incluyendo la entrada de la carretera son de tierra.
Her üye kendine ayrılmış bulunan tarlada çalışmak zorundaydı.Cada empleado debía vivir en el complejo.
Mevsim kıştı ve tarlalarda yapacak çok az iş vardı.Era inverno e c'era poco da fare nei campi.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.La mattina seguente il paese avrebbe sentito suonare le campane a festa.
Tarla ve bahçe ile ilgileniyor.Si occupa del campo e del giardino.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Le sue opere più importanti ritraggono contadini al lavoro nei campi.
Gelişen teknoloji sayesinde çiftçiler tarlarının akış ve sulamasını kontrol etmelerine olanak sağladı.I miglioramenti nella tecnologia aiutarono i contadini a controllare il flusso di irrigazione delle risaie.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Bambini alla ribalta.
22:11 Tarlanın bir köşesini devşirmeyip burayı fakirlere bırak Lev.22:11 239-120P - Lascia un angolo del campo non raccolto per i poveri. - Lev.
Arkeoloji yazınında Karavelyan Tarlası 2 olarak da geçmektedir.Entrambi avranno poi una seconda carriera come archeologi.
Bu gölet yıllar önce önü açılarak tarlaya çevrilmiştir.La finestra a sinistra è stata murata anni addietro.
Tarladaki mahsul için yağmur yağması gereklidir ve yağmur duasına çıkılır.Mi manca la finestra, che quando piove entra dentro l'acqua.
En büyük ayçiçeği tarlası Toskana'da bulunmaktadır.Il nome è maggiormente diffuso in Toscana.
2008'de karadaki tarlalar aynı tabanda %29,4 idi.La pataca costituiva alla fine del 1998 solo il 29,9% del circolante.
Rüzgâr tarlaları, rüzgârın doğal davranışından dolayı çok aralıklıdır.La pratica della viticoltura è abbastanza impegnativa per la natura scoscesa del territorio.
Türbin tarlaları denizde türbinden oluşabilir.Le rovine bizantine possono essere viste dal mare.
Ağaç dikimi çayırdan yakın tarlalara taştı.La moglie, infatti, doveva portare la legna dal bosco vicino.
Tarladaki koyunlar ot yiyor.Овцы на лугу щиплют траву.
O tarlayı sürdü.Она вспахала поле.
Özgün tarla düzeni, sonraki nesiller tarafından sınır duvarlarının sürekli bakımıyla sağlanmıştır.Первоначальная планировка поддерживалась непрерывным уходом за пограничными стенами многими поколениями.
22:11 Tarlanın bir köşesini devşirmeyip burayı fakirlere bırak Lev.23:22 Не подбирать упавшие колоски, оставляя их беднякам 212 Ваик.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Утром приступают к выпечке чесницы с первым звоном церковных колоколов.
İbrahim tarlayı Efron'dan 400 şekel gümüşe almıştı.Авраам купил это место у хетта Эфрона за 400 шекелей серебра.
Rüzgâr tarlaları: %20-40.Народное Собрание: 20/40.
İlkbaharda suları çoğalıp coştukça tarlanın bir yanından giriyor, topraklarını yalayıp öte yanından çıkıyordu.Весной она всегда выходила из берегов, переливаясь на поля, отсюда и её название.
Eskiden bir karış tarla kalmazdı ekilmedik, ancak 15 yıldır kimse tarımla uğraşmıyor.Когда я начал заниматься архитектурой, около 30 лет назад, никто не говорил об окружающей среде.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Кошки оказываются вдали от дома.
Ekilebilir tarlalar küçüktür.Остальные месторождения — небольшие.
Boynuz ve kemikleri sanayide, gübresi tarlalarda kullanılır.Черепа и другие кости отправлялись на фабрики удобрений.
Son yıllarda tarlalar vişne bahçeleri haline getirilmiştir.Все эти годы игры проходили на грунтовых кортах.
Bugün göl tarla sahibi tarafından doldurulmuştur.Сегодня её территория отнесена к региону Лотарингия.
250 erkek ve kadın evlerinden tarlaya sürüldü.На фронт из села ушли 950 мужчин и женщин.
Türkiye'de yoğun olarak nohut ekilen bütün tarlalarda görülür.В Японии в любом супермаркете под тунцов выделен особый прилавок.
Ekim ayına kadar tarla ile hasat işleri devam etmektedir.Активно питаться рыба продолжает до октября.
"Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olacak!"«Все фабрики и заводы – рабочим!»
Çavdar Tarlasında Çocuklar.На поле Куликовом.
Tepe yamacındaki tarlalar çok taşlıdır.Это картины на холсте слишком большого размера.
Tarlada sancılanıp eve gelmiş.Был демобилизован по ранению и вернулся домой.
Tarlalardaki ürünleri de yerler.Кормится на полях.
Manzanillo'da öğretmenlik yapar, aynı zamanda küçük bir pirinç tarlasının sahibi konumundadır.Был школьным учителем в Мансанильо, также владел рисоводческим хозяйством в провинции Камагуэй.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.В ней слишком мрачными красками описывается положение крестьян, проживающих в деревнях.
Film, arenada dövüşmektense tarlalarda çiçek koklamayı tercih eden bir boğanın (Ferdinand) öyküsünü anlatıyor.وتحكي الرواية قصة الثور يفضل شم رائحة الزهور على القتال في مصارعة الثيران.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.وهي مركز هام لزراعة الارز ،حيث تحيط بها حقول الارز، التي تغدق بالمياه في الصيف.
Buğday yok, tarlalar kuru, hiçbir yiyecek kalmadı" diyordu.نحن لا نعرف أين نحن، المياه أصبحت خضراء، لا بيضاء."
Rüzgâr tarlaları: %20-40.نسبة الزيت: 20-24%.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.في مساء يوم الأحد الموافق 27 يوليو/تموز 1890 أخذ فينسينت فان غوخ مسدساً وأطلق على صدره رصاصة.
Eski oba köyün aşağısındaki tarlaların olduğu yere denir.كبار السن من القريتين اللتين يبدو كانت علار السفلي.
Tarla arazilerinin yaklaşık %24'ünde buğday, %23'ünde arpa, kalanında ise diğer ürünler yetiştirilmektedir.ويتم زراعة القمح بنسبة 24% والشعير بنسبة 23% والنسبة الباقية فهي لمختلف الزراعات.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.هي يا أولاد المخيم ..
Ekin tarlaları ve yol kenarlarında görülebilir.يعيش على جوانب الطرق وفي الحقول.
Tarla - bahçe işlerinde kadın erkek beraber çalışır.في الوقت الحاضر النساء - بين رجال بالاو - مشاركات في العمل.
29 yaşındaki oduncu Meng Zhaoguo bir gün tarlasında çalışmaktadır.رهام الفرا، 29 عاما أردنية تعمل في UNOHCI.
Her arazinin, her tarlanın farklı bir İye’si vardır.كل محافظة لها خصوصيتها و الاذواق تختلف في كل منطقة .
Temmuz ayında Theo'ya tarlaları "karışık gökyüzü altında muazzam buğday tarlaları" olarak anlatmıştır.Eles os descreveu em julho para Theo como "vastos campos de trigo sob céus turbulentos".
Görevi engellerin temizlenmesidir (mayın tarlası dahil).E a mina secou."
Kendini resim yaptığı bir buğday tarlasında ya da yöredeki bir ahırda vurmuş olabilir.O disparo talvez tenha ocorrido no campo de trigo em que estava pintando ou em um celeiro local.
Eski bir NASA pilotu olan Cooper ailesi ile birlikte bir tarla işletmektedir.Cooper, ex-piloto da NASA, tem uma fazenda com sua família.
Tarlalar ilk defa Mayıs ayında daha buğday taze ve yeşerirken ilgisini çekmiştir.Ele tinha inicialmente ficado fascinado pelas colinas em maio, quando o trigo estava jovem e verde.

İlgili Sayfalar