tarla ile cümle

tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Savaşın ertesi günü Avimelek Şekemlilerin tarlalarına gittiklerini haber aldı.It happened on the next day, that the people went out into the field; and they told Abimelech.
Yonatan, ‹‹Gel, tarlaya gidelim›› dedi. Böylece ikisi tarlaya gittiler.Jonathan said to David, "Come, and let us go out into the field." They both went out into the field.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.So the people went out into the field against Israel: and the battle was in the forest of Ephraim.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve verildi.but the fields of the city, and its villages, they gave to Caleb the son of Jephunneh.
Yeryüzüne yağmur yağdırır, Tarlalara sular gönderir.who gives rain on the earth, and sends waters on the fields;
Yemlerini tarlalardan topluyor, Kötülerin bağındaki artıkları eşeliyorlar.They cut their provender in the field. They glean the vineyard of the wicked.
Tarlalar ekip bağlar diksinler, Bol ürün alsınlar diye.sow fields, plant vineyards, and reap the fruits of increase.
Yoksulun tarlası bol ürün verebilir, Ama haksızlık bunu alıp götürür.An abundance of food is in poor people's fields, but injustice sweeps it away.
İlkin dışardaki işini bitirip tarlanı hazırla, Ondan sonra evini yap.Prepare your work outside, and get your fields ready. Afterwards, build your house.
Tembelin tarlasından, Sağduyudan yoksun kişinin bağından geçtiğimdeI went by the field of the sluggard, by the vineyard of the man void of understanding;
Kuzular seni giydirir, Tekeler tarlanın bedeli olur.The lambs are for your clothing, and the goats are the price of a field.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.She considers a field, and buys it. With the fruit of her hands, she plants a vineyard.
Tarlaların sürülmesini isteyen bir kral ülke için her bakımdan yararlıdır.Moreover the profit of the earth is for all. The king profits from the field.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.nor to build houses for us to dwell in; neither have we vineyard, nor field, nor seed:
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.But they made light of it, and went their ways, one to his own farm, another to his merchandise,
Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin.Let him who is in the field not return back to get his clothes.
O gün tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, biri bırakılacak.Then two men will be in the field: one will be taken and one will be left;
Bunun için bu tarlaya bugüne dek ‹‹Kan Tarlası›› denilmiştir.Therefore that field was called "The Field of Blood" to this day.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu."Now his elder son was in the field. As he came near to the house, he heard music and dancing.
Biz Tanrının emektaşlarıyız. Sizler de Tanrının tarlası, Tanrının binasısınız.For we are God's fellow workers. You are God's farming, God's building.
İbrahim o tarlayı Hititlerden satın almıştı. Böylece İbrahimle karısı Sara oraya gömüldüler.The field which Abraham purchased of the sons of Heth: there was Abraham buried, and Sarah his wife.
‹‹Her yıl tarlalarınızda yetişen ürünlerin ondalığını bir yana ayıracaksınız.Thou shalt truly tithe all the increase of thy seed, that the field bringeth forth year by year.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Ve tarlalar ve güzelim meclisler.And fields and stately mansions,
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın.Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır.Your wives are as fields for you.
Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın.You may enter your fields from any place you want.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın.Your wives are as fields for you. You may enter your fields from any place you want.
Kadınlarınız, tarlalarınızdır.Your wives are as fields for you.
O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın.You may enter your fields from any place you want.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır.Your wives are as fields for you.
Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.You may enter your fields from any place you want.
Kadınlarınız, sizin için bir tarladır.Your wives are as fields for you.
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır.Your wives are as fields for you.
Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın.You may enter your fields from any place you want.
Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır.Your wives are as fields for you.
Tarlanıza dilediğiniz gibi varın.You may enter your fields from any place you want.
Tarlalarınıza dilediğiniz gibi girin ve kendiniz için de önceden hazırlıkta bulunun.Go, then, into your fields as you will.
O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın.Go, then, into your fields as you will.
Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için ilerisini düşünerek hazırlık yapın.Go, then, into your fields as you will.
Buğday TarlasıNameFields of Peace
Tarlacphilippines. kgmTarlac
Tarlac Cityphilippines. kgmTarlac City
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Both the colours burn bright in the yellow field.
Ayrıca bu görüntüyü yakaladığımda çiftçiler araziyi temizlerken tarla ateş içindeydi.Also when I took the shot the fields were on fire as the farmers where clearing the land.
Sanırım ormanlık alanı yakarak tarla açıyorlardı.I think it's called slash and burn farming.
Zgela, kendisine ait buğday tarlasını sürmek için üç traktör kullanıyor.Zgela uses three tractors on his field of wheat.
Tarlaları ekmek ve hasadı toplamak için harcadığımız parayı bile geri alamıyoruz.We can't get back the money we invested in planting and harvesting the fields.
Hvar zeytin ağaçları, lavanta tarlaları ve leziz yerel şaraplar üreten bağlarla dolup taşıyor.Hvar is chock-full of olive trees, lavender fields, and vineyards that produce tasty local wines.
BH'de mayın tarlalarını gösteren işaretler. [Anes Aliç/SETimes]Signs mark minefields in BiH. [Anes Alic/SETimes]
Mujiç olayları şöyle hatırlıyor: "El ele tutuşup bir yonca tarlasına girmek zorundaydık."We had to hold each other's hands and go into that clover field.
Kadın gerdanlığı kocasının traktörle tarla sürerken bulduğunu söyledi.The woman told them that her husband had come across it while ploughing his fields with his tractor.
Kadın arkeologlara, gerdanlığı kocasının tarlasını traktörle sürerken bulduğunu söyledi.The woman told them that her husband had come across it while ploughing his fields with his tractor.
Heykel ülkenin kuzeydoğusundaki bir tarladan gün ışığına çıkarıldı.The sculpture was unearthed from a farm field in the country's northeast.
İkili hala temizlenmemiş bir mayın tarlasına girdi ve bir mayını tetikledi.The two skidded into a still uncleared minefield and triggered a mine.
Makedonya'daki yeni bir uygulama çiftçilerin sorunlarını çözüyor, hem de tarlada.A new practice in Macedonia addresses farmers' issues -- in the fields.

İlgili Sayfalar