tarla ile cümle
tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her ailenin kendi geçimini sağlayacağı tarlası ve kapalı alanları (sera) mevcuttur.Each house, ... each shelter (or each covered place) that they reached...
Bu tür tarlalara geçimlik tarım; üretime de geçimlik tarım üretimi denir.This company also ranches cattle; however, it is better known for its agriculture production.
250 erkek ve kadın evlerinden tarlaya sürüldü.533 women and children were removed from the ranch.
Buğday yok, tarlalar kuru, hiçbir yiyecek kalmadı" diyordu.It has no timber, very little grass, and no water."
Annesinin evi terk etmesi ve babasının ölümü sonrası pamuk tarlalarında çalışmıştır.He attended school in his home village and worked at his father's farm following his confirmation.
Yöre verimli topraklara sahip olup, tarlalardan bir yılda üç ürün kaldırılabilmektedir.The land of this town is very fertile, where three crops can be grown in a year.
Tarlada kalan bitki artıkları temizlenir.Vegetation in the reserve is sparse.
St.Albans yakınlarında kırlık tarlalar.He lives near St Albans.
Kröller-Müller Müzesi, Otterlo, Hollanda Selvili Buğday Tarlası, 1889.Kröller-Müller Museum, Otterlo, Netherlands Wheat Field with Cypresses, 1889.
Yakın çevresindeki tarlalar vişne bahçelerine dönüşmütür.The surrounding land eventually became the Palace gardens.
Mayın tarlası tek kişilik bir bilgisayar oyundur.Single player against computer is possible.
Satılamayan ürünler tarlalarda kaldı.Remaining crops are sold in the private sector.
"See my many coloured fields (Renkli tarlalarımın çoğunu gör. )""Nous près, nous loin (Creole Connections)".
2006'da karadaki rüzgâr tarlaları 3.574 GW·h üretirken, denizdeki tarlalar 651 GWh üretti.Total production of electricity was 2,865 GWh in 2006, while district heating was 451 GWh.
Şanzelize eskiden büyük bir tarla alanıydı.It has been a great race track for us in the past.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.It's sort of a Midwest cornfield out of french fries.
Kalan su ise Pamuk tarlalarında kullanılan böcek ilaçları ile kirletiliyor.The remaining water is contaminated by pesticides that wash out of cotton farms.
Bu Afganistan'da bir haşhaş tarlası.This is a field of poppies in Afghanistan.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.But what's wheat? Wheat is a grass that grows in the field.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Right? Agritourism, going to vineyards and going to farms.
Evet, hepsi tarlalarda çalışan çiftçiler.They are all farmers. They work on the farms.
Şehir ortamı insanları tarla ortamından daha üretken yapıyor.Urban environments make people more productive than on the farm.
Yani, bizi lanet olası bir demir tarlasına indirdin. Pekala. Adamı duydunuz.Which means that you landed us on a goddamn iron plate.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.In the next step, animals learn to find real mines in real minefields.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.In Israel, we've asked to put a solar farm in the south of Israel.
Biz de bu tarlaların nerede olabileceğine dair bir model yaptık.So, we built a model that explains where those fields might have been.
Tarla kuþlarý ötüþüyor.Skylarks are singing.
Rüzgâr tarlası gibi bir şey olabilir.It could be something like a wind farm.
Aşağıda torunu tütün tarlasını bir katırla sürüyor olurdu.Down below, there was her grandson plowing the tobacco field with a mule.
Binlerce dönüm pamuk tarlasıyla çevriliydik.We were surrounded by thousands of acres of cotton fields.
Binlerce dönüm pamuk tarlasının tam sınırında duruyorduk.We were standing on the edge of thousands of acres of cotton.
Annem bizi omuzlarımızdan kavradı ve tarlaya doğru yürüttü.My mom grabbed us by the shoulders. She marched us out in the field.
İşçibaşını ayarlamıştım, tarla sahibiyle anlaşmıştım.I set it up with the foreman. I set it up with the owner of the land.
Tarlasını veriyor ve şirket için çalışıyor, yani emek veriyor. .So this is the building rent--the building lease--is $1,000.
Diyelim ki biyoyakıt tarlalarının verimliliği, yılda hektar başına 1200 litre biyoyakıttır.Let's say the productivity of biofuel plantations is 1,200 liters of biofuel per hectare per year.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Due to cold weather this year, the harvests at both farms were down by about a third.
Bir tüketici bu mayın tarlasını nasıl geçecek?How is a consumer going to walk through this minefield?
Tıpkı tarlanın üzerinde uçan, aşağıda bulunan çitleri umursamayan kuş gibi, değil mi?Like the bird who flies over the field and doesn't care about the fences underneath, all right?
Fazlasıyla kullanılmış tarlaların geri kazanılıp iki yıl içinde yeniden üretken hale getirilmesi.Ways of reclaiming overused farmland, so that within two years they can again be productive.
Bu tarla farelerinde yapıldı.It's been done in voles.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.I looked at my father and looked at those dry fields.
Zaten hayatının geri kalanını çeltik tarlalarında geçireceksin.You're going to be spending the rest of your life in the rice paddies.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.I met her in a field, she was ragged, she had no shoes.
Birisi lütfen sahneye küçük tarla hayvanı atabilir mi?DH:
Küçük tarla hayvanınız mı var?Do you have a small farm animal?
Tarlalara kolay ulaşıma ihtiyaç duyardınız.You needed easy access to the fields.
Diyelim yakında bir Organik tarlanız var, Harika!Got an organic farm nearby? Great!
Bu akşam yediğimiz gıdalara bakıyoruz, tabağımızdan çiftliğe, tarlaya ve okyanusa...FARYON: Isn't it? MURlNDA:
Ülkeler, şehirler, bahçeler, tarlalar, özel kumsallar, çiftlikler hep özel mülk olarak görülüyor.Countries, cities, gardens, lands, private beaches, plantations are considered as being properties.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imagine a rabbit in a field, eating grass, and the rabbit's going to see a fox.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.I've got this piece of land and it creates terroir like you wouldn't believe.
- Tarlabaţýnda Sel sokađýn sonuna gel.Who are you? Come to... street in Tarlabasi.
Tarla ile içindeki mağara Hititlerden satın alındı.››the field and the cave that is therein, which was purchased from the children of Heth."
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Whoever didn't respect the word of Yahweh left his servants and his livestock in the field.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız."'If you sell anything to your neighbor, or buy from your neighbor, you shall not wrong one another.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.In all the land of your possession you shall grant a redemption for the land.
Eğer tarlasını özgürlük yılından hemen sonra adarsa, bu fiyat geçerli olacaktır.If he dedicates his field from the Year of Jubilee, according to your valuation it shall stand.
RAB tarlalarda hayvanlarınız için ot sağlayacak, siz de yiyip doyacaksınız.I will give grass in your fields for your livestock, and you shall eat and be full.
‹‹Kentte de tarlada da kutsanacaksınız.You shall be blessed in the city, and you shall be blessed in the field.
‹‹Kentte de tarlada da lanetli olacaksınız.You shall be cursed in the city, and you shall be cursed in the field.