tarla ile cümle

tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Agritourismus, auf Weinberge gehen oder auf Bauernhöfe.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Agriturismo, andare nei vigneti e nelle fattorie.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Agroturystyka, odwiedzanie winnic i gospodarstw rolnych.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Corect? Agroturism, calatorind la podgorii si ferme.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.와인농장이나 농장에 가는 농촌체험 여행 말입니다.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Les chambres d'hôtes, aller dans les vignobles et aller dans les fermes.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Nietwaar? Agrotoerisme, het bezoeken van wijngaarden en boerderijen.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Turismo rural, a los viñedos y granjas.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Αγροτουρισμός, να επισκέπτεστε αμπελώνες και φάρμες.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Агротуризм, поездки на виноградники и фермы.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Селският туризъм, ходенето в лозя и ферми.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.תיירות חקלאית, נסיעות ליקבים ולחוות.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.فللسياحة الريفية، عليك الذهاب لمزارع العنب والكروم
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.お金の面でも 同じ風潮があります
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.A po vší zemi vládařství svého dopustíte dávati výplatu země.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Azért a ti birtokotoknak egész földén megengedjétek, hogy a föld kiváltható legyen.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Dans tout le pays dont vous aurez la possession, vous établirez le droit de rachat pour les terres.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.De aceea în toată ţara pe care o veţi stăpîni, să daţi dreptul de răscumpărare pentru pămînturi.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.I hela det land I fån till besittning skolen I medgiva rätt att återbörda jordegendom.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.I hele det land I får til eie, skal I tillate innløsning av jorden.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Ja kaikessa siinä maassa, jonka te saatte perintömaaksenne, antakaa oikeus maan sukulunastamiseen.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Ja też pójdę wam się sprzeciwiając, i bić was będę siedmiorako dla grzechów waszych;
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Kalau sebidang tanah dijual, harus diakui hak pemiliknya yang semula untuk menebus tanah itu
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.너희 기업의 온 땅에서 그 토지 무르기를 허락할지니
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.overalt i det Land, I får i Eje, skal I sørge for, at Jorden kan indløses.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Po celej zemi svojho državia dáte zemi možnosť výkupu.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Por eso en toda la tierra de vuestra posesión otorgaréis el derecho de rescatar la tierra
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Portanto em toda a terra da vossã possessão concedereis que seja remida a terra.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Trong khắp xứ mà các ngươi sẽ được làm sản nghiệp, hãy cho phép chuộc đất lại.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Trong khắp xứ mà các ngươi sẽ được làm sản_nghiệp , hãy cho_phép chuộc đất lại .
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Und sollt in all eurem Lande das Land zu lösen geben.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Zato dovolite po vsej deželi posestva svojega, da se zemlja odkupi.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.Δια τουτο καθ' ολην την γην της ιδιοκτησιας σας θελετε συγχωρει εξαγορασιν της γης.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.За това в цялата земя, която притежавате, позволявайте откупуване на земята.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.по всей земле владения вашего дозволяйте выкуп земли.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.ובכל ארץ אחזתכם גאלה תתנו לארץ׃
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.بل في كل ارض ملككم تجعلون فكاكا للارض.
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.在 你 們 所 得 為 業 的 全 地 、 也 要 准 人 將 地 贖 回
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.在 你 們所得為業 的 全 地 、 也 要 准 人將 地 贖回
Naomi, gelini Ruta, ‹‹Kızım, onun kızlarıyla gitmen daha iyi. Başka bir tarlada sana zarar gelebilir›› dedi.나오미가 자부 룻에게 이르되 내 딸아 너는 그 소녀들과 함께 나가고 다른 밭에서 사람을 만나지 아니하는 것이 좋으니라
Naomi, gelini Ruta, ‹‹Kızım, onun kızlarıyla gitmen daha iyi. Başka bir tarlada sana zarar gelebilir›› dedi.ותאמר נעמי אל רות כלתה טוב בתי כי תצאי עם נערותיו ולא יפגעו בך בשדה אחר׃
Naomi, gelini Ruta, ‹‹Kızım, onun kızlarıyla gitmen daha iyi. Başka bir tarlada sana zarar gelebilir›› dedi.فقالت نعمي لراعوث كنّتها انه حسن يا بنتي ان تخرجي مع فتياته حتى لا يقعوا بك في حقل آخر.
Naomi, gelini Ruta, ‹‹Kızım, onun kızlarıyla gitmen daha iyi. Başka bir tarlada sana zarar gelebilir›› dedi.拿 俄 米 對 兒 婦 路 得 說 、 女 兒 阿 、 你 跟 著 他 的 使 女 出 去 、 不 叫 人 遇 見 你 在 別 人 田 間 、 這 纔 為 好
Naomi, gelini Ruta, ‹‹Kızım, onun kızlarıyla gitmen daha iyi. Başka bir tarlada sana zarar gelebilir›› dedi.拿 俄 米對兒婦 路 得說 、 女 兒阿 、 你 跟著 他 的 使女 出去 、 不 叫人 遇見 你 在 別人 田間 、 這纔 為好
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Alle groen langs de rivier zal verdorren en verwaaien. De gewassen zullen verdwijnen; alles gaat dood.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.alt Græsset ved Nilbredden dør, al Sæd ved Nilen hentørres, svinder og er ikke mere.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Các đồng cỏ ở bờ sông Ni-lơ cùng hết thảy đồng ruộng đã gieo của nó, đều héo khô, bị thổi đi, không còn nữa.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.나일 가까운 곳 나일 언덕의 초장과 나일강 가까운 곡식 밭이 다말라서 날아 없어질 것이며
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Seluruh persemaian di sepanjang tepi Sungai Nil akan menjadi kering lalu diterbangkan angin
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Trate poleg Nila, ob potokih njegovih in vsa setev ob potokih usahne, izgine in ne bode je več.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Tráva okolo potoka a při pramenu potoka, i vše, což se seje při potoku, uschne, zmizí a ztratí se.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Trávniky popri veľtoku, pri ústí veľtoku i každá siatina popri veľtoku uschne, bude odviata, a nebude jej.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Trawa około rzeki i przy brzegu jej, i wszelakie siewy przy potokach poschną, i zniszczeją i zginą.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.und das Gras an den Wassern wird verstieben, und alle Saat am Wasser wird verdorren und zunichte werden.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Ливадите при Нил, по бреговете на Нил, И всичко посято при Нил, Ще изсъхне, ще се разпилее, и ще се изгуби.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.Поля при реке, по берегам реки, и все, посеянное при реке, засохнет, развеется и исчезнет.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.ערות על יאור על פי יאור וכל מזרע יאור ייבש נדף ואיננו׃
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.والرياض على النيل على حافة النيل وكل مزرعة على النيل تيبس وتتبدد ولا تكون.
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.靠 尼 羅 河 旁 的 草 田 、 並 沿 尼 羅 河 所 種 的 田 、 都 必 枯 乾 、 莊 稼 被 風 吹 去 、 歸 於 無 有
Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.靠 尼羅河 旁 的 草田 、 並沿 尼羅河 所 種 的 田 、 都 必 枯乾 、 莊稼 被 風 吹去 、 歸於 無有

İlgili Sayfalar