tarla ile cümle

tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.이스라엘에서는 저희가 태양광 발전단지를 남쪽 지역에 만들어 달라고 요청했습니다.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.Ở Israel, chúng ta được yêu cầu đặt trang trại sử dụng năng lượng mặt trời ở miền nam Israel.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.W Izraelu poprosiliśmy o farmę baterii słonecznych na południu.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.Στο Ισραήλ, ζητήσαμε να δημιουργήσουμε ηλιακή φάρμα στα νότια της χώρας.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.В Израел, поискахме да построим слънчеви електроцентрали в южен Израел.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.В Израиле мы предложили разместить солнечную электростанцию на Юге.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.В Ізраелі ми запропонували побудувати сонячну електростанцію на півдні країни.
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.בישראל, ביקשנו לשים חווה סולרית בדרום ישראל
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.في إسرائيل ، طلبنا وضع مزرعة شمسية في جنوب من إسرائيل .
İsrail'de, ülkenin güneyine güneş tarlaları oluşturmak istedik.ソーラーファームの設置を要請しました 人々から「広大な敷地を要求しますね」と言われました
İyi ama bu koku da ne? Bir traktör yakınlardaki bir tarlaya sıvı gübre püskürtmektedir.Anna a Johan čoskoro vstúpia do národného parku, ktorý sa nachádza hneď za Bruselom.
İyi ama bu koku da ne? Bir traktör yakınlardaki bir tarlaya sıvı gübre püskürtmektedir.Anna wychodzi z domu i idzie do najbliższej stacji metra, oddalonej o 10 minut na piechotę.
Kalan su ise Pamuk tarlalarında kullanılan böcek ilaçları ile kirletiliyor.A água restante esta contaminada pelos pesticidas que escorrem dos campos de algodão.
Kalan su ise Pamuk tarlalarında kullanılan böcek ilaçları ile kirletiliyor.L'acqua rimanente è contaminata dai pesticidi che provengono dalle coltivazioni di cotone.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.A poradiac sa kúpili za ne to hrnčiarovo pole na pochovávanie cudzincov.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.A poradivše se, koupili za ně pole to hrnčířovo, ku pohřebu poutníků.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.E tenuto consiglio, comprarono con esso il Campo del vasaio per la sepoltura degli stranieri
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.I naradziwszy się, kupili za nie rolę garncarzową na pogrzeb gościom.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Ja neuvoteltuaan he ostivat niillä savenvalajan pellon muukalaisten hautausmaaksi.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.의논한 후 이것으로 토기장이의 밭을 사서 나그네의 묘지를 삼았으니
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Men efter at have holdt Råd købte de Pottemagermarken derfor til Gravsted for de fremmede.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Och sedan de hade fattat sitt beslut, köpte de för dem Krukmakaråkern till begravningsplats för främlingar.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Og de holdt råd med hverandre, og kjøpte for pengene pottemakerens aker til gravsted for fremmede.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Posvetovali so se pa in kupili zanje lončarjevo njivo za pokopališče tujcem.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Rồi họ bàn với nhau dùng bạc đó mua ruộng của kẻ làm đồ gốm để chôn những khách lạ .
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Rồi họ bàn với nhau dùng bạc đó mua ruộng của kẻ làm đồ gốm để chôn những khách lạ.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Şi dupăce s'au sfătuit, au cumpărat cu banii aceia ,,Ţarina olarului,`` ca loc pentru îngroparea străinilor.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Sie hielten aber einen Rat und kauften den Töpfersacker darum zum Begräbnis der Pilger.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Tanácsot ülvén pedig, megvásárlák azon a fazekasnak mezejét idegenek számára való temetõnek.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Y habiendo tomado acuerdo, compraron con ellas el campo del Alfarero, para sepultura de los extranjeros
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Και συμβουλευθεντες ηγορασαν με αυτα τον αγρον του κεραμεως, δια να ενταφιαζωνται εκει οι ξενοι.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Зробивши ж раду, купили за них ганчарське поле, щоб ховати на йому захожих.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.И като се съветваха, купиха с тях грънчаревата нива, за погребване на чужденци.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Сделав же совещание, купили на них землю горшечника, для погребения странников;
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.ויתיעצו ויקנו בו את שדה היוצר לקבורת הגרים׃
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.فتشاوروا واشتروا بها حقل الفخاري مقبرة للغرباء.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.他 們 商 議 、 就 用 那 銀 錢 買 了 狺 戶 的 一 塊 田 、 為 要 埋 葬 外 鄉 人
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.他 們商議 、 就 用 那 銀錢買 了 狺戶 的 一 塊田 、 為要 埋葬 外鄉人
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Aber den Acker der Stadt und ihre Dörfer gaben sie Kaleb, dem Sohn Jephunnes, zu seinem Erbe.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Ale pole města toho i vsi jeho dali Kálefovi synu Jefone k vládařství jeho.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Ale pole toho mesta a jeho dediny dali Kálefovi, synovi Jefunneho, do jeho državia.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Ale role miasta tego, i wsi jego dano Kalebowi, synowi Jefunowemu w osiadłość jego.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Ali njive tega mesta in njegova sela so dali v posest Kalebu, sinu Jefunovemu.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.A városnak szántóföldjét és faluit pedig Kálebnek, a Jefunné fiának adák birtokául.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Cîmpia cetăţii şi satele ei au fost date în stăpînire lui Caleb, fiul lui Iefune.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Còn địa phận của thành, và các làng nó, thì người ta cấp cho Ca-lép, con trai của Giê-phu-nê, làm sản nghiệp.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.오직 그 성읍의 밭과 촌락은 여분네의 아들 갈렙에게 주어 소유가 되게 하였더라
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Le territoire de la ville et ses villages furent accordés à Caleb, fils de Jephunné, pour sa possession.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.ma diedero i campi di questa città e i suoi villaggi come possesso a Caleb, figlio di Iefunne
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Mas deram o campo da cidade e suas aldeias a Calebe, filho de Jefoné, por sua possessão.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Men åkerjorden och byarna som hörde till staden gav man till besittning åt Kaleb, Jefunnes son.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.men byens mark og dens landsbyer gav de Kaleb, Jefunnes sønn, til eiendom.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.men Byens Mark og Landsbyer gav man Kaleb, Jefunnes Søn, i Eje.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Mutta kaupungin peltomaat kylineen annettiin Kaalebille, Jefunnen pojalle, perintömaaksi.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Pero dieron la campiña de la ciudad con sus aldeas a Caleb hijo de Jefone, como su posesión
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.Τους δε αγρους της πολεως και τας κωμας αυτης εδωκαν εις Χαλεβ τον υιον του Ιεφοννη, εις ιδιοκτησιαν αυτου.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.(а нивите на града и селата му дадоха на Халева Иефониевия син за негова собственост);
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.а поле сего города и села его отдали в собственность Халеву, сыну Иефонниину.
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.ואת שדה העיר ואת חצריה נתנו לכלב בן יפנה באחזתו׃
Kentin tarlalarıyla köyleri ise Yefunne oğlu Kaleve mülk olarak verilmişti.واما حقل المدينة وضياعها فاعطوها لكالب بن يفنة ملكا له

İlgili Sayfalar