tarla ile cümle
tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,ואם את שדה מקנתו אשר לא משדה אחזתו יקדיש ליהוה׃
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,وان قدّس للرب حقلا من شرائه ليس من حقول ملكه
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,他 若 將 所 買 的 一 塊 地 、 不 是 承 受 為 業 的 、 分 別 為 聖 歸 給 耶 和 華
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,他 若將所買 的 一 塊地 、 不 是 承受 為業 的 、 分別為聖歸給 耶和華
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.A jeźlibyście mię nie słuchali, i nie czynili wszystkich tych przykazaó;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.A keď predáš niečo svojmu blížnemu alebo kúpiš z ruky svojho blížneho, nebudete sa navzájom utiskovať.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.In če kaj prodaste bližnjemu ali kaj kupite od bližnjega svojega, ne smete drug drugega opehariti.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Když nějakou věc prodáš bližnímu svému, aneb koupíš něco od bližního svého, nikoli neutiskujte jeden druhého.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.네 이웃에게 팔든지 네 이웃의 손에서 사거든 너희는 서로 속이지 말라
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Når du sælger din Næste noget eller køber noget af ham, må I ikke forurette hinanden.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Når du selger noget til din næste, eller du kjøper noget av din næste, da skal I ikke gjøre hverandre urett.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Nếu các ngươi bán hay là mua vật chi với kẻ lân cận mình, thì chớ lận anh em mình.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Nếu các ngươi bán hay_là mua vật chi với kẻ lân_cận mình , thì_chớ lận anh_em mình .
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Om I alltså säljer något åt eder nästa eller köpen något av eder nästa, skolen I icke göra varandra orätt:
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız."Si vendéis algo a vuestro prójimo o compráis algo de mano de vuestro prójimo, nadie engañe a su hermano
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Si vous vendez à votre prochain, ou si vous achetez de votre prochain, qu`aucun de vous ne trompe son frère.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Wenn du nun etwas deinem Nächsten verkaufst oder ihm etwas abkaufst, soll keiner seinen Bruder übervorteilen,
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Если будешь продавать что ближнему твоему, или будешь покупать что у ближнего твоего, не обижайте друг друга;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.И ако продадеш нещо на ближния си, или купиш нещо от ближния си, да се не онеправдавате едни други;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.וכי תמכרו ממכר לעמיתך או קנה מיד עמיתך אל תונו איש את אחיו׃
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.فمتى بعت صاحبك مبيعا او اشتريت من يد صاحبك فلا يغبن احدكم اخاه.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.你 若 賣 甚 麼 給 鄰 舍 、 或 是 從 鄰 舍 的 手 中 買 甚 麼 、 彼 此 不 可 虧 負
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.你 若賣甚麼給 鄰舍 、 或是 從鄰舍 的 手中買甚麼 、 彼此 不 可 虧負
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Dans l'étape suivante, les animaux apprennent à trouver de vraies mines dans de vrais champs de mines.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.En la siguiente etapa, los animales aprenden a encontrar minas reales en campos minados.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Ezután megtanulnak igazi aknamezőkön igazi aknákat keresni.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Im nächsten Schritt lernt das Tier, richtige Minen in echten Minenfeldern zu finden.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.In de volgende stap, leren de dieren om echte mijnen in echte mijnenvelden te vinden.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.În următorul pas, animalele învață să găsească mine reale pe câmpuri minate reale.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.다음 단계로, 쥐는 실제 지뢰밭에서 실제 지뢰를 찾는 것을 익힙니다.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Na próxima etapa, os animais aprendem a achar minas verdadeiras em campos de minas verdadeiros.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Nella fase successiva impara a trovare mine vere in veri campi minati.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Pada tahap selanjutnya, hewan ini belajar untuk menemukan ranjau sesungguhnya,
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Seuraavaksi eläimet oppivat löytämään oikeita miinoja aidoilla kentillä.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Trong bước tiếp theo, chúng học cách tìm kiếm những quả mìn thật trong khu vực có gài mìn.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.V dalším kroku se naučí hledat skutečné miny ve skutečných minových polích.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.V ďalšom kroku sa zviera učí hľadať skutočné míny na skutočných mínových poliach.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.W następnym kroku, zwierzęta uczą się szukać prawdziwych min na prawdziwych polach minowych.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Στο επόμενο βήμα, το ζώο μαθαίνει να βρίσκει πραγματικές νάρκες σ' ένα αληθινό ναρκοπέδιο.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.В следващата стъпка, животните се научават да откриват истински мини в истински минни полета.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.Следующим шагом крыса учится находить настоящие мины на настоящем поле.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.בשלב הבא, בעל החיים לומד למצוא מוקשים אמיתיים בשדה מוקשים אמיתי.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.في الخطوة التالية، الحيوانات تتعلم العثور على الألغام الحقيقية في حقول الألغام الحقيقية.
Bir sonraki aşamada hayvan, gerçek mayın tarlalarında gerçek mayınları bulmayı öğrenir.見つけることを学びます ラットはテストを受け
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Am întâlnit-o pe o câmpie, era în zdrențe și nu avea pantofi.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Egy mezőn találkoztam vele, rongyos volt, nem volt cipője.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Gdy ją spotkałem miała obdarte ubrania, była boso.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ich habe sie auf einem Feld getroffen. Sie war zerlumpt, sie hatte keine Schuhe.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ik ontmoette haar op een veld, ze was gekleed in lompen en ze had geen schoenen.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Je l'ai rencontrée dans un champ, elle portait des haillons, elle n'avait pas de chaussures.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.저는 그녀를 야외에서 만났습니다. 그녀는 누더기 차림이었고 신발이 없었습니다.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.L'ho incontrata in un campo, era cenciosa e scalza.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Quando a conheci num campo, ela estava esfarrapada, não tinha sapatos.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Saya bertemu dengannya di sebuah tanah lapang, dia nampak compang camping dan tidak bersepatu.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Tôi gặp cô bé tại một cánh đồng. Cô bé rách rưới và không có giày.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Τη συνάντησα σε ένα λιβάδι, φορούσε κουρέλια, δεν είχε παπούτσια.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Срещнах я на полето, беше опърпана, нямаше обувки.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Я встретил её в поле, одетую в лохмотья и босую.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.פגשתי אותה בשדה, היא היתה מרופטת, יחפה.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.إلتقيتها في حقل، كانت خشنة، لم يكن لديها حذاء.