tarla ile cümle

tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.彼女の目を見たら-普通11才の女の子は
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Am această bucată de pământ şi crează un "terroir" că nu-ţi vine să crezi.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Deze wijnstreek levert wijn van zulke hoge kwaliteit, dat geloof je niet.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Es tan especial. Tengo este pedazo de tierra y crea un terroir que ni te imaginas".
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz."Eu tenho este pedaço de terra e cria um 'terroir' que nem imaginam".
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Ho questo pezzo di terra con un terroir formidabile.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.이곳을 보세요, 당신이 믿지 못할 만한 테루아를 만들어냈어요! 라고들 이야기합니다.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Posiadam skrawek ziemi, który tworzy taki terroir, że nie uwierzylibyście.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Tôi đã có một mảnh đất và nó tạo ra terroir mà bạn có thể không tin nổi.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Έχω αυτό το κομμάτι γης και δημιουργεί απίστευτο τερουάρ.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.Той е толкова специален. Имам това парче земя, което създава тероар, какъвто не може да си представите.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.У меня есть кусок земли и он создает уникальный терруар
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.יש לי אדמה והיא יוצרת טרואר שלא תאמין.
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.لقد حصلت على قطعة ارض تنتج العنب بشكل لا يمكن ان تصدقه
Bir tarlam var ve inanamayacağın kadar güzel terroir yetişiyor, deriz.そう 我々は葡萄園に関して 本当に多くの議論を重ねます
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Elle pense à un champ, et elle l`acquiert; Du fruit de son travail elle plante une vigne.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Evalúa un campo y lo compra, y con sus propias manos planta una viña
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Gondolkodik mezõ felõl, és megveszi azt; az õ kezeinek munkájából szõlõt plántál.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hän haluaa peltoa ja hankkii sen, istuttaa viinitarhan kättensä hedelmällä.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hon har planer på en åker, och hon skaffar sig den; av sina händers förvärv planterar hon en vingård.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hun tænker på en Mark og får den, hun planter en Vingård, for hvad hun har tjent.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Hun tenker på en mark og får den; for det hun tjener med sine hender, planter hun en vingård.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Ia mencari sebidang tanah, lalu membelinya; ia mengusahakan sebuah kebun anggur dari pendapatannya
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.밭을 간품하여 사며 그 손으로 번 것을 가지고 포도원을 심으며
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Nàng tưởng đến một đồng ruộng, bèn mua nó được; Nhờ hoa lợi của hai tay mình, nàng trồng một vườn nho.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Nàng tưởng đến một đồng_ruộng , bèn mua nó được ; Nhờ hoa_lợi của hai tay mình , nàng trồng một vườn nho .
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Obmyśla rolę, i ujmuje ją; z zarobku rąk swoich szczepi winnice.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Ogleda si njivo in jo pridobi, in z dobičkom rok svojih si zasadi vinograd.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Pensa ad un campo e lo compra e con il frutto delle sue mani pianta una vigna
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Pomýšľa na pole a berie ho a z plodov svojich rúk sadí vinicu.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Rozsuzuje pole, a ujímá je; z výdělku rukou svých štěpuje i vinici.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Se gîndeşte la un ogor, şi -l cumpără; din rodul muncii ei sădeşte o vie. -
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Sie denkt nach einem Acker und kauft ihn und pflanzt einen Weinberg von den Früchten ihrer Hände.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Zaine. Considera um campo, e compra-o; planta uma vinha com o fruto de suas maos.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Θεωρει αγρον και αγοραζει αυτον εκ του καρπου των χειρων αυτης φυτευει αμπελωνα.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Задумает она о поле, и приобретает его; от плодов рук своих насаждает виноградник.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Разглежда нива, и я купува; От плода на ръцете си сади лозе.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.זממה שדה ותקחהו מפרי כפיה נטע כרם׃
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.تتأمل حقلا فتأخذه وبثمر يديها تغرس كرما.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.他 想 得 田 地 、 就 買 來 . 用 手 所 得 之 利 、 栽 種 葡 萄 園
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.他 想 得 田地 、 就 買來 . 用手 所得 之 利 、 栽種 葡萄園
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Ca cei ce păzesc un ogor, ei înconjoară Ierusalimul, căci s'a răzvrătit împotriva Mea, zice Domnul.` -
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Chúng nó vây Giê-ru-sa-lem như kẻ giữ ruộng; vì thành ấy đã nổi loạn nghịch cùng ta, Ðức Giê-hô-va phán vậy.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Come custodi d'un campo l'hanno circondata, perché si è ribellata contro di me. Oracolo del Signore
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Comme ceux qui gardent un champ, ils entourent Jérusalem, Car elle s`est révoltée contre moi, dit l`Éternel.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Como guardas de campo estão contra ela ao redor; porquanto ela se rebelou contra mim, diz o Senhor.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Como guardias de campo estarán alrededor de ella, porque se rebeló contra mí", dice Jehovah
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Jako stróżowie pól położą się przeciwko niemu w około; bo mię do gniewu wzruszyło, mówi Pan.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Jako ti, kteříž hlídají polí, položí se proti němu vůkol; nebo jest mi odporný, dí Hospodin.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.kakor čuvaji na polju so razpostavljeni proti tebi. Zakaj Jeruzalem se je uprl zoper mene, govori GOSPOD.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.그들이 밭을 지키는 자 같이 예루살렘을 에워싸나니 이는 그가 나를 거역한 연고니라 여호와의 말이니라
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Mint a mezõnek õrizõi, úgy lesznek ellene köröskörül, mert daczoskodott velem! mondja az Úr.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Niinkuin pellon vartijat he piirittävät sitä yltympäri, koska se niskoitteli minua vastaan, sanoo Herra.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Sie werden sich um sie her lagern wie die Hüter auf dem Felde; denn sie haben mich erzürnt, spricht der HERR.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Som Markens Vogtere stiller de sig rundt omkring det, thi genstridigt var det imod mig, lyder det fra HERREN.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Som markvoktere leirer de sig mot det rundt omkring; for mot mig har det vært gjenstridig, sier Herren.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Ως φυλακες αγρου παρεταχθησαν εναντιον αυτης κυκλοθεν διοτι απεστατησεν εναντιον μου, λεγει Κυριος.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Как сторожа полей, они обступают его кругом, ибо он возмутился против Меня, говорит Господь.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.Като полски пъдари те са се наредили против него от всяка страна.
Bir tarlayı koruyanlar gibi Kuşatacaklar Yeruşalimi. Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.כשמרי שדי היו עליה מסביב כי אתי מרתה נאם יהוה׃

İlgili Sayfalar