tarla ile cümle
tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.I sex år skall du beså din åker, och i sex år skära din vingård och inbärga avkastningen av landet,
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Jeźli w ustawach moich chodzić będziecie, i przykazania moje chować i czynić będziecie:
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.너는 육 년 동안 그 밭에 파종하며 육 년 동안 그 포도원을 다스려 그 열매를 거둘 것이나
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Kuutena vuotena kylvä peltosi ja kuutena vuotena leikkaa viinitarhasi ja korjaa niiden sato,
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Per sei anni seminerai il tuo campo e poterai la tua vigna e ne raccoglierai i frutti
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Şase ani să-ţi semeni ogorul, şase ani să-ţi tai via, şi să strîngi roadele.
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Seis años sembrarás tu tierra, seis años podarás tu viña y recogerás sus frutos
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Seis anos semearás a tua terra, e seis anos podarás a tua vinha, e colherás os seus frutos;
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Seks År skal du beså din Mark, og seks År skal du beskære din Vingård og indsamle Landets Afgrøde;
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Šest let obsevaj njivo svojo in šest let obrezuj vinograd svoj in spravljaj sadove njegove,
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Šest let osívati budeš rolí svou, a šest let obřezovati budeš vinici svou a sbírati úrody její.
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Šesť rokov budeš osievať svoje pole a šesť rokov budeš orezávať svoju vinicu a spratávať jej úrodu.
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Trong sáu năm , ngươi sẽ gieo ruộng và hớt nho mình , cùng thâu hoạch thổ_sản .
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Trong sáu năm, ngươi sẽ gieo ruộng và hớt nho mình, cùng thâu hoạch thổ sản.
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Zes jaren mag u uw land inzaaien, uw wijngaard snoeien en uw oogsten binnenhalen,
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.Шест години да сееш нивите си и шест години да режеш лозето си и да събираш плода му;
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.шесть лет засевай поле твое и шесть лет обрезывай виноградник твой, и собирай произведения их,
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.שש שנים תזרע שדך ושש שנים תזמר כרמך ואספת את תבואתה׃
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.ست سنين تزرع حقلك وست سنين تقضب كرمك وتجمع غلتهما.
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.六 年 要 耕 種 田 地 、 也 要 修 理 葡 萄 園 、 收 藏 地 的 出 產
Altı yıl tarlanı ekeceksin, bağını budayacaksın, ürününü toplayacaksın.六 年 要 耕種 田地 、 也 要 修理 葡萄園 、 收藏 地 的 出產
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Aber sie verachteten das und gingen hin, einer auf seinen Acker, der andere zu seiner Hantierung;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ale oni nedbali a odišli, ktorý na vlastné pole, ktorý po svojom kupectve,
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ale oni nedbavše na to, odešli, jiný do vsi své a jiný po kupectví svém.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ale oni zaniedbawszy odeszli, jeden do roli swojej, a drugi do kupiectwa swego;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Dar ei, fără să le pese de poftirea lui, au plecat: unul la holda lui, şi altul la negustoria lui.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.De azok nem törõdvén vele, elmenének, az egyik a maga szántóföldjére, a másik a maga kereskedésébe;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Eles, porém, não fazendo caso, foram, um para o seu campo, outro para o seu negócio;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti."저희가 돌아보지도 않고 하나는 자기 밭으로, 하나는 자기 상업차로 가고"
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ma costoro non se ne curarono e andarono chi al proprio campo, chi ai propri affari
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Mais, sans s`inquiéter de l`invitation, ils s`en allèrent, celui-ci à son champ, celui-là à son trafic;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Men de aktade icke därpå, utan gingo bort, den ene till sitt jordagods, den andre till sin köpenskap.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Men de brøde sig ikke derom og gik hen, den ene på sin Mark, den anden til sit Købmandsskab;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Men de brydde sig ikke om det og gikk sin vei, den ene til sin aker, den annen til sitt kjøbmannskap;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Mutta he eivät siitä välittäneet, vaan menivät pois, mikä pellolleen, mikä kaupoilleen;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Nhưng họ không đếm xỉa đến, cứ việc đi đường mình; kẻ nầy đi ra ruộng, kẻ kia buôn bán;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Nhưng họ không đếm_xỉa đến , cứ_việc đi đường mình ; kẻ nầy đi ra ruộng , kẻ kia buôn_bán ;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Oni pa niso marali in so odšli, eden na polje svoje, drugi pa po kupčiji svoji.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Pero ellos no le hicieron caso y se fueron, uno a su campo, otro a su negocio
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Εκεινοι ομως αμελησαντες απηλθον, ο μεν εις τον αγρον αυτου, ο δε εις το εμποριον αυτου
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Вони ж, занехавши, пійшли собі, один на хутір, другий до свого торгу;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Но они, пренебрегши то, пошли, кто на поле свое, а кто на торговлю свою;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.но те занемариха поканата, и разотидоха се, един на своята нива, а друг на търговията си;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.והם לא שתו לבם לזאת וילכו להם זה אל שדהו וזה אל מסחרו׃
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.ولكنهم تهاونوا ومضوا واحد الى حقله وآخر الى تجارته.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.那 些 人 不 理 就 走 了 . 一 個 到 自 己 田 裡 去 . 一 個 作 買 賣 去
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.那些 人 不理 就 走了.一 個 到 自己 田 裡去.一個作買 賣去
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.어쩌면 지난 20년 동안 자유의 땅이 법적 지뢰밭이 되어버린 셈입니다.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ale ať už tak či onak za posledních pár dekád se Země svobody proměnila v právní minové pole.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ale jakimś sposobem w ciągu ostatnich 20 lat prawo zmieniło krainę wolności w prawne pole minowe.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ale nejako alebo ináč sa v posledných desaťročiach stalo z krajiny slobody mínové pole práva.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.De így vagy úgy, az utóbbi évtizedekben, a szabadok földje egy jogi aknamezővé lett.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Doch das Land der Freiheit ist in den letzten Jahrzehnten zu einem rechtlichen Minenfeld geworden.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ma in qualche modo negli ultimi due decenni la terra della libertà si è trasformata in un campo minato.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Nhưng không hiểu sao trong 2 thập kỷ gần đây mảnh đất tự do đã trở thành khu mỏ luật lệ.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Но по един или друг начин през последните две десетилетия страната на свободата е станала законово минно поле.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Но так или иначе, за последние пару десятков лет земля свободы стала минным полем закона.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.אבל איכשהוא, בדרך זו או אחרת במהלך העשורים האחרונים ארצם של החופשיים הפכה לשדה מוקשים משפטי.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.لكن - بصورةٍ أو بأخرى - في العِقدَيْن الأخيرين صارت أرضُ الحرية حقلاً شرعيّاً للألغام.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.法律の地雷原のようになってしまいました 知らず知らずのうちに 我々の生活は