tarla ile cümle
tarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu "slot" adı verilen yerlerde tarlalardan, okçuluk okuluna kadar birçok seçenek vardır.Bagi yang beruntung, fasilitas ini masih bisa ditemui di beberapa tempat seperti kampus-kampus.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Những bức tranh nổi tiếng nhất của ông mô tả nông dân làm việc trên đồng ruộng.
Rüzgâr tarlası, elektrik üretimi için kullanılan ve aynı yerde bulunan rüzgâr türbinleri grubudur.Một trang trại gió là một nhóm nhiều turbine gió ở cùng một địa điểm được sử dụng để sản xuất điện.
Savunma hattının ileri kesimi üç sıra dikenli tel ve mayın tarlası bandıyla korundu.Khu vực phía trước của phòng tuyến được bảo vệ bởi ba lớp hàng rào kẽm gai và những bãi mìn dày đặc.
Ekilebilir tarlalar küçüktür.Các trôi dạt lục địa là nhỏ bé.
Kröller-Müller Müzesi, Otterlo, Hollanda Selvili Buğday Tarlası, 1889.Bảo tàng Kröller-Müller, Otterlo, Hà Lan Đồng lúa mỳ cùng cây bách, 1889.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Chuồng trại nên làm xa nhà ở.
Çay da tarlanın düşmanıydı.Huy Tông cũng là người say mê trà.
Ahlatlariçi tarlalarında hiç ahlat ağacı yoktu.(中略)そこには鹿の肉に対する争いはなかった。
Tarlada sancılanıp eve gelmiş.戦地で負傷し帰国する。
Çavdar Tarlasında Çocuklar.小原の部下。
Hemen hemen herkesin tarlası ya da sığırı vardır.ほぼ全ての世帯がヤクや牛などの家畜を所有している。
Yol yapımı veya tarla açma gibi çeşitli toprak tesviye işlemlerinde kullanılır.道が開いたり、仕掛けを作動させたりといろいろな種類がある。
Yerleşim yerlerinin yakınına gelmekten çekinmeyip, kimi zaman tarlalarda dolaşır.館舎(むろつみ)には入らずして、船に乗りて穴門(あなと)に帰り至りぬ。
Gezdiribilen Bir Yeşillik, Tarla.そのまま走行不能となりリタイア。
Çapa ile bitkileri ekmek için tarla hazırlarsınız.パン屋 小麦粉を加工してパンを生産する。
Bir grup çiftçi şarkı söyleyerek tarladan geri dönerler.遠くから農夫たちの合唱が聞こえてくる。
Şimdilerde fındık tarlaları yaygınlaşmıştır.現在は広大な水田地帯が広がっている。
Mahallede, herkesin kendine ait bir tarlası bulunmaktadır.自分の土地の場合は、すべて自分のものとなる。
Teksas'taki Roscoe rüzgâr tarlası 780 MW'lık gücüyle şu an için dünyanın en büyük rüzgâr tarlasıdır.テキサス州には Roscoe Wind Farm (780 MW) という世界最大のウィンドファームがある。
Ya da λιβάδι (tarla) kelimesi Lazcaya da livadi (Lazcası; Ont̆ule) şeklinde girecekti.また古い言い方では石弩(いわのやのね)、矢の根石(やのねいし)などとも言う。
29 yaşındaki oduncu Meng Zhaoguo bir gün tarlasında çalışmaktadır.2歳年が離れた兄のYeóryios Tsákonasも陸上競技選手。
Rüzgâr tarlaları, rüzgârın doğal davranışından dolayı çok aralıklıdır.冷却塔は自然風化により完全に損壊した。
Bu türbin, Kuzey Denizi'ndeki Alpha Ventus rüzgâr tarlasının 12 türbininden ilkiydi.この発電機は北海のアルファ・ヴェントス洋上風力発電所(英語版)の計12基の発電機の最初の1基であった。
Tarla ardıç kuşu Tarla ardıç kuşu渡り鳥 留鳥 迷鳥 鳥類用語
Agroloji; (Yunanca "agros" (tarla, kara) ve "logos" çalışma) toprak bilimi ile aynı anlama gelir.アグロロジー(Agrology、ギリシア語のἀγρός agros〔野原・畑・土地・田舎〕と -λογία -logia〔学問〕から)は、作物の生産を扱う土壌学の一分野である。
Bu bölgelerde patates tarlaları açtı.この地域ではジャガイモが育つ。
Tarlalar evlerden uzaktadır.家は村の外れに在る。
Ya da λιβάδι (tarla) kelimesi Lazcaya da livadi (Lazcası; Ont̆ule) şeklinde girecekti.或復有處,說十緣起,如《城喻經》說。
Mayın tarlası tek kişilik bir bilgisayar oyundur.踩地雷,是一款單人的電腦遊戲。
Dahası birçok karşı taarruz ve geniş mayın tarlaları piyadenin ileri harekâtını yavaşlattı.此外,眾多的反擊及廣泛的地雷區亦放慢步兵的前進速度。
Çavdar Tarlasında Çocuklar.儿子陈月末。
Hemen hemen herkesin tarlası ya da sığırı vardır.全國過半數人都從事遊牧或者畜牧業。
Yerleşim yerlerinin yakınına gelmekten çekinmeyip, kimi zaman tarlalarda dolaşır.入朝,出班承旨不上御道,而竟趨右階。
Eski oba köyün aşağısındaki tarlaların olduğu yere denir.舊田端村被舊成宗村分為東西兩側。
Kolektif çiftlikleri yağmalayarak, tarlaları yaktılar.K燒毀農場並離開。
Gezdiribilen Bir Yeşillik, Tarla.喜好是拳擊、卡拉OK。
Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun.너는 하느님의 거룩한 산에 살면서 불타는 돌들 사이를 거닐었다.
Ya da λιβάδι (tarla) kelimesi Lazcaya da livadi (Lazcası; Ont̆ule) şeklinde girecekti.거기에 백모(트럼펫)와 백부(트롬본)가 와서 이 아이가 양친 중 어느 쪽 닮았는지 등을 이야기한다.
Her ailenin kendi geçimini sağlayacağı tarlası ve kapalı alanları (sera) mevcuttur.또한, 모든 균등 공간은 위와 같이 유사 거리 함수들의 (유한 또는 무한) 족으로 나타낼 수 있다.
Seni tanrının dağından men ettim ve seni bekçilik ettiğin ateş tarlalarından sürgün ettim.그래서 나는 너를 더럽게 여겨 하느님의 산에서 쫓아냈다.
Bol miktarda Gündendi(Ayçiçeğinin trakyacası:) ve Buyday (Buğday) ekilir tarlalara.다주면은 인천부 다소면(多所面)과 주안면(朱安面)의 합면이다.
En geniş tarla alanı 10 dönümü geçmemektedir.일부는 10와트 PEP를 넘지 않는 것으로 이해하고 있다.
Her aile evini kendi tarla ya da bahçesinin bir kenarına yapmıştır.각각의 집은 집과 잔디밭/정원의 역할을 동시에 해낼 수 있다.
Mayın tarlası üzerine, Ian Stewart내용주 참조주 Ridpath, Ian.
Daha sonra domuz Kent yakınlarında bir çiftçinin tarlasında bulunmuştur.농민 계층 바로 위에는 상인 계층이 있었다.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.어깨동무 (잡지) 소년중앙
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.1890년 7월 27일, 고흐는 들판으로 걸어나간 뒤 자신의 가슴에 총을 쏘았다.
Fidanları imece usulü ile aynı gün belirlediğimiz tarlaya diktik.그들은 캐파가 말한 약속한 날의 아침에 태양을 바라보고 있다.
Rüzgâr tarlaları: %20-40.נראה כי שום סיכוי, 10-20%.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.במרכזה פארק הבנים.
Tarlasını sürer.הסגת גבול
Tarlalar evlerden uzaktadır.המוקדים היו מחוץ לבתים.
Mahallede, herkesin kendine ait bir tarlası bulunmaktadır.לכל אדם יש תחום ד' אמות סביבו.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.התפישה המקובלת היא כי ב-27 ביולי 1890, בגיל 37, במהלך טיול בשדות, ירה בעצמו ואן גוך בחזהו.
Buğday yok, tarlalar kuru, hiçbir yiyecek kalmadı" diyordu.אנחנו לא יודעים היכן אנחנו, המים ירוקים, לא לבנים".
Yağmurun bol olsun, tarlaları verimli kılan.נות בראה את הגשם וגב ברא צמחים.
Son yıllarda tarlalar vişne bahçeleri haline getirilmiştir.בשנים האחרונות הפכו התעלות למוקדי תיירות.
Tarla ve çayırlardan oluşan araziler ekilebilirdir.מהגזעים והענפים ניתן להכין קורות.
Yazlık domates (tarla ve örtü altı) yetiştirilir.הטומאה בכותל (שש משניות).