Doğal ve tarihsel zenginlikleriyle ilgi çekmektedir.لما لها من قيمة تاريخية وطبيعية.
Tarihsel kişilikleri ve bilim insanlarını inceleyen eserler verdi.وكان يفرقها في العلماء والوجوه.
Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz.وأنا هنا التحدث بصفتي مواطن عادي لديه حرية الرأي والتعبير.
Tarihsel romanlar, tarihin değişik dönemindeki olayları işler.هذا بالنسبة لرواية الحديث أما بالنسبة لرواية التاريخ فالأمر يختلف.
Büyük Dönüşüm kitabı aynı zamanda tarihsel sosyoloji için bir model oluşturmuştur.Seu livro A Grande Transformaçao também se tornou um modelo para a sociologia histórica.
Augsburg, tarihsel stratejik konumu nedeniyle askeri olarak önemli bir şehirdir.Augsburgo foi historicamente uma cidade militarmente importante devido a sua localização estratégica.
1923 yılında müzenin doğal tarihsel nesneleri Haus de Natur'a verildi.Em 1923, os objetos de história natural do museu foram dados à Haus de Natur.
Tarihsel olarak Floransa'da ilk büyük basilikadır ve şehrin önemli Dominikan mezhebinin kilisesidir.Cronologicamente, é a primeira grande Basílica de Florença, e a principal Igreja Dominicana da Cidade.
Yazarların hicvettiği tarihsel/politik bağlam unsurlarını bizler tanımlayabilir miyiz?Podemos identificar elementos do contexto histórico/político que os escritores estão satirizando?
Adventist eskatalojisi peygamberlik sözlerinin yorumlanmasında tarihsel yönteme dayalıdır.A escatologia adventista baseia-se no método historicista de interpretação profética.
Karl Marx Marksizm Tarihsel materyalizm Louis Bonaparte'in 18 Brumaire'iKarl Marx O 18 de brumário de Luís Bonaparte.
İrlanda tarihsel olarak Connacht, Leinster, Munster ve Ulster olmak üzere dört ile ayrılmıştır.A Irlanda tem sido, historicamente, dividida em quatro províncias: Connacht, Leinster, Munstere Ulster.
Tarihsel ve Biyografik Dizin / Comp.Monografia/Dissertação/Tese.
İlleri idari veya siyasi bölümler olmayıp yalnızca tarihsel ve kültürel varlıklar olarak var olmaktadırlar.Estas divisões não têm qualquer relevância estatística ou administrativa, mas apenas cultural e histórica.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Mas há dúvidas sobre sua existência histórica.
Seax-Vika, büyük ölçüde tarihsel anglo-sakson paganizminden esinlenerek ortaya çıkmış bir Vikan geleneğidir.Seax-Wicca é uma tradição da Wicca, extremamente inspirada no paganismo Anglo-Saxão.
Tarihsel eserler de yazdı.Realiza documentários históricos.
Albenga beldesinin günümüzde çok iyi korunmuş bir tarihsel merkezi bulunmaktadır.Actualmente, Belton House tem uma exposição permanente dedicada a este evento.
Palazzo Pitti' nin ilk tarihsel olayı bir gerçek ve mit karışımıdır.O início da história deste palácio é uma mistura de mito e realidade.
Yine de tarihsel bilgilerin popülerliği devam etmektedir.O debate sobre dados abertos ainda continua evoluindo.
Bu kent tarihsel olarak Lancashire Kontluğu'nun bir parçası olduğu kabul edilmektedir.Historicamente fazia parte do condado de Lancashire.
Bu türde tarihsel veriler ve gerçek olaylar, kurgusal iddialarla beraber anlatılır.Que histórias e casos interessantes conhecia a respeito do Saci.
Tarihsel semantik anlam değişmesini kapsar.Falta-lhe um senso das mudanças históricas.
Tarihsel olayları içerir.Envolvido em Histórias.
Tarihsel çelişki söz konusu.Histórico de confrontos.
Doğu Midlands bölgesi tarihsel geleneksel "Midlands" bölgesinin doğu yarısını kapsar.Esta região cobre a metade oeste zona tradicionalmente conhecida como Midlands.
Loving, Jeff Nichols tarafından yazılıp yönetilen 2016 yapımı tarihsel drama filmi.Loving é um filme de drama histórico estadunidense de 2016 dirigido e escrito por Jeff Nichols.
Ancak, Opiza ve Tbeti gibi tarihsel yapılar günümüze değin korunabilmiş değildi.A idéia de coletar e manipular objetos, entretanto, não é tão recente.
Tarihsel olarak da bu böyledir.E é assim que se faz a História.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.Cada um começa a demonstrar exagerações cômicas de personalidade.
Düzenekler, ailenin tarihsel beşiği olan La Côte-aux-Fées’de üretilmeye devam eder.Os movimentos continuam sendo fabricados em La Côte-aux-Fées, berço histórico da família.
Düzenekler, ailenin tarihsel beşiği olan La Côte-aux-Fées’de üretilmeye devam eder.De uurwerken worden nog altijd gefabriceerd in La Côte-aux-Fées, de historische bakermat van de familie.
Modern biliminsanlarının Aspasia’nın tarihsel gerçekliğiyle ilgili kuşkuculuğunun nedeni de budur.Dit is de reden waarom moderne geleerden sceptisch zijn over de historiciteit van Aspasia's leven.
Bu meslek tarihsel olarak iyi ücretli ve genellikle babadan oğula teslim edilmiştir.Het ambt werd beschouwd als een eervolle taak en werd veelal doorgegeven van vader op zoon.
Şehir, tarihsel yapıtları bakımından zengindir.De stad is rijk aan historische bouwwerken.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Anderen denken dat het oude goudmijnen betreft.
İrlanda tarihsel olarak Connacht, Leinster, Munster ve Ulster olmak üzere dört ile ayrılmıştır.Ierland wordt verdeeld in vier provincies: Connacht, Leinster, Munster en Ulster.
Vilnius'un içinde bulunduğu bölge, Litvanya Büyük Dükalığı'nın tarihsel merkeziydi.Litouwen eiste Vilnius op, omdat het de historische hoofdstad van Litouwen was geweest.
Hristiyan dünyası için tarihsel ve dinsel bir kutsallığa sahiptir.Deze heeft een bijzondere historische waarde voor het christendom.
Bu seramik fresk ve tablolar belirli tarihsel olayları betimlemektedir.Panelen met foto's en toelichtende verhalen geven een historisch overzicht.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ Hewsen, Robert H. Ermenistan: Tarihsel bir Atlas .Artsach Huis van Hasan-Jalalian Tsar Robert H. Hewsen, Armenia: A Historical Atlas.
Tarihsel eserler de yazdı.Hij publiceerde ook historische studies.
Bu iddiayı tarihsel örneklerle kanıtlamaya çalışmıştır.Zij staafde deze bewering met overtuigend bewijsmateriaal.
Tarihsel bir çizgi yakalıyorum.Een historische setting.
Askerî öyküler tarihsel çatışmalarla paralellik gösterir.Er zijn muurschilderijen van historische veldslagen te zien.
Tarihsel olarak ise, LiveJournal'da oluşan bir kültür mirasını devam ettirmektedirler.Er is een ingebouwde client voor LiveJournal.
Tarihsel olarak da bu böyledir.Dit is historisch gezien juist.
Tarihsel olarak tamamen assembly dilinde olmak üzere çok sayıda programlar yazılmıştır.De meeste programma's werden geschreven in assembleertaal.
Yine de tarihsel bilgilerin popülerliği devam etmektedir.Desondanks blijft het verhaal populair.
Şehir tarihsel olarak dünyanın ipek ticaretinin merkezidir.De stad is historisch gezien het centrum van de champagneproductie.
Beykoz çok uzun bir tarihsel geçmişe sırtını dayamaktadır.Rhienderen heeft dan ook een lange geschiedenis achter de rug.
Ekonominin tarihsel bir süreç olduğunu ve bu nedenle evrensel ekonomi yasalarının olamayacağını savunmuştur.Ze betoogt dat economie geen exacte wetenschap is, en dus ook geen natuurkunde-achtige wetten kan hebben.
Tarihsel botanik bahçesi 1840’ta kurulmuştur.In de stad bevinden zich ook een aantal historische botanische tuinen uit 1840.
Modern biliminsanlarının Aspasia’nın tarihsel gerçekliğiyle ilgili kuşkuculuğunun nedeni de budur.Z tego powodu współcześni badacze wyrażają swój sceptycyzm wobec historycznej realności życia Aspazji.
Tarihsel bir çizgi yakalıyorum.Rys historyczny TOPR. .
İcel'ın tarihselliğı araştırmacılar tarafından tartışılan bir konudur.Jej właściwe imię stanowi obiekt sporu wśród badaczy.
Tarihsel olarak Hebron, Davud'un ilk başkentidir.Historycznie była to pierwsza stolica króla Dawida.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Większość przetrwałych inskrypcji dotyczy faktów historycznych i nie zawiera żadnych przepowiedni.
Sarıyer, doğal ve tarihsel değerler açısından zengin bir ilçedir.Jest to powiat bogaty w walory historyczne i przyrodnicze.
Tarihsel Moravya'nın eski başkentidir.Brno jest historyczną stolicą Moraw.