Tarihsel yetiştirilme tarzımızın önceki aşamalarından dolayı hepimiz değerlerimiz konusunda hatalıyız.Noi toti suntem eronati in valori inca din copilarie.
Tarihsel yetiştirilme tarzımızın önceki aşamalarından dolayı hepimiz değerlerimiz konusunda hatalıyız.Всички ние имаме грешни ценности, които са останали от най-ранната ни история.
Tarihsel yetiştirilme tarzımızın önceki aşamalarından dolayı hepimiz değerlerimiz konusunda hatalıyız.У всех нас есть ошибочные взгляды, которые мы исторически унаследовали из прошлого.
Tarihsel yetiştirilme tarzımızın önceki aşamalarından dolayı hepimiz değerlerimiz konusunda hatalıyız.כולנו... שוגים בערכינו שניתנים לנו בשלב מוקדם של החינוך ההיסטורי שלנו.
Tarihsel yetiştirilme tarzımızın önceki aşamalarından dolayı hepimiz değerlerimiz konusunda hatalıyız.جميعنا لدينا أخطاء في قيمنا يرجع ذلك إلى المراحل المبكرة من تربيتنا.
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitlerA cały historyczny czas, czyli Jezus i król Dawid i piramidy
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitlerDan sepanjang waktu tercatat dalam sejarah, itu berarti masa Yesus dan Raja Daud dan piramida
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitler Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.A všechen ten čas, kdy byl Ježíš a král David a velké pyramidy, dávný Babylón, starověký Egypt.
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitler Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.И всичко от нашата история - Исус Христос, цар Давид, пирамидите, Древен Вавилон, древните египтяни.
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitlerE tutto il tempo storico, che è Gesù, re David e le piramidi
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitlerȘi timpul istoric, cu Isus și Regele David și piramidele,
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitlerΚαι όλη την ιστορική περίοδο, που είναι ο Ιησούς και ο βασιλιάς Δαβίδ και οι πυραμίδες
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitlerИ всё историческое время: Иисус, царь Давид, пирамиды
Tarihsel zamanın tamamı, İsa, Davut ve piramitler古代バビロン、古代エジプト。 どの時代も、あなたたちが学んできた歴史の全て。
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Al de rest was historisch.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Alle restlichen handelten von historischer Sklaverei.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Az összes többi történelmi jellegű volt.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Dan sisanya adalah sejarah.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.El resto, de carácter histórico.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.나머지는 역사적인 자료였구요.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Per il resto si trattava di cose storiche.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Tất cả các bài khác là ở trong quá khứ.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Tout le reste était historique.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Όλα τα υπόλοιπα ήταν ιστορικού τύπου.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Все остальные относились к истории.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Всички останали бяха исторически.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Решта були історичними.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.כל השאר התייחסו לתקופות היסטוריות.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.كل البقية كانت تاريخية.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.それらの報道記事は感情的なものばかりでした
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Är detta eder glada stad, hon den urgamla, som av sina fötter bars till fjärran land, för att gästa där?
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?-é a ti örvendezõ [város]tok? melynek eredete õsidõkbõl való; és most lábai viszik õt, bujdosni messzire!
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Er det eders jublende By fra Urtids Dage, hvis Fødder førte den viden om som Gæst?
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Est-ce là votre ville joyeuse? Elle avait une origine antique, Et ses pieds la mènent séjourner au loin.
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Ist das eure fröhliche Stadt, die sich ihres Alters rühmte? Ihre Füße werden sie wegführen, zu wallen.
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Je li to vaše veselo mesto, ki mu je postanek od starodavnih dni, ki ga noge vodijo, da se naseli v daljavi?
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?이것이 고대에 건설된 너희 희락의 성 곧 그 백성이 자기 발로 먼 지방까지 가서 유하던 성이냐
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Това ли е вашият весел град , Чиято древност е от стари времена? Нозете му ще го занесат далеч да странствува.
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?Это ли ваш ликующий город, которого начало от дней древних? Ноги его несут его скитаться в стране далекой.
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?הזאת לכם עליזה מימי קדם קדמתה יבלוה רגליה מרחוק לגור׃
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?أهذه لكم المفتخرة التي منذ الايام القديمة قدمها تنقلها رجلاها بعيدا للتغرب
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?這 是 你 們 歡 樂 的 城 、 從 上 古 而 有 的 麼 . 其 中 的 居 民 、 往 遠 方 寄 居
Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?這是 你們歡樂 的 城 、 從 上古 而 有的 麼 . 其中 的 居民 、 往遠 方 寄居
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak daA vlastně i historicky měli Francouzi větší vliv na jihu.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.E na verdade, historicamente, o francês teve mais influência no Sul também.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.En eigenlijk, historisch gezien hadden de Fransen al meer invloed in het Zuiden.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.И действително, исторически французите имали повече влияние и на юг.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.Навіть історично склалось так, що Франція мала більше впливу саме на півдні.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da또 프랑스의 베트남 식민화 역사를 봤을떄도
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak daVà thực ra, theo lịch sử,
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da同様に南にもっと影響を与えた。
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.Dan saya butuh untuk mencari sesuatu yang secara sejarah akan sesuai dengannya.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.E avevo bisogno di trovare qualcosa che corrispondesse storicamente a questi particolari.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.En ik wilde iets vinden dat historisch ermee overeen zou komen.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.És kellett keresnem valamit, ami történelmileg megfelelt ennek.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.Et je devais trouver quelque chose qui historiquement correspondrait.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.Eu precisava de encontrar algo histórico que correspondesse a isso.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.I musiałam znaleźć coś co historycznie by do tego pasowało.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.Jag behövde hitta något historiskt som skulle passa in.
Ve ben tarihsel olarak buna uyan birşey bulmak zorundaydım.저는 또 그걸 역사적으로 합치시킬 뭔가를 찾아야만 할 필요가 있었죠.