Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Stoga je trebalo razjediniti suparnike.
Fenerbahçe çok geniş bir taraftar kitlesine sahiptir.Turbopuhala imaju široku primjenu.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Članovi sastav odani su navijači West Ham Uniteda.
Taraftarlarımız bizden haklı olarak hesap soruyor.Sudionici se prijavljuju temeljem otvorenog poziva.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Igra na poziciji prednjeg veznog igrača.
Bu maçtaki taraftar sayısı amatör liglerdeki taraftar rekoru olarak da tarihe geçmiştir.Rekorder je po broju postignutih poena u jednoj utakmici talijanskog prvenstva.
Sneijder maçın ardından "Bu harika taraftarın önünde şampiyon olmak çok güzel.Nakon utakmice Chamberlain je komentirao: „Sjajno je biti dio najbolje košarkaške momčadi na svijetu.
Čilić İtalyan Serie A takımı Milan'ın taraftarıdır.Livorno je dom nogometnog kluba talijanske Serie A, AS Livorno Calcio.
Arsenal taraftarları, kendilerini Gooners olarak tanımlamaktadırlar.Fanúšikovia Arsenalu sami seba nazývajú "Gooners".
O yıllarda ateşli bir Manchester United taraftarıydı.V tomto ročníku bol jeden z významných hráčov Manchestru United.
Arsenal, sonuç olarak Londra dışından da önemli sayıda bir taraftar topluluğuna sahiptir.Arsenal mal vždy mnoho priaznivcov žijúcich mimo Londýna.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınması taraftarı olmadığını açıkça ifade etmiştir.Švédsko sa teda jednoznačne samo rozhodlo nepripojiť k eurozóne.
Taraftarlarının takıma olan bağlılığı ile oldukça ün kazanmıştır.Ľahko si získava oddanosť podriadených.
Futbolcunun en ilginç yanı ise; Tottenham Hotspur'un ezeli rakibi olan Arsenal'in taraftarı olmasıdır.Vzhľadom na blízku vzdialenosť je najväčším rivalom Arsenalu Tottenham Hotspur.
Crixus, yaklaşık 30 bin taraftarıyla birlikte öldürüldü.Crixus bol zabitý a jeho 30-tisícová armáda porazená.
İskoçya kilisesinin 1,3 milyon taraftarı vardır.Na Slovensku má rímskokatolícka cirkev okolo 3,4 mil. veriacich.
Ama onun taraftarları için o hep "Kara Panter" olmuştur.Jej členovia sú známi aj ako Čierni panteri.
Zamandaşı meslektaşları arasında moda olan Keynesçilik akımının taraftarı olmadığı için pek sevilmemiştir.Pre svoje pokrokové názory ju nemá nikto z Ťapákovcov rád.
PSG ezeli rakibi Olympique de Marseille'dan sonra en çok taraftara sahip ikinci Fransız kulübüdür.PSG je druhým najobľúbenejším tímom v krajine, hneď po rivalovi Olympique de Marseille.
Diğer üç tribün Bucaspor taraftarına aittir.Je prostredným z tria bratov Lukáčovcov.
101.117 taraftar tarafından izlenen maç, en fazla kişinin izlediği FA Cup finali olarak tarihe geçti.Vyhrala ju s počtom bodov 171, čo je doteraz najvyššie získané bodové ohodnotenie súťažiaceho.
Taraftarlarımız bizden haklı olarak hesap soruyor.Žiadali primerané platové ohodnotenie hráčov.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Až to pomohlo firmám profitovať.
Bakü’de yeraltı faaliyetlerini sürdüren Stalin, Çarlık taraftarlarına karşı örgütlenmeyi hızlandırdı.Stalin vzniknutú situáciu využil aby mohol začať prenasledovať svojich odporcov v rámci Komunistickej strany.
Manstein taraftarları kararı şiddetle protesto edince ceza 12 yıla indirildi.Súd dvanásťkrát zamietol Mansonovu žiadosť o predčasné prepustenie.
20 Aralık 69 günü Vespasianus'un taraftarları Roma'yı işgal ettiler.20. decembra 69 je nekaj Vespazijanovih pristašem uspelo zasesti Rim.
Faydacılığın ilk taraftarlarından ve felsefi anarşizmin ilk modern destekçilerinden biri olarak kabul edilir.Velja za enega prvih predstavnikov utilitarizma in je prvi sodobni zagovornik anarhizma.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Kmalu je postala Cezarjeva ljubimka.
Onun taraftarları Karatağlık olarak bilirler.Njegovi člani so bili znani kot spatariji.
Arsenal taraftarları, kendilerini Gooners olarak tanımlamaktadırlar.Arsenalovi navijači se imenujejo "Gooners" (izpeljava iz vzdevka "The Gunners").
Taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum." dedi.Mojim soigralcem gre tudi veliko zaslug za to«.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.Štirinajst navijačev Liverpoola je bilo obsojenih.
Nea Salamina taraftarları.Vsi člani so prebivalci New Salema.
Ankaragücü, taraftar potansiyeli bakımından rakibine her zaman üstünlük kurmuştur.Vedno se je poročila politično ter tako za svoje kraljestvo vedno želela poiskati najbolj optimalno rešitev.
Taraftarlarımızın önüne çıkmayı sabırsızlıkla bekliyorum.Biti pred ostalimi nasproti biti ob ostalih.
Sıkı bir Real Madrid taraftarıdır.Tokrat s strani madridskega Reala.
Büyük çoğunluğu Millî Mücadele taraftarlarından oluşan meclis, Misak-ı Milli beyannamesini kabul etti.V kolikor bi šteli poslance vseh treh zborov skupščine je imela SKZ največ poslancev med strankami DEMOS.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Puolėjai stengiasi pelnyti įvarčius.
Beşiktaş taraftarı gibisi dünyanın hiçbir yerinde yok.Panašaus parko nėra visame pasaulyje.
Kuruluş yıllarında taraftarlar kulübe ilgi göstermedi.Keletą metų laukais niekas nesirūpino.
Şaşmaz bir Avrupa Birliği taraftarıdır.Yra didesnės Europos integracijos šalininkas.
Bunun yerine, sadece nadir ve kaliteli malların bir parçası olarak serinin taraftarlarına pazarlanmıştır.Kolekcijoje yra itin retų ir vertingų Mogolų laikų iliustruotų rankraščių.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Buvo West Ham United klubo kapitonas.
Yerel taraftarlar takıma Ceo derler.Vietos gyventojai briedžius vadina širviais.
Mevlidin yazılmasının bir amacının da ehl-i sünnet taraftarlarına destek vermek olduğu ifade edilir.Pagrindinis knygelės išleidimo tikslas – motyvuoti potencialius SIKON rėmėjus.
Taraftarı genellikle Milano kentinde yaşamaktadır.Tudziai paprastai gyvena mediniuose namuose.
Celtic taraftarları Katolik, Rangers taraftarları ise Protestan mezheplerine mensuptur.Tikintieji – katalikai, dalis priskiria save protestantams.
Galatasaray taraftarını hiç unutmayacağım.Ta on Galatasaray toetaja.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Segaduse kasutamine pooldajate võitmiseks.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Mõnel juhul sai temast ka nende armuke.
İki takım taraftarları, geçmişten gelen nedenlerle birbirlerinden haz etmemektedir.Kaks ei saa enam teineteist maailmas kogeda nii nagu enne seda.
Taraftarları arasında, The Lane olarak adlandırılır.Neid eraldab üksteisest väin, mis kannab nime The Tan.
Bu durum Faysal ve taraftarlarınca kabul edilmedi.Väljapakutud asukohtade suhtes oli nii pooldajaid kui ka vastuseisjaid.
Ödülü kazanan oyuncu, taraftarların oylarıyla belirlenmektedir.Mängija, kellel on suurim panus, esindab mängijate poolt.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.Aastal 2000 tuli Los Angeles Galaxy CONCACAF-i Meistrite Liiga võitjaks.
Komitenin üyeleri Avrupa Futbol Taraftarları Ağından da sorumludurlar.Veikkausliiga on Euroopa Jalgpalliliigade ühenduse asutajaliige.
Werder Bremen'de oynadığı 7 sezon boyunca taraftarların sevgilisi olmuştur.Bremeni Werderis mängis ta järgmised kolm hooaega.
İki takımın taraftarları arasında gerginlik bulunmaktadır.Mootor paikneb kahe meeskonnaruumi vahel.
Oyuncular ve taraftarlar oyunun durumuna göre değişik durumlarda olabiliyor.Õigused ja kohustused siiski varieeruvad olenevalt aktsia tüübist.
Lyon taraftarı oğlunun doğmasının ardından kendisi için pankart açmıştır.Dryden võttis oma poja pärast selle sündi endale.