Diğer üç tribün Bucaspor taraftarına aittir.De følgende tre savanter hører til supersavanter.
Taraftarlarımız çok yaratıcı.Forældrene var meget religiøse.
Beşiktaş taraftarı ise maçta hiç susmuyordu.Obiefule fik ingen spilleminutter i turneringen.
Kulüp 2011'de bir grup taraftar tarafından kuruldu.Partiet blev grundlagt i august 2001 af en gruppe udbrydere af Velfærdspartiet.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.The Essential History of West Ham United.
Taraftarı olduğu beyzbol takımı Red Sox'un maçlarını kısa sürelerle dinlemeye başlar.Dette famøse salg sendte Red Sox ud i en kriseperiode.
Beşiktaş'ın Çarşı taraftar gurubunun isteği doğrultusunda transfer edilmiştir.Mindehøjtidelighed blev sendt direkte på KXAN, efter hans fars ønske.
20 Aralık 69 günü Vespasianus'un taraftarları Roma'yı işgal ettiler.Den 20. desember 69, klarte noen av Vespasians partisaner å okkupere Roma.
Bu bazı taraftarları endişelendirdi ve, Martin bu hareketi sonrası eleştirilmeye başlandı.Dette bekymret noen supportere, og Martin ble til å begynne med kritisert for handelen.
2003-2004 Sezonunda; taraftarlar tarafından Blackburn'de Yılın Oyuncusu ödülünü kazanmıştır.På grunnlag av prestasjonene i 2003/2004-sesongen kåret Blackburn-fansen ham til Årets spiller.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.Los Angeles Lakers endte opp med å vinne kampen.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Menn kan være støttemedlemmer.
Bu durumdan birçok Aryanizm taraftarı Vandal asıl ve ilerigelenler hoşnutsuz olmaktaydılar.Folkemengden som hørte på moret seg noe over det, og var stort sett likegyldige.
Bu arada Antonius, başka bir Sezar taraftarı lider olan Marcus Aemilius Lepidus ile ittifak kurdu.I mellomtiden hadde Antonius dannet en allianse med Marcus Aemilius Lepidus, en annen ledende Cæsartilhenger.
Taraftarların çoğunluğu Güney Asya'da yaşamaktadır.De fleste holder til i Sør-Irak.
Kulübün dünya çapında 24 ülkede 200'den fazla resmî Manchester United Taraftar Kulübü bulunmaktadır.Det er over 400 Sheraton-hoteller verden over.
Daha sonra tribünlere giderek taraftarlarla karşılıklı tezahüratlar yaptılar.Etter hvert valgte de sammen forsiktig ut andre deltakere.
Liverpool taraftarı, Fowler'a "God" lakabını takmıştır.Fowler fikk av Liverpool-fansen kallenavnet «God» (Gud på norsk).
PSG taraftarları, onu Ağustos 2005'te Paris Saint-Germain tarihinin en iyi defans oyuncusu seçti.I august 2005 ble han kåret til Den beste forsvareren i Paris St Germains historie.
Aynı zamanda Göztepe taraftarıdır.Han er også speider i Vålerenga .
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Grant er en ivrig tilhenger av fotballklubben West Ham United.
Muaviye hayattayken oğlu Yezid'e biat etmeleri için taraftarları ve Hicaz ahalisinden biat istedi.En voksen Litløy-ørn advarer sin unge om å søke dekning (noe den gjorde).
Muhteşem taraftarı olan çok büyük bir kulüp.Strålende for en klubb med lite midler.
Halkçı parti taraftarları, yeni parti taraflarını iyi karşılamazlar.Høyrepopulistene organiserer seg ikke nødvendigvis i egne partier.
Her maç öncesi taraftarlar tarafından söylenmektedir.De europeiske spillerne er oppført først i hver match.
Carlyle Rangers FC taraftarıdır.Regjerende mester er Rangers FC.
21 bin taraftarın tribünde yer aldığı maç saat 16:00'da başladı.Fotball De første øvelsene i lekene startet klokken 16:00.
Fenerbahçe bir oyuncu kaybetti ama bir taraftar kazandı.Sp mistet en representant, mens De Grønne vant en.
Liglerdeki En Ateşli ve Çok Taraftarı Olan Kulüpler Arasında Sayılmaktadır.De regnes blant de kaldeste og dypeste kjellerne i regionen.
Maçın sonunda oyuncular ve taraftarlar arasında büyük bir kavga çıkmıştır.Det oppsto full slåsskamp mellom spiller og tilskuer.
Juventus taraftarı "maestro"lakabını yakıştırmışlardır.Den heldige spilleren skal da rope "Mahjong!".
FC Barcelona taraftarı olup, o kulübü de ziyaret etti.FC Barcelona var en av klubbene som var svært interessert.
Maçı 45.000 civarında taraftar izledi.Kampen ble sett av over 35 000 tilskuere.
Yılmaz ise taraftarlara destekler için teşekkür etmiştir.Demikianlah Kami mengulang-ulang Bukti-Bukti pertanda untuk kaum yang bersyukur.
Sugihara taraftarları, onu Yad Vashem anısına eklenmesi için lobi yapmaya başladı.Mereka yang diselamatkan oleh Sugihara mulai melobi agar namanya dicantumkan dalam tugu peringatan Yad Vashem.
Galatasaray taraftarını hiç unutmayacağım.Dia pendukung Galatasaray.
Wycliffe Kutsal Kitap’ın konuşma diline tercüme edilmesi taraftarıydı.Pernah dipertanyakan apakah Wycliffe benar-benar menerjemahkan seluruh Alkitab.
Onun taraftarları Karatağlık (Karadağ) olarak bilirler.Karena itu, orang-orang Eropa mengenalnya sebagai "buah roti" (Ingg.: breadfruit; Bld.: broodvrucht, dll.).
Parlamento demokrasisi taraftarıdır.Ia adalah pendukung Partai Demokrat.
Beni sahiplendikleri için taraftarlarımıza teşekkür ediyorum.Sebab kami harus memberi jawab kepada mereka yang mengutus kami.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.14 orang pendukung Liverpool itu akhirnya dipidana atas dakwaan tersebut.
Kapalı Tribün'de bulunan basın tribünü, taraftarlardan gelen istek üzerine Numaralı Tribün kısmına alındı.Tribun pers dipindahkan ke tribun Numaralı dari tribun Kapalı.
Taraftarlarımızın önüne çıkmayı sabırsızlıkla bekliyorum.Donas menyombongkan diri di depan teman-temannya.
Taraftar tribünlerini konu alan fanzinlerdir.Para penonton itu adalah para penggemar Swift.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Mereka akan disiksa oleh para sesembahan mereka.
Maç Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunan Olimpiyat Stadı'nda 52,511 taraftarın önünde oynandı.Laga dimainkan di Stadion Olimpik Nasional Tokyo, di depan 52.511 penonton.
Taraftarlarımız bizden haklı olarak hesap soruyor.Kedua belah pihak masing-masing mengklaim sebagai pemegang tahta yang sah.
Taraftarlara destekleri için teşekkür ederim.Ia selamat karena ditolong Mitra.
Taraftarları yolunu midyetozu ile en yüksek saygı simgesi olarak süslediler.Mereka adalah pengikut Yang dengan kehormatan sebagai simbolnya.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Bà sớm trở thành tình nhân của ông.
Omonia taraftarları solculuğu seçti.Tại sao lại chọn OMEGA
Sugihara taraftarları, onu Yad Vashem anısına eklenmesi için lobi yapmaya başladı.Những người mang ơn Sugihara bắt đầu vận động hành lang để ghi danh ông vào tại khu tưởng niệm Yad Vashem.
Arsenal, sonuç olarak Londra dışından da önemli sayıda bir taraftar topluluğuna sahiptir.Do đó, Arsenal cũng có một số lượng đáng kể cổ động viên ở ngoài London và khắp nơi trên thế giới.
Taraftarlara destekleri için teşekkür ederim.Hồi Hột nhận lời giúp quân.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Không ngờ lại bị các phe phái lợi dụng.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.14 cổ động viên Liverpool phải nhận mức án 3 năm tù cho tội ngộ sát.
VVV-Venlo taraftarları arasında Keizer Keisuke (İmparator Keisuke) olarak tanındı.Các cổ động viên VVV-Venlo đã gọi anh bằng biệt danh "Keizer Keisuke", hay Hoàng đế Keisuke.
Kuruluş yıllarında taraftarlar kulübe ilgi göstermedi.Trong 3 năm, anh không ra mắt trận nào cho câu lạc bộ.
Rothschild futbolu sevdiğini ve Chelsea FC taraftarı olduğunu söylemiştir.Rendell thích chơi bóng đá và hỗ trợ Manchester United.
Bu sırada kendi taraftarlarını önemli işlere yerleştirme ile uğraştı.Ông bắt đầu đưa các con trai của mình vào các chức vụ quan trọng.