Ekonomik Liberalizmi savunan bir sağ ile atlantikçilik taraftarıdır.Recrear para el Crecimiento se snaží být pravicovou liberální stranou svobodného trhu.
Horde Zla isminde bir taraftar grubu 1987'dan beri mevcuttur.Názvem Darkthrone se honosí od roku 1987.
Ayrıca Fenerbahçe taraftarının en sevdiği futbolculardan birisidir.Gibson chtěl také konkurovat oblíbenému Stratocasteru.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Postavíme se za postiženého.
Kewell'ın Galatasaray'a transferi taraftarın ikiye bölünmesine neden oldu.Optočlen slouží ke galvanickému oddělení dvou obvodů.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Vítězem se stal tým West Ham United FC.
Güçlü fizik yapısından dolayı taraftar kendisine "Gladyatör" lakabını uygun gördü.Pro svůj mohutný vzhled je znám jako "gladiátor mezi psy".
Taraftarın inanılmaz bir desteği vardı.Tato pomoc měla neuvěřitelný výsledek.
Erkekler de taraftar toplamaya başladı./(25,1,6-8).Oba muži pak společně začali připravovat převrat.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.Na závěrečném Turnaji mistryň konaném v Los Angeles, také obhajovala titul.
Resmi Site Taraftar Ürünleri Alışveriş SitesiNákupní vozík Nákupní taška
Best, yanına düşen birayı içip kutuyu taraftarlara doğru kaldırdı.Ten prý tolik holdoval pivu, že se stal jeho patronem.
Kocaelispor'u ve taraftar gruplarını kardeş olarak görmektedirler.Obydlí otců a bratrů byla od sebe někdy (jako ve Velké kartouze) značně vzdálená.
McDermid ayrıca, bir Raith Rovers taraftarıdır.Následně se stal hráčem Raith Rovers.
Bu golü, Panathinaikos taraftar grubu Gate 13 tişörtü giyerek kutladı.Odtahová a vyprošťovací služba Pretol nasadila 30 odtahových vozidel.
Passolig kredi kartı: Taraftara özel olarak tahsil edilebiliyor.Divoká karta: může být zahrána na libovolnou kartu.
Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50.000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir.Celelalte comunități religioase din Germania au mai puțin de 50.000 (sau mai puțin de 0.05%) de practicanți.
Sugihara taraftarları, onu Yad Vashem anısına eklenmesi için lobi yapmaya başladı.Persoanele ajutate de Sugihara au început să facă lobby pentru includerea sa în memorialul Yad Vashem.
Beşiktaş taraftarı 90 dakika boyunca susmayan, muhteşem bir taraftar.Și cine nu vrea să fie magician, chiar și pentru 90 de minute?
İskoçya kilisesinin 1,3 milyon taraftarı vardır.Biserica Scoției cu 1,7 milioane de membrii.
2015 yılında kulüp yeniden kuruldu ve taraftarları tarafından sahiplendi.În aprilie 2015, clubul a fost restabilit, deținut de fanii săi.
Şaşmaz bir Avrupa Birliği taraftarıdır.Este un fervent susținător al Unirii.
Sezar'a sadık bir denizci olan Gaius Didius pek çok Pompeius taraftarı gemiyi batırdı.Gaius Didius, comandant naval loial lui Cezar, a vânat și a distrus majoritatea corăbiilor pompeiene.
Beni sahiplendikleri için taraftarlarımıza teşekkür ediyorum.Dorim să mulțumim fiecăruia dintre voi care ne-a susținut.
İyi yönetişim ve fair play gibi pozitif futbol ve taraftar kültürünün tanıtımı.Promovarea unui fotbal pozitiv și a culturii ultras, incluzând valori ca fair play și buna guvernare.
İtalyan futbolunun en eski taraftar gruplarından biri olan Fossa dei Leoni, Milan kökenlidir.Una dintre cele mai vechi grupări ultras din Italia Fossa dei Leoni își are originile în Milan.
Taraftarlara destekleri için teşekkür ederim.Sorayj susținătorilor acestuia.
İlk olarak "Özbalkesler" taraftar grubu kurulmuş ve kısa bir süre aktif olmuştur.Au format grupul The Primitives, care a existat foarte scurt timp.
Birkaç hafta sonra ise, artan taraftar baskısı sebebiyle kulüp yönetimi istifa etti.În doar câteva zile, consiliul a ridicat interzicerea, sub presiunea publicului.
Büyük bir Manchester City taraftarıdır.El este un susținător al Manchester United.
O gün doksan dört Liverpool taraftarı hayatını kaybetmiştir.Pe fronturile celui de-al Doilea Război Mondial și-au pierdut viața 64 de bărbați din Corjeuți.
Bu tutuma paralel olarak da İngiliz taraftarlığı söz konusudur.Într-o oarecare măsură, acest tip de venerație este împărtășit și de anglicani.
20 Aralık 69 günü Vespasianus'un taraftarları Roma'yı işgal ettiler.Este ucis la 20 decembrie 69 în timpul luptelor de stradă pentru cucerirea Romei, de forțele lui Vespasian.
UEFA, turnuvanın oyuncusunun seçilmesi için taraftarların oylarına başvurdu.NHL a permis jucătorilor să participe în acest turneu.
Çocukluğunda Tottenham Hotspur taraftarıydı.Gyerekként a Tottenham Hotspurnek szurkolt.
Celtic taraftarları Katolik, Rangers taraftarları ise Protestan mezheplerine mensuptur.A Celtic szurkolói katolikusok, a Rangers hívei protestánsok.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.A lány nemsokára Károly szeretője lett.
Chelsea Futbol Kulübü'nün bir taraftarıdır.A Chelsea Football Club szurkolója.
Green Bay Packers takımının da taraftarıdır.A Green Bay Packers volt a címvédő.
Orada milli mücadele taraftarlarıyla bağlantı kurar.Ezekbe a belpolitikai küzdelmekbe kapcsolódott bele Compagni.
Şaşmaz bir Avrupa Birliği taraftarıdır.Az Előre! erősen Európai Unió-párti.
Bayrak ayrıca, Japon takımlarının taraftarları tarafından spor karşılaşmalarında da kullanılmaktadır.Használják például sporteseményeken, hogy kifejezzék támogatásukat a Japán nemzeti csapatoknak.
Chicago Blackhawks ve Chicago Cubs takımlarının koyu taraftarıdır.Punk lelkes rajongója a Chicago Blackhawks-nak és a Chicago Cubs-nak.
Çocukluğunda sıkı bir Aston Villa taraftarıydı.Gyermekkorában az Aston Villának szurkolt.
Taraftarları arasında İtalyanlar önemli bir yer tutmaktaydı.A munkások között számottevő volt az olasz.
‘Pazar Günü Seçimi’ tüm takımlar ve taraftarlar tarafından yakından takip edilir.A túra után egyhetes táborban következik az összes jelölt és a vezető részvételével.
Hırslı oyun anlayışı ve takım aşkı nedeniyle Lambert, taraftarların en sevdiği futbolculardan biri olmuştur.A klub iránti szeretete és a kiemelkedő tehetsége miatt a Flamengo szurkolóinak egyik kedvence lett.
Takımdan ümidi kesmiş olan taraftar artık maçlara gelmeye başlamıştır.Ami még különlegessé teszi, hogy az ellenfél kezdte a mérkőzést.
Bunda iki takımın büyük taraftar kitlesine sahip olmuş olması önemli etkendir.Ekkor jött az ötlet, hogy a két jó csapatból egy nagyon jó csapatot kellene csinálni.
Stalin taraftarı oldu.Sztálin hű támogatója volt.
Onun taraftarları Karatağlık olarak bilirler.Kortársai mint jeles szónokot ismerték.
Kulübe üye olanların dışında tüm dünyada yaklaşık 1.800 peñas (kulübe bağlı resmî taraftar grupları) vardır.Világszerte több mint 1800 hivatalos, a klub által is elismert rajongói klub (peña) van.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.A Los Angeles Lakers csapatának szinte mindegyik hazai mérkőzésére kilátogat.
Büyük bir Manchester City taraftarıdır.Nagy-Manchester részét képezi.
Michelet Demokrasi'nin inançlı bir taraftarı ve dahi Ruhban sınıfı'nın sert bir muhalifti.Meggyőződéses pacifista és demokrata volt, a weimari köztársaság elszánt védelmezője és szószólója.
"Samsunspor Taraftarlarının Sosyo-Ekonomik Özellikleri ve Şiddete Eğilimleri" (PDF).Terroristák, partizánok és a háború új formái” (pdf).
Stadda oynadıkları ilk maçı, 5,000 taraftar izlemiş ve Notts County'ye karşı 4-1 kazanmışlardır.Az első mérkőzést a Notts County ellen játszották, akkor 5000 ember nézte meg a meccset.
Siyah-beyazlı taraftarlar: yazılı pankart açtı.EKF: „elkötelezett pécsiek” írták alá a nyílt levelet.
Ayrıca taraftarların, yaşadıkları sevinci görmeleri için Instagram'da bir fotoğraf paylaştı.A videóban 10 rajongót külön kiemeltek, ahogy az Instagramon megosztják a képeiket.
Prešeren en önemli Avrupalı romantizm taraftarlarındandır.Az Europeana legfontosabb francia együttműködő partnere.