tarafsız ile cümle

tarafsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır.曾祖父和中立。
Amacı, "olgusal ve tarafsız" makaleler yayınlayarak sahte haberlerle mücadeleye yardımcı olmaktır.目的是提供“事實和中立”的文章,以打擊“假新聞”問題。
Tarafsız olmak zorundadırlar.另有一顆為中立。
II. Dünya Savaşı sırasında Lizbon Avrupa’nın Atlas Okyanusu’na açılan birkaç tarafsız limanından biriydi.第二次世界大戰期间,里斯本則是少數開放的大西洋港口城市。
Her ne kadar tarafsız bir kahraman gibi gözükse de mağdurların ve ezilmişlerin yanındadır.但一切屬那惡者的,就像仇視和殺害親弟的該隱一般。
Norveç I. Dünya Savaşı'nda tarafsız kaldı.第一次世界大战期间挪威保持中立。
O yüzden gerçek anlamda tarafsız kalmak mümkün değildir.在那种情况下,我不可能保持完全中立。
Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır.그들은 지략가이며 독립적이다.
Sonucunda Sovyet-Japon Tarafsızlık Anlaşması imzalandı.또한 소련-일본 불가침조약의 협상을 개시하였다.
Tarafsızlığını korumak için Mihver veya Müttefik demeden bölgesine giren her uçağı düşürür.지구파괴나 폭동에 의한 혼란을 일으키려하는 지구인에게 협력을 아끼지 않는 등 음모를 꾸미는 모습도 있다.
Bu tarafsızlık, Avrupa'nın her köşesini kasıp kavuran Siyasi-Dini çatışmalardan ülkeyi uzak tutmak için yetti.그러한 긴장의 원인으로서는 서방 세계의 십자군에 의한 동방 세계의 파괴와 약탈을 들 수 있다.
Endonezya, FIFA'nın İsrail'le tarafsız sahada oynamaları yönündeki kararını reddettiği için çekildi.אינדונזיה פרשה לאחר שפיפ"א דחתה את בקשתה לשחק מול ישראל במיקום נייטרלי.
Kosta Rika, 1949 yılında orduyu kaldırmasından bu yana tarafsızdır.קוסטה ריקה - שומרת על נייטרליות משנת 1949, לאחר שפירקה את צבאה.
Tarafsız ve nükleer yayılmacılık karşıtı olma taahhütü verir.הישאר אובייקטיבי ונייטרלי כלפי הרעיונות שתציג.
Bu anlaşma aynı zamanda Belçika'nın tarafsızlığını da kabul ediyordu.כמו כן הם רצו לבודד את בלגיה.
Hollanda I. Dünya Savaşı boyunca tarafsız kaldı.הולנד נותרה נייטרלית במלחמת העולם הראשונה).
Hollanda ve Belçika ise tarafsız kalmayı seçti.Белгия и южна Холандия) все още са независими.
Tamamen tarafsız.Пълна автономност.
Tarafsız bölgede yer alan, 8 km. uzunluğunda, kendine yeten bir dünya.Един затворен свят, дълъг пет мили и разположен на неутрална територия.
Esperanto gerçek anlamda tarafsız ve evrensel değildir.О, Вирджиния, в целия свят няма нищо по-истинско и трайно.
Danimarka'nın dış politikada tarafsızlığı bırakarak NATO'ya üye olmasını sağlamıştır.Заради политиката си на неутралитет обаче, Швеция формално не е член на НАТО.
Basel bütün bir savaş boyunca titizlikle tarafsız kalmıştı.Basel je ostao zagonetno neutralan tijekom cijelog rata.
Hollanda ve Belçika ise tarafsız kalmayı seçti.Belgija i Nizozemska još su bile neutralne.
Film İrlanda yaylalarının Agincourt alanları haline geldiği İrlanda'da (tarafsız olduğu için) çekildi.Film je sniman u Irskoj (jer je ona bila neutralna), dok su irske planine trebale zamijeniti Agincourt.
Muhtarımız tarafsız olarak görevini yerine getirmektedir.Svoje zadatke mora obavljati neovisno.
Final - Tek maç üzerinden tarafsız sahada oynanır, ek uzatma ve penaltılar uygulanır.Utakmice su igrane samo do kraja regularnog dijela, bez produžetaka i kaznenih udaraca.
Sovyet-Japon Tarafsızlık Anlaşması -Diplomasi Tarihi 1941-1945.Vojna povijest japanske ratne mormarice, 1941.–1945.
Yarı final maçları tarafsız sahada oynanır ve seçim genellikle Hampden Park'tır.Završnica natjecanja se uglavnom igra u Glasgowu, na stadionu Hampden Park.
Danimarka'nın dış politikada tarafsızlığı bırakarak NATO'ya üye olmasını sağlamıştır.Isti cilj vanjske politike prihvatila je i Albanija koja je kandidat za članstvo.
Muhtarımız tarafsız olarak görevini yerine getirmektedir.Ombudsman vykonáva svoju funkciu celkom nezávisle.
Dış politikada bloklar arasında tarafsız kaldı.V zahraničnej politike sa hlási k politike neúčasti v blokoch.
Bu anlaşma aynı zamanda Belçika'nın tarafsızlığını da kabul ediyordu.Pôvodne presadzoval neutralitu Belgicka.
Dış politikada tarafsızlık politikası izlenildi.V zahraničnej politike sa prikláňa skôr k izolacionizmu.
Buna karşın İsviçre'nin bu savaşta tarafsız kalmadığı da ileri sürüldü.Vzhľadom k neutralite Švajčiarska neboli nikdy nasadené do boja.
23 Ağustos - Almanya ve Sovyetler Birliği, Moskova'da bir tarafsızlık anlaşması imzaladı.23. august - V Moskve bol podpísaný sovietsko-nemecký pakt o neútoční.
Türkiye tarafsızlık politikasını terk etti.Grécko stráca politickú nezávislosť.
1593'te olası bir Osmanlı-Avusturya savaşında İngiltere'nin tarafsızlığını sağladı.Už v roku 1529 musel Ferdinand čeliť osmanskému vpádu do Rakúska.
Sovyet-Japon Tarafsızlık Anlaşması -Diplomasi Tarihi 1941-1945.A history of Soviet War Effort 1941 – 1945.
Godoy, bir süre boyunca Aranda kontunun Fransa'ya karşı olan tarafsızlık politikasını devam ettirdi.Z Godoyem se je nadaljevala politika nevtralnosti med Španijo in Francijo.
Tarafsız olmak zorundadırlar.ZDA razglasijo nevtralnost.
Üst kat karanlıktır. burada tarafsızlar bulunur.Vrlina je zgoraj, razvada je spodaj.
Tamamen tarafsız.So razmeroma avtonomni.
Bu savaşta Venedik Cumhuriyeti çok sıkı bir tarafsızlık siyaseti uygulamıştı.Politikoje Viktorija griežtai laikėsi neutralumo.
Bu tarihten beri İsviçre dış politikasında tarafsızlığın izleri görülür.Nuo Krymo karo Skandinavijos valstybės užsienio politikoje laikėsi neutraliteto.
Ayrıca yargı bağımsız ve tarafsız olmalıdır.Jie tai turi daryti viešai ir nešališkai.
Devlet, tarafsız bir şekilde hakemlik görevinde bulunursa o zaman ortak iyiyi sağlama yolunda çalışmış olur.Jeigu abi pusės laikosi garbės kodekso, bendradarbiaudamos jos laimės.
Bu hareket Yunanistan'ı tarafsızlığa mecbur etti ve Rusya da bir müttefikini kaybetti.Švedija liko neutrali, o Rusija atitraukė savo armiją.
Batılı devletler ise tarafsız kalarak, savaşı bitirmek için arabuluculuk yapmıştır.Švedija siekia likti neutrali valstybė, jei artintųsi karas.
II. Dünya Savaşı'nın ilk aylarında Romanya resmi olarak tarafsızdı.Antrojo pasaulinio karo pradžioje Rumunija buvo neutrali.
Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır.Tai nepriklausoma ir savarankiška valdžia.
İsveç I. ve II. Dünya Savaşlarında tarafsız olarak kalmıştır.Rootsi jäi neutraalseks Esimeses ja Teises maailmasõjas.
Finlandiya'nın Soğuk Savaş sırasında tarafsız bir politika izlemesine katkıları oldu.Sel perioodil aitas ta kaasa Soome külma sõja aegse neutraalsuse hoidmisele.
Bu tarihten beri İsviçre dış politikasında tarafsızlığın izleri görülür.Tema ajast saati on Rootsis kehtinud neutraliteedipoliitika.
Tarafsız olmak zorundadırlar.Kas neil peab olema iseseisvus?
Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır.Suurhertsogiriik kuulutati neutraalseks ja iseseisvaks.
Tarafsızlık anlaşması sona erdikten 4 ay sonra ABD ve Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası attı.Vähem kui kuu pärast kasutas USA tuumarelvi Hiroshimas ja Nagasakis.
De Bono’nun altı şapkası: Beyaz şapka (Boş sayfa): Tarafsız şapkadır.Nt Albertil on punane müts ja sall, mitte: Albertil on punased müts ja sall.
Esaslı bir risk değerlendirmesi nesnel, tarafsız ve şeffaf olur.Me ei tea, kas ta esitab tuletusliku või erapooletu väite.
Alman tehdidi karşısında 1936'da Belçika hükümeti ülkenin tarafsızlığını ilan etti.1936. aastal kuulutas ta Saksamaa survel Belgia neutraalseks riigiks.
Ama eğer tarafsız bir ruh hali içindeysek şunu sorabiliriz:Ak ale uvažujeme, môžeme sa opýtat':

İlgili Sayfalar