tarafsız ile cümle
tarafsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
II. Dünya Savaşı'nın ilk aylarında Romanya resmi olarak tarafsızdı.Under 1. verdenskrig var Norge officielt neutralt.
İrlanda, AB üyesi olan ülkenin geleneksel olarak askeri tarafsızlığı bulunmaktadır.Irland har traditionelt en militær "neutralitetspolitik".
Norveç I. Dünya Savaşı'nda tarafsız kaldı.Norge forblev neutral under 1. verdenskrig.
Yarı final maçları tarafsız sahada oynanır ve seçim genellikle Hampden Park'tır.Finalerne er afviklet som én kamp, oftest på Hampden Park i Glasgow.
Hemen arkasından Danimarka, İsveç ve Norveç bu konudaki tarafsızlıklarını ilan ettiler.Danmark, Sverige og Norge erklærede sig alle neutrale i krigen.
İsviçre'nin bütünlüğü ve tarafsızlığını sağlamak amacıyla bugüne kadar üç genel seferberlik ilan edildi.Schweiz har haft tre generalmobiliseringer til beskyttelse af landets integritet og neutralitet.
Hollanda ve Belçika ise tarafsız kalmayı seçti.I september 1939 var Belgien og Holland stadig neutrale.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.CISOR er politisk uafhængig.
Finlandiya'nın Soğuk Savaş sırasında tarafsız bir politika izlemesine katkıları oldu.Jugoslavien etablerede sig selv som en neutral stat under Den kolde krig.
Bu anlaşma aynı zamanda Belçika'nın tarafsızlığını da kabul ediyordu.Aftalen bekræftedet også Luxembourgs uafhængighed.
Dünya savaşlarından sonra Danimarka tarafsızlık siyasetine son verdi.Efter 2. verdenskrig, stoppede Danmark med sin 100 år gamle neutralitetspolitik.
İkmal problemleri artmaya başlayınca Polonya hava kuvvetlerinden 98 uçak tarafsız Romanya'ya geçti.Mange polske flystyrker manglede forsyninger, og 98 fly trak sig tilbage til det dengang neutrale Rumænien.
Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır.UNICEF er uafhængig og upolitisk.
Arafat'ın sağ kolu Ebu İyad tarafsız kalmayıönerdi ve Saddam ile bir ittifaka karşı çıktı.Arafats høyre hånd, Abu Iyad, ønsket å holde seg nøytral og gikk imot en allianse med Saddam.
Bu anlaşma aynı zamanda Belçika'nın tarafsızlığını da kabul ediyordu.Avtalen bekreftet også Luxembourgs uavhengighet.
II. Dünya Savaşı'nda Liechtenstein tarafsız kaldı.Liechtenstein var nøytral under andre verdenskrig.
Tarafsız olmak zorundadırlar.De erklærte seg som nøytrale.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Amathea er politisk uavhengig.
"Ağ Tarafsızlığı".«Dagsorden for uavhengighet».
Tarafsız ülkelerden üçü Hollanda'dan, ikisi İsviçre'den ve biri İtalya'dan geldi.Av disse var tre ikke-norske, to fra Finland og en fra Sverige.
II. Dünya Savaşı sırasında Lizbon Avrupa’nın Atlas Okyanusu’na açılan birkaç tarafsız limanından biriydi.Lisboa var en av få nøytrale havner ved Atlanterhavet under den andre verdenskrig.
Rex Brown bu tartışmalarda tarafsızdı.Renberg hadde de motsatte standpunktene.
Konferansın sonunda, Türkiye'nin tarafsızlığının devam etmesine karar verildi.Di akhir konferensi, diputuskan bahwa Turki harus menjaga netralitasnya.
Ancak Yunanistan'daki birçok kent devleti ya tarafsız kaldı ya da Serhas'a boyun eğdi.Namun, sebagian besar negara kota di Yunani justru memilih netral atau tunduk pada Xerxes.
II. Dünya Savaşı 1939'da patlak verdiğinde, Yugoslavya'nın tarafsızlığını ilan etti.Pada saat Perang Dunia II meletus pada tahun 1939, Yugoslavia menyatakan kenetralannya.
Muhtarımız tarafsız olarak görevini yerine getirmektedir.Mahkamah ini melakukan tugasnya secara independen.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ülkesinin tarafsız kalmasını savunmuştur.Ketika berkobar Perang Dunia Pertama pada 1914, ia berusaha agar Amerika Serikat tetap netral.
Uluslararası kanunlara göre savaş gemileri tarafsız bir limanda en fazla 24 saat kalabilirdi.Theo luật quốc tế, tàu chiến chỉ được phép ở lại trong một cảng trung lập trong vòng 24 giờ.
Ancak Yunanistan'daki birçok kent devleti ya tarafsız kaldı ya da Serhas'a boyun eğdi.Tuy nhiên, hầu hết các thành bang Hy Lạp lại giữ vị trí trung lập hoặc đầu hàng Xerxes.
Messina'da yakıt ikmali, İtalya'nın 2 Ağustos'ta tarafsızlığını ilan etmesi sebebiyle karmaşık bir hal aldı.Công việc tiếp nhiên liệu tại Messina trở nên phức tạp do việc Ý tuyên bố trung lập vào ngày 2 tháng 8.
İspanya, Birinci Dünya Savaşı'nda tarafsızdı.Tây Ban Nha duy trì trung lập trong Chiến tranh thế giới thứ nhất.
İsviçre'nin tarafsızlık politikası uluslararası arenada 1815 yılında Viyana Kongresi ile de tanındı.Chính sách trung lập của họ được quốc tế công nhận trong Đại hội Wien năm 1815.
Final Turu: ABD, İkinci Tur galibiyle tarafsız sahada tek bir maç yaptı.Vòng cuối: Hoa Kỳ đấu với đội bóng thắng ở Vòng 2 trong trận đấu diễn ra trên sân trung lập.
II. Dünya Savaşı’nda da tarafsızlık açıklanmış, bir Alman müdahalesi planlansa da bu gerçekleşmemiştir.Chúng tôi nghĩ điều kiện thứ hai cũng hoàn tất, bởi vì... dân tộc Đức không muốn chiến tranh.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Thụy Sĩ duy trì thái độ trung lập.
Onun politikası tarafsızlık üzerineydi.Ông thi hành chính sách trung lập.
Hollanda ve Belçika ise tarafsız kalmayı seçti.Tháng 9 năm 1939, Bỉ và Hà Lan vẫn là những nước trung lập.
Tarafsız olmak zorundadırlar.中立である。
İnternet ilk günlerinden beri bu tarafsızlık ilkesine göre faaliyet göstermektedir.インターネットは当初からこの中立性の原理に従って運用されてきた。
Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır.政治的に独立、中立である。
Ülkenin kalıcı tarafsızlık beyannamesi Birleşmiş Milletler tarafından 1995'te kabul edildi.トルクメニスタンの「永世中立国」宣言は1995年に国際連合により正式に認定された。
Temelde bu tarafsızlık ilkesi İnternet'e eşit erişim hakkındadır.基本的には、ネット中立性とはインターネットへの平等なアクセスに関するものである。
Godoy, bir süre boyunca Aranda kontunun Fransa'ya karşı olan tarafsızlık politikasını devam ettirdi.ゴドイはフランス共和制に対して中立政策を続けた。
II. Dünya Savaşı'nın ilk aylarında Romanya resmi olarak tarafsızdı.第2次世界大戦が始まってから数ヶ月間、ルーマニアは公式には中立を保った。
Uluslararası kanunlara göre savaş gemileri tarafsız bir limanda en fazla 24 saat kalabilirdi.^ a b 戦時国際法により交戦国の軍艦は中立国の港・泊地・領水への停泊が24時間までに限定される。
Parlamento davalara ev sahipliği yaparken, başkan ve başkan yardımcıları siyaseten tarafsız olmalıdır.議会の議事を司会するときには、議長と副議長は政治的に不偏でなければならない。
Bütün davalar burada tarafsızlıkla görülürdü.勢力関係は全て中立の状態から開始された。
Üst kat karanlıktır. burada tarafsızlar bulunur.溶岩の床もあり、この上にいるとダメージを受ける。
Ağ Tarafsızlığı (aynı zamanda İnternet Tarafsızlığı olarak da geçmektedir.ネット中立性、インターネット中立性とも。
II. Dünya Savaşı'nda Liechtenstein tarafsız kaldı.これにより、リヒテンシュタインは第二次世界大戦において中立を維持した。
Google ağ tarafsızlığının ünlü bir destekleyicisidir.Google是著名的网络中立性的支持者。
Basel bütün bir savaş boyunca titizlikle tarafsız kalmıştı.在整场战争期间,巴塞尔刻意保持着中立。
Uluslararası kanunlara göre savaş gemileri tarafsız bir limanda en fazla 24 saat kalabilirdi.根据国际法,参战舰只仅可在中立港口停留24小时。
İsviçre'nin tarafsızlık politikası uluslararası arenada 1815 yılında Viyana Kongresi ile de tanındı.瑞士的中立政策於1815年在维也纳会议上為各國承認。
Bu tarafsızlığı 3 Eylül'de Güney Orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky, Kuzey'e katılacaktır.9月3日——美国南北战争:南军进入肯塔基州,肯塔基州取消中立,加入北方。
II. Silahlı tarafsızlık birliği ise Fransız devrimi savaşları sırasında gerçekleşmiştir.第二次武装中立联盟希望在法国大革命战争中恢复它。
Bu savaşta Venedik Cumhuriyeti çok sıkı bir tarafsızlık siyaseti uygulamıştı.威尼斯共和国按照习惯采取了严守中立的立场。
Amerikan İç Savaşı patlak verdiğinde Kentucky'nin Silahlı tarafsızlık öğretisini desteklemiştir.内战爆发后,霍伊斯支持肯塔基州的武裝中立教条。
Sürgündeyken yazdığı iç savaşa dair eserler oldukça tarafsız yazılmıştır.因此在独立战争中允许的激进的抗议行为就不再合法了。
Messina'da yakıt ikmali, İtalya'nın 2 Ağustos'ta tarafsızlığını ilan etmesi sebebiyle karmaşık bir hal aldı.早在8月2日,意大利便已宣布中立,这使得在墨西拿补充燃料更为复杂。