Ana içeriğe geç
Sözlük

tar ile cümle

tar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ayın diğer tarafında gizli bir üs var.There is a secret base on the other side of the moon.
Aoife herkes tarafından sevilir.Aoife is loved by everyone.
Mektup 10 Nisan tarihliydi.The letter was dated April tenth.
Dalgalar rüzgar tarafından oluşturulur.Waves are generated by wind.
Metrik sisteme dönmeye üreticileri tarafından karşı çıkıldı.Conversion to the metric system was opposed by tool manufacturers.
Ağaçlar ve yeşillikler tarafından çevrili apartmanlarda daha az suç var.There is less crime in apartment buildings surrounded by trees and greenery.
Bana bakma tarzını seviyorum.I love the way you look at me.
Bana hissettirme tarzını seviyorum.I love the way you make me feel.
Giyinme tarzını seviyorum.I love the way you dress.
Senin beni güldürme tarzını seviyorum.I love the way you make me laugh.
Tom Mary'nin uzaylılar tarafından kaçırıldığını gördüğünü yetkililere anlattı.Tom told the authorities that he saw Mary being abducted by aliens.
Tom Mary'nin davranma tarzından mutlu değildi gibi görünüyordu.Tom looked like he wasn't happy with the way Mary was behaving.
Ben onların evini geçerken Tom ve Mary tartışıyordu.Tom and Mary were arguing last night when I passed their house.
Annemin yulaf ezmeli kurabiyelerinin tarifini sana göndereceğim.I'll send you the recipe for my mother's oatmeal cookies.
Sanırım Tom bu odayı dekore etme tarzını sevecek.I think Tom would like the way you decorated this room.
Tom'a onun davranma tarzından mutlu olmadığımı söyledim.I told Tom I wasn't happy with the way he was acting.
Zaten bunu Tom'la tartıştığından eminim.I'm sure you've already discussed this with Tom.
Biz şimdi onun hakkında tartışıyoruz.We're having a discussion about that right now.
Ben ne tartıştığımız hakkında Tom'la konuşacağım.I'll speak to Tom about what we just discussed.
Etraftaki herkes tarafından itilmekten usandım.I'm sick of being pushed around by everybody.
Tom Mary'nin isteği tarafından şaşkına dönmüştü.Tom was a bit baffled by Mary's request.
Bunu daha fazla tartışmayacağım.I'm not going to discuss it any further.
Tom ve diğerleri bu tarafa gidiyor.Tom and the others are headed this way.
Gerçekten tarihle ilgilenmiyorum.I'm really not interested in history.
Hemen şimdi onun hakkında tartışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not discuss it right now.
Tom Mary ile bir tartışma daha yaptı.Tom had another argument with Mary.
Tom'un sana bakma tarzını gördüm.I've seen the way Tom looks at you.
Meseleyi Tom'la tartışacağım.I'll discuss the matter with Tom.
Tom teröristler tarafından kaçırıldı.Tom was kidnapped by terrorists.
Onu burada tartışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not discuss it here.
Bunu tartışmayacağım.I'm not going to discuss this.
Bunu personelimle tartışacağım.I'll discuss it with my staff.
Onu şimdi tartışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not discuss it now.
Bunu Tom'la tartışmayacağım.I won't discuss this with Tom.
Annem tarafından evde eğitim aldım.I was home-schooled by my mom.
Benim tarafımda olduğunu düşünüyordum.I thought you were on my side.
Tom bunu tartışmadı bile.Tom wouldn't even discuss it.
Kimsenin tarafını tutmuyorum.I'm not taking anyone's side.
Onu tartışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not discuss that.
Tartışacak bir şeyimiz yok.We have nothing to discuss.
Tom'la tartışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not discuss Tom.
Ben ön tarafta bekliyor olacağım.I'll be waiting out front.
Bu bir tartışma değil.This isn't a negotiation.
Yemek tarifini sana göndereceğim.I'll send you the recipe.
Bunu Tom'la tartışacağım.I'll discuss it with Tom.
Tom son teslim tarihini kaçırdı.Tom missed the deadline.
Buraya Tom tarafından çağrıldım.I was asked here by Tom.
Bu tartışılabilir değil.This is not negotiable.
Tartışamayacak kadar çok yorgunum.I'm too tired to argue.
Ben senin tarafındayım, Tom.I'm on your side, Tom.
Ben son teslim tarihini kaçırdım.I missed the deadline.
Tom, Mary'yle tartıştı.Tom argued with Mary.
Ben taraf tutmuyorum.I'm not taking sides.
Senin tarafında olacağım.I'll be at your side.
Sizin tarafınızda olacağım.I'll be at your side.
Senin tarafındayız.We're on your side.
Sizin tarafınızdayız.We're on your side.
Bizim bir son teslim tarihimiz var.We have a deadline.
Tom Mary'yi tarif etti.Tom described Mary.
Ben Tom'un tarafındayım.I'm on Tom's side.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod